Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
196
 

ICA Başkanı Pauline GREEN Bu Toprağın Sesi Programına Katıldı

ICA Başkanı Pauline GREEN Bu Toprağın Sesi Programına Katıldı
 

Ülkemizin en eski ve en çok izlenen tarım programı olan TRT Bu Toprağın Sesi Televizyon Programı 17.05.2012 tarihindeki programını 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı, Dünya’da ve Türkiye’de kooperatifçilik konusuna ayırdı. Programda Dünyada ve ülkemizde yıl boyu kutlanan 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı konusundaki dünyada ve ülkemizde yürütülen faaliyetler ele alındı. Kooperatifçilik konusunda gelişmeler değerlendirildi. Örgütlerin beklentileri ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yapılan çalışmalar değerlendirildi. Sorunlar, beklentiler ve yapılacak çalışmalara değinildi. 

Programa OR-KOOP Genel Başkanı, ayni zamanda Uluslararası Kooperatifler Birliğinin (ICA) sektörel örgütü olan Uluslararası Tarım Kooperatifleri Örgütü (ICAO) yönetim kurulu üyesi Cafer YÜKSEL, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma Daire Başkanı vekili Fersan DURSUN ile birlikte programa Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) Başkanı Pauline GREEN ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Kooperatifler Ofisi Temsilcisi Simel ESİM telefonla katıldı. http://www.orkoop.org.tr/haber2.aspx?HID=163 

Genel Başkan Cafer YÜKSEL yaptığı konuşmada; Bu yılın Uluslararası Kooperatifler Yılı olması kooperatifçilik için büyük bir avantaj sağlıyor. Bu konuda Uluslararası Kooperatifler (ICA) Başkanımız Pauline Green’in büyük etkisi ve çabası oldu. Tabii Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü’nün de (ILO) girişimlerinin de etkisi oldu. Hepsinden önemlisi BM 2012 yılını ilan etme gerekçesi raporunda kooperatifleri dünyada geçmişte ve bugün yaşanan krizlerde kendisini kriz karşısında kanıtlamış kuruluşlar olarak kabul edilmiştir. Kooperatif kuruluşlar krizden en az zarar ile en sağlıklı çıkan kuruluşlar olarak gösterilmiştir diye açıklama yapmıştır.

Unutulmaya ve görmezlikten gelinmeye başlayan kooperatifçilik hareketi yeniden dikkat çekmeye başlamıştır.  Haklı olarak başladı. Çünkü Ülkemizde kooperatiflerde eksiklik var ama gelişmiş ülkelerde kooperatifçilikte önemli başarılar elde edilmiştir. O ülkelerin gelişmesinde de kooperatifler rol oynamıştır. BM bu yıl için özel kriter getirmedi. Bu yıldan BM’nin beklediği kooperatifçilikte farkındalığı artırmaktır. BM’nin üye ülkelerden beklediği kooperatifçiliğin gelişmediği ülkelerde kooperatifçiliğe dikkat çekmektir. BM kooperatiflerin gelişmesi için eksikliklerin giderilmesi için tavsiyede bulundu.  Ülkemizin kooperatifleri sahiplenme konusunda eksikliğimiz vardır. Bizi fark etmeyenler için fark edilme sorunumuz vardır.  Bizi yönetenler ve medya bizi fark etmelidir diye söylemiştir.

Biz bu yılı fırsat yılı olarak görüyoruz. Ülkemizde de kooperatiflerin tarihi eskidir. Kooperatifçilik hareketimizde olumsuz yanlar olduğu kadar olumlu yanlar da vardır.  Dünya kooperatifleri olumlu olduğu kadar,  olumsuz yanlarını da paylaşmalıdırlar. Bu doğrultuda alınacak tedbirler olumlu sonuçlar doğuracaktır. Kooperatifçilik konusunda sevindirici çalışmalar vardır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığından oluşan ilgili üç bakanlık ve kooperatif örgütlerinin ortak çalışması sonucu çıkan kooperatifçilik Strateji Belgesinin resmi hale gelmesinde son aşamaya gelinmiştir diye belirtmiştir.

Kooperatifçiliğin evrensel ilkeleri var. Bunlardan birisi demokratik yönetimdir. Dünyada bazı ülkelerde kooperatiflerle ilgili yasa yok, normal bildiğimiz parlamentolarından çıkmış bir yasa yok. Örneğin Danimarka’da. Bunu derken bizde yasa olmasın demiyorum. O ülkelerde evrensel ilkeler ön plana çıkmış durumdadır. Ama bizde yasa olmasın demiyorum. Ama bizde 1 değil 3 yasa vardır. Strateji belgesinde bu yasanın teke indirilmesi öngörülmüştür.  Biri genel ikisi özel olan yasaların işleyişinde olumlu ve olumsuz yanlar vardır. 1163 sayılı yasanın en önemli yanı önemi demokratik yönetim ilkesinin güvencesidir. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Korunmalıdır. Mümkünse geliştirilmelidir. Tabii kesinlikle istediğimiz şey bir başı bozukluk değildir.   Burada önemli bir konu da Strateji Belgesinde 3 bakanlık ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği (TMKB) ve kooperatifler arasında  % 99 anlaşma sağlanmıştır. 2012 de kooperatifçilik yılı bitecek ama çalışmalarımız devam edecektir. 2012 yılı bizim için heyecan yılıdır. Bu yıldaki en önemli beklentimiz strateji belgesinin resmi olarak kabul edilmesi ve bir belge haline gelmesidir. Türkiye de kooperatifçiliğin örgütsel boyutta sorunları var. Kooperatif sayısı fazladır. Almanya’da bütün türlerde 3 bin kooperatif var. Bizde etkin kooperatif olmalı sayı azaltılmalıdır. Bakanlıklarımızla TMKB ve ORKOOP olarak iyi çalışmalar yapacağımıza inanıyorum. İyi çalışırsak kooperatifçilikte gelişmiş ülkelerdeki seviyeye ulaşacağımıza eminim diye değerlendirme yapmıştır.

Başkanı Fersan DURSUN konuşmasında; BM’nin kararını açıklayarak bakanlıkça yapılan çalışmalara değindi. AB uyum çerçevesinde yapılan çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bakanlıkça 1967’den beri kooperatiflere destek verildiğini, Kooperatiflerin mali açıdan güçlenmesinin istendiğini belirtti.  Bakanlığına bağlı 13 bin kooperatif bulunduğunu ve ortak sayılarının toplam 4 milyonu aştığını, bakanlığın hedefinin kooperatif sayısını azaltmak ve ortak sayısını artırmak olduğunu söyledi.  

ICA Başkanı Pauline GREEN konuşmasında; BM 2012 Yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan etti. Kooperatiflerin 200 yılda bu yana ülkelerin gelişmesine yaptıkları artık kabul edildi. Bugün dünyanın dört bir yanından kooperatif hareketi bir araya gelmektedir. Dünya ekonomilerine çok önemli katkılar yaptığını belirterek, Bugün dünyada yüzbinlerce kooperatif vardır.  Bunlardan sadece başta gelen 300 kooperatifin ulaştığı satış miktarı 1.6 trilyon dolar değerindedir. Eğer kooperatifler bir ülke olsaydı dünyanın 9. büyük ülkesi olurdu. Bu satış değerinin % 30’u tarım ve hayvancılık ile ilgili kooperatiflere aittir. Tarım sektörü önemli bir sektör. Kırsal bölgelerde tarım ve hayvancılık o bölgeler için bir omurga niteliği taşımaktadır. Bu yıl 2012 Uluslararası Kooperatifler yılını kutlayacağız. Ancak bu kutlamada bir amacımızda önümüzdeki 10 yılda kooperatiflerin önünü açmaktır. Şu anda dünyadaki ekonomik krizden ülkeler zarar görmekte ve insanlar ezilmektedir. Bu durumdan en çok gençler etkilenmektedir. Gerek Arap Baharı gerekse ABD’deki Wall Street’teki olaylar gösteriyor ki genç kesim çok mutsuz, bunun değişmesi istiyor. İstedikleri de şu; öyle bir ekonomik ve sosyal ortam olmalı ki onlarda katılmalı ve destek olmalı. Daha adil bir dünya istiyorlar. Kendilerine ve ailelerine daha iyi bir dünya istiyorlar demiştir.

Dünyanın dört bir yanında kooperatiflerin sahibi ortakları olan insanlardır. Bu insanlar ve kooperatifleri aç gözlü değillerdir. Kooperatifin merkezinde insan vardır. Kooperatifleri ile ortakların aileleri ile huzur ve refah halinde yasayabilirler. 2020 li yılların sonuna kadar amacımız karar alıcıların kooperatif hareketinin önemini fark etmeleridir. İşlerin merkezine kooperatiflerin oturtulmasını sağlamaktır. Sizlerinde yakından takip ettiğiniz gibi dünyadaki kooperatiflerin sahip olduğu mali kuruluşlar, kredi kuruluşları sigorta kuruluşları bu krizden en az zarar ile çıktılar. Çok güzel bir performans sergilediler.  Bu kuruluşların avantajı ortakları tarafından yönetilmesidir diye ifade etmiştir.

Kooperatif kuruluşları kriz döneminde bile öz kaynak ve mevduatlarını büyütmüşlerdir. İnsanlara kredi vermeye devam etmişlerdir. Dolayısı ile ortam o noktaya geldi ki insanlar adil ve kendilerine faydalı bir yapı istiyorlar. Bunun için bu yılın bir vesile olması isteniyor. Kadınlar kooperatifçilik hareketi için önem taşımaktadır. Çünkü kooperatifler yerelde hayati bir rol oynuyor Yerel halk ile çalışıyor. 200 yıldan beri kadınlar kooperatifçilik anlayışı içinde yer alıyorlar. Kooperatif bünyesinde oy hakkına sahipler. ICA olarak kadının toplum içinde daha aktif olmasını istiyoruz.  

ILO Temsilcisi Simel ESİM konuşmasında; Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Birleşmiş Milletler camiası içinde tek kooperatifçilik bölümü olan kurumdur.  1919’daki ilk ILO Genel Başkanı Fransız Albert Thomas bir kooperatifçi idi. Uluslararası Çalışma Örgütü kurulduğu dönemden beri kooperatifçilik konusunda aktif çalışmaktadır. ILO’nun kurulduğu o zamanlar kooperatiflerin ilk çıktığı ve de dünyada ekonomik kriz yaşanan bir dönemdi.   Şimdi de benzer kriz dönemini yaşıyoruz diye açıklama yapmıştır.

Cafer Bey ve Pauline hanımın dedikleri gibi bugün kooperatiflerin, kooperatif bankaların, finans kurumlarının krize karşı daha dayanıklı olduğu görülüyor. Biz buna ilişkin araştırmalar yapıyoruz. Üye ülkelere, işçi ve işveren kuruluşlarına araştırmaları ve sonuçlarını gönderiyoruz. Bunların sebepleri nedir diye inceliyoruz. Kooperatiflerin krize karşı nasıl dayandılar diye bakıyoruz.  Bunların sebepleri gerçek ve yerel ekonomiye daha yakın oldukları için dayandılar. Üyeleri ile kurdukları uzun vadeli ilişkiler sebebiyle, kendi kendine yetme, gönüllü, herkese açık ortaklık, yani kapitalist modelin kara dayalı modeli yerine kooperatiflerin ortaklara dayalı bir imeceye modelinin daha dayanıklı daha dirençli olduğunu gördük. Doğal afetlerde de kooperatiflerin yerel ekonomilerde tekrar ayakta durulmasında ne kadar etkini olduğunu gördük diye görüşlerini aktarmıştır.

Başkan Pauline’nin genç işgücü istihdamı konusunda söylediği gibi genç işsizlik bir krizdir. Büyük bir krizdir. Saygın sürdürülebilir bir istihdam yaratma konunda bu tür işletmelerin nasıl katkıları olabileceği, sadece araştırmalarla mesajlarla değil, ayni zamanda yasa yönetmelik değişimi, kooperatif örgütlerinin güçlendirilmesi, eğitim programları gibi faaliyetler ile ispat etmeye çalışıyoruz.  ILO ayni zamanda çalışma standartları kurumudur. Kooperatiflerin teşvikine ait 2002 yılında geçen bir tavsiye kararımız var. Bu tavsiye kararı aslında kooperatiflerin yoksullukla mücadele ve diğer kalkınma sorunlarına yanıt vermede nasıl bir rol oynayacağını çok güzel açıklayan bir karardır. Bu kararın okunmasını ve referans olarak öneririm. Biliyorum ki Türkiye’de işsizlikle kooperatifçilik eylem planının hazırlanmasında kullanıldı.  Yoksullukla işsizlikle mücadelede kooperatifçilik hali hazırda etkin rol oynuyor. Daha da etkin rol oynayabilirler mi? Evet daha da çok rol oynayabilirler. Hükümetin kontrolü değil, desteği ve işbirliği önemlidir. Bunun örneklerini dünyada da görüyoruz.  Söz edilen başarılı örneklerin bulunduğu ülkelerde doğru desteğin ve siyasetin bunda etkisi vardır diye görüşlerini ifade etmiştir.

Programda aktarılan görüşler ülkemizdeki kooperatifçilik hareketi için önemlidir. Çünkü kooperatifçilik hareketine yönelik yanlış ve bazen de yanıltıcı bilgilerin düzeltilmesi gerekmektedir. Konuşmalarda Bakanlık ve kooperatifler arasında yapılan çalışmalar sonunda gelinen son nokta açıklanmış, kooperatifçilikte üzerinde % 99 anlaşmaya varılan strateji belgesindeki ulaşılması gereken hedefler konusunda görüş birliği ortaya konmuştur. ILO’nun araştırma sonuçlarına göre dünyada kooperatifçilik hareketinin topluma faydaları belirtilmiştir. Neden önem verilmesinin gerektiğinin bilimsel gerekçeleri önümüze serilmiştir. Ülkemizde ilk defa bir ICA Başkanı Türk televizyon programına bağlanmış, dünya kooperatifçilik hareketinin görüşlerini Türk kamuoyu ve kooperatifçileri ile paylaşmıştır.

Yoksulluğun ve işsizliğin günden güne arttığı ülkemizde verilen mesajlar hepimizi ilgilendirmektedir ve çok iyi okunmalıdır. Kooperatifçilik hareketine hizmet veren gerek kamu gerekse sivil toplum kesimindeki insanlarımıza neden destek vermemiz gerektiği iyi anlaşılmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 403
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 753
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster