Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mayıs '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
3236
 

İbret alınması gereken olaylar...

İbret alınması gereken olaylar...
 

www.kolayidare.com/.../habergoster.asp?id=1303


Aşağıda yazacağım 3 olay tamamen gerçektir. Olayların kahramanları ise yakından tanıdığım kişilerdir. Bu olayların sonundaki ana fikir ise insanı derin düşüncelere sevk etmektedir.

Kadının eşi gümrük komisyoncusuydu. İşleri de gayet güzel gidiyordu. Kadıköy Bağdat caddesinde iyi bir evleri, bir yazlık evleri ve iki otomobilleri vardı. Hiçbir maddi sıkıntıları yoktu. Ailenin tek erkek çocuğu kolejde eğitim görüyordu. Karşı dairelerinde yaşlı bir kadın oturuyordu. Kadının sadece Amerika’da yaşayan bir oğlu vardı. Oğlu annesi için bir bakıcı kadın tutmuş, bütün ihtiyaçlarını ise kendisi karşılıyordu. Yaşlı kadının aynı apartmanda oturduğu daireyle birlikte 4 dairesi vardı. Yaşlı kadın, bakıcısından şikayetçiydi. Bakıcı kadın iyi para almasına karşılık, yaşlı kadına hoyratça davranıyor, yaptığı yemeklerde özensiz davranıyor ve iaşe paralarının çoğunu kendi şahsi işlerinde kullanıyordu. Yaşlı kadın bir gün komşusuna dert yanar. Komşusu ise bu kadınların burada sadece para için çalıştığını, bu gitse bile yeni gelecek başka birinin de kısa zaman sonra diğerine benzeyeceğine söyler, arzu ederse bakım konusunda kendisine her zaman yardımcı olacağını ve kendi evlerinde pişen yemeklerden kendisi içinde hazırlayabileceğini söyler. Bunun için de fazladan bir para istemez. Sadece kadının şahsi ihtiyaçları için harcamalarını yapmasını ister.

Komşu kadın gerçekten yaşlı kadına iyi bakmaktadır. Bu nedenle kadıncağız minnet duyguları içersindedir. Oğlu yılda bir defa Türkiye’ye gelmektedir. Annesinin bu şekilde bakılmasından kendisi de hoşnuttur. Kadın istememesine rağmen, yine de oğlu, harcamalar için bolca para bırakmaktadır. Bu zamana kadar her şey yolunda gitmektedir.

Aradan bir yıldan biraz fazla bir zaman geçmiştir. Yaşlı kadının her geçen gün komşusuna minnettarlığı artmaktadır. Fakat komşu kadın başka hesaplar peşindedir. Hali vakti iyi olmasına rağmen bir şekilde kadını ikna ederek yaşlı kadının üzerine kayıtlı 4 tane daireyi kendi üzerine geçirtir. Kadının muhiti geniştir. Tapu işlemleri sırasında yaşlı kadının akıl sağlığının yerinde olduğuna dair doktor raporu da almıştır. Bu durumu oğluna söylememesi konusunda da kadından söz alır.

Bir müddet sonra yaşlı kadın ölür. Cenaze sırasında oğlu Amerika’dan gelir ve defin işlemleri tamamlandıktan sonra komşusuna veraset işlemleri için tapuları evde bulamadığını söyler. Kadın, adamın annesine bugüne kadar boşuna bakmadığını, annesinin buna karşılık bütün daireleri kendi üzerine devrettiğini anlatır. Adam “Ama nasıl olur? Bu resmen dolandırıcılık” der. Ancak hiçbir yasal girişimde de bulunmaz. Kendisi zaten Amerikan vatandaşı olmuş, ailesiyle birlikte Amerika’da yaşamaktadır. Bunlarla uğraşacak vakti de yoktur. Kadın pişkin bir şekilde, tatile İstanbul’a geldiklerinde dairelerden birinde tatil süresince kalabilecekleri söyler sadece. Adam da “Lanet olsun” diyerek ülkesine döner.

Aradan yıllar geçer. Tek erkek çocukları büyümüş ve ticarete atılmıştır. Seçtiği iş dalı ise yaş meyve ve sebze ihracatıdır. Babasından bir miktar sermaye alarak işe başlar. Zamanla işleri büyütür. Bu iş devamlı yatırım istemektedir. Bu nedenle birkaç şehirde soğuk hava depoları inşa eder. İşler büyüdükçe yatırım miktarı da artmaktadır. Öz sermayesi yetmemeye başlayınca bankalardan kredi alır. Teminat olarak da tapusu annesinin üzerinde olan daireleri bankalara ipotek eder. Bu şekilde İpotek karşılığı aldığı kredilerle işini döndürmeye çalışır. Ancak bir zaman sonra gönderdiği mallar, bozuk çıkar ve iade edilir. Bundan sonraki siparişleri de iptal edilince, mal almak için verdiği çekler de karşılıksız çıkmaya başlar. Adamın işleri bozulunca bankalar verdikleri kredileri geri isterler. Bu arada babasının üzerindeki yazlık ev de bankalara ipotek verilmiştir. Mahkemeler, hacizler sonunda en sonunda adam iflas etmiş. Bütün daireler de satılmıştır. Bu arada haksız bir şekilde dairelere el koyan kadın da akciğer kanseri olmuştur. Bir gün ziyarete giden bir arkadaşı kadının durumunun çok ağır olduğunu ve yanında ağzından kanlar boşaldığını anlatırken, acılar içersinde kıvrandığını anlatmıştır. Bir müddet sonra kadın ölür. Onun arkasından babası da hastalanır. Ticaretle uğraşan oğlu evli ve bir çocukludur. Karısı kendisini boşar. Halası ise babasının üzerinde kalan son evi bir yere başlayarak yaşam boyu o teşekkülde bakılmasını sağlar. 2 yıl sonra babası, babasının arkasından da oğulları bir kalp krizi sonunda hayatını kaybeder.

Sonuç olarak haksız olarak edinilen mallar aileye uğursuzluk getirmiş ve bir aile toptan yok olmuştur.

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Kadın çalışmamaktadır. Ancak kocasının iyi bir işi ve iyi bir geliri vardır. İki çocukları olan aile kimseye muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürmektedir. Ayrıca sahibi oldukları bir evlerinden de kira gelirleri vardır. Kadının anne ve babası da hayattadır. Fakat erkek kardeşi ticaretle siyaseti bir arada yürütmeye çalışmış. Siyasete ağırlık vermesi nedeniyle işleri bozulmuş ve muhtaç duruma düşmüştür. Babası da bütün varlığını oğlu için harcamış olup, emekli maaşından başka bir geliri kalmamıştır. Kadın anne ve babasının bütün ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, işleri bozulan erkek kardeşinin de yardımına her fırsatta koşmaktadır. Ancak erkek kardeşinin işleri de bir türlü yoluna girmemektedir. Nereye elini atsa zarar etmekte ve ablasının yardımlarıyla ayakta durmaktadır.

Erkek kardeşinin işlerinin bozulması nedeniyle, kardeşi eşi ve çocukları da anne ve babasının yanına taşınmak zorunda kalmıştır. Bir müddet sonra kadının babası bir kalp krizi geçirip hayatını kaybeder. Kadın şimdi kocasının parasını kullanarak hem annesine hem de erkek kardeşi ve ailesine bakmaktadır.

Bir gün yeni açılan bir marketten alışveriş yapmaktadır. Market çıkışında, açılış dolayısıyla kadına bir fiş verirler. Kadın “Bu ne fişi?” diye sorduğunda “Bu kupon marketimizin açılışı dolayısıyla bir piyango kuponudur” cevabını alır. Ödülü sorduğunda ise sıfır kilometre bir Toyota otomobil olduğunu söylerler. Kadın kuponu alır ve “O kadar kişi arasında bana mı çıkacak?” diye düşünür.

Ancak 15 gün sonra markete gittiğinde kazanan numaranın kendisine verilen piyango biletinde olduğunu öğrenir. Kadın 35.000 TL. değerinde bir Toyota marka araba kazanmıştır.

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

İki kız çocuğu olan çalışan kadın çalıştığı müessesenin lojmanında kalmaktadır. İki tane erkek kardeşi vardır. Kardeşlerinden biri anne ve babasıyla yaşamaktadır. Bir gün aniden babasına felç gelir. Zaten adamın işleri de bozuktur. Babası sosyal bir güvenlik kuruluşuna bağlı olmadığından babasının tedavi masraflarını üstlenir ancak kısa bir müddet sonra babasını kaybeder. Bu durumda annesi ve erkek kardeşini yanına almak zorunda kalır. Çünkü annesinin hiçbir geliri yoktur. Diğer erkek kardeşi ise ancak kendi geçimini sağlamaktadır. Kocası ise bu durumdan rahatsızlık duymaktadır. Gerçi kocası gibi kadın da çalışmaktadır ama adam kadının anne ve kardeşiyle aynı evde yaşamak istememektedir. Kısa bir müddet sonra kocası evi terk eder. Bir müddet sonra da boşanırlar.

Şimdi kadının iki çocuğu, annesi ve erkek kardeşinin yükü kendi üzerine kalmıştır. Kadın ise bu durumdan hiç rahatsızlık duymamakta elinden geldiğince ailesinin geçimini temin etmektedir. Bu arada köyde babaannesinin de rahatsızlandığı haberini alır. O kadının da kimsesi yoktur. Bir hafta sonu, annesiyle beraber İç Anadolu’daki babaannesinin evine giderek, kadını İstanbul’a yanlarına alırlar. Kadın çok yaşlıdır ve aklı gidip gelmektedir. Gelinini ve kızını komşuları sanmaktadırlar. Kadın yaşlı ve hasta olduğundan , çalışan kadıncağız babaannesinin altını bile temizlemektedir. Zaten bir müddet sonra da kadın hayatını kaybeder. Bu arada kadının lojman süresi bitmiş, kiralık bir eve çıkmak zorundadır. Bundan sonra hem ailesine bakacak hem çocuklarını okutacak hem de kira verecektir. Annesi ise her lafın başında “Allah büyüktür” demektedir. Kadın o hafta sonu alışverişe çıktığında bir loto bayiinin önünden geçerken 4 kolon sayısal lotoyu makineye oynatır. Pazar günü gazeteye baktığında ise 6 bilen 4 kişi olduğunu ve adam başına yaklaşık 300.000 TL. kazanıldığını görür. Loto rakamlarına baktığına ise o dört kişiden biri de kendisidir.

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Kuran-ı Kerim Ali İmran Suresi 115. Ayet:

Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır.

Kuran-ı Kerim Enam suresi 160. Ayet:

Kim bir iyilik yaparsa ona on katı vardır. Kim de kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır.

Bir tarafta karşılıksız yapılan yardımların mükafatı diğer tarafta ise haksız bir şekilde edinilen mallar nedeniyle yaşanılan acı son.

Anlayanların dikkatine….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3316
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster