Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
370
 

İbrahim Tatlıses üzerine

Geçen Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece İbrahim Tatlıses’in başından vurulduğunu öğrendik, şoke olduk ve üzüldük. Tatlıses, müzik tarzını beğenin ya da beğenmeyin konservatuarlıları bile şaşırtan bir oktavda ve kalitede bir sese sahip. Şarkılarını artık Türkiye sınırlarını aşmış, Ortadoğu ve Balkanlar’ın da yıldızı olmuş. Türkiye’nin dışındaki ülkelerde Tatlıses için üzülenleri, ağlayanları görünce “galiba gerçek dünya starımız İbo’ymuş” diye düşündüm. Onun başarısı hiç olmazsa bir pazarlama ürünü değil, kendiliğinden oluşan doğal bir başarı. Tatlıses’in kişilik ve hayat tarzı olarak çok eleştirilecek tarafı olabilir. Örneğin ben maço tavırlarını ve kadınlara yaklaşımını beğenmezdim. “Ben bitti demeden bitmez” sözünden de hatırladığımız gibi, insanlara, özellikle sevgililerine dediğini yaptırmaya çalışan biriydi. Asena, Tatlıses’ten ayrılmayı başarabilen ilk kadın olarak kayda geçti. Bu ayrı bir konu. Onun yetiştiği ataerkil kültürü ve çevreyi sorgulamak lazım burada. Ancak hastaneye düşünce ne kadar sevildiği, şarkın ve Doğu Avrupa’nın bülbülü olduğu anlaşıldı. Ben yeni şarkılarından ziyade eski şarkılarını seven biriyim. Genelde tarz olarak arabeskten ziyade Batı müziği dinlerim. Ama öyle şarkıları vardır ki, içinde önemli mesajlar taşır. Ayrıldığımız sevgili için en güzel dilek Mutlu Ol Yeter, Hesabım Var, moralim bozuk olduğu bir gece rüyamda dinlediğim şarkısı Yıkılmışım Ben, her insana saygı duymayı aşılayan Saygımız Vardır ve daha niceleri… Ya Tanrı’ya nerdeyse isyan ettiği Ben İnsan Değil miyim..? Onun şarkılarından birtanesi bile gönül teline dokunmamış kimse yoktur herhalde. Örneğin Leylim Ley’i ondan dinlemek başka türlüdür. Ya sanki şimdi yaşadıklarını dile getiren şarkıları? “Bir meçhule döndü benim hayatım...” Tatlıses’in en olumlu özelliği ağlamayı, merhameti bilmesiydi. “Erkekler ağlamaz” efsanesini yıkmakta katkısı olduğuna inanıyorum. İnşaat ameleliğinden gelip en tepelere çıkmayı hep inanmaz bir tavırla, şükranla ve duygusallıkla karşıladı. Onu buraya getiren halkına hep müteşekkir oldu. En alt tabakanın, “acıların çocuklarının” umudu, geleceğe dair hayali ve modeli oldu. Mağarada doğdu, villalarda yaşadı. Eğitimsizliğine mizahi gözle baktı.Oxford’a gidemediği için yakındı. Ama keşke ünlü ve zengin olunca eğitimine daha fazla vakit ayırsaydı. Tatlıses, aynı zamanda çalışkan bir işadamıydı. Sahneden ve programlarından kazandığı parayı oturup yemek ve keyfine bakmak yerine, işe yatırdı. Sıkıntıya ve riske de girdi. Tatlıses’i hastanede ziyarete gelenler de kalbimi umutla doldurdu. Beş benzemez, birbirilerini görünce rahatsız olabilecek sanatçılar, eski sevgililer bir araya geldi. Ne kadar çok farklı tarzda ve meslekte insan vardı? Popçusu, rock’çısı, protest şarkıcısı, türkücüsü, arabeskçisi, sinemacısı, sporcusu… İktidarı, muhalefeti, eski cumhurbaşkanı, yeni cumhurbaşkanı… Kendisiyle küs olan İzzet Yıldızhan’ı, Mahsun Kırmızıgül’ü ve Yıldız Tilbe’yi hastanede görmek beni memnun etti. Sağduyusu yerinde olanlar “Niye geldiler?” diye değil, “Helal olsun” demişlerdir herhalde. Sadece Asena’yı hastanede göremedim. Belki o da telefon etmiştir. Ama birinin değerini anlamak ve barışmak için keşke hastalık ve ölüm sebep olmasa… Helalleşmek, karşılıklı özür dilemek ve pişman olmak keşke sağlıklıyken yapacağımız şeyler olsa… “Ölürsem kabrime gelme, istemem” demesek… Bu sefer Hıncal Uluç ne diyecek derken, öğrendim ki, İbo’nun Hıncal’ı Yılmaz Özdil olmuş. Bence ölüm ve hastalık sırasında insan yazısına biraz çekidüzen göstermeli, halkın infiale uğramasına sebep olmamalı. Son günlerde İbo’nun durumunda gelişme olduğu söyleniyor. Eğer bu tedavi ve ameliyat başarıyla sonuçlanırsa bence bu Türk doktorlarının ve kendisini sevenlerin dualarının mucizesi olacak. Allah’tan acil şifalar dilerim ve hayatımızda önemli yeri olan sanatçıların değerini ölmeden bilelim derim. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 01.02.11
 
 

ODTÜ Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. İlgi alanlarım edebiyat, sinema, tiyatro, TV..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster