Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '13

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1500
 

İcatların sonu

İcatların sonu
 

Geçmişten günümüze değin, müthiş fikirlere sahip mucitler, yaşamımıza türlü kolaylıklar sağlayan yüzlerce icat ortaya koymuşlar. Bunların her birine, günlük hayatta ve yaşamın her alanında rastlayabiliyoruz. 

Ama düşündüm de, artık yeni bir icat her nedense hala ortaya konulamıyor. Evet, her gün piyasaya onlarca ilginç alet edevat ve günlük hayatın bir dalını kolaylaştıran yeni bir ürün ortaya çıkıyor. Ama bunların hiç biri gerçek bir icat sayılmıyorlar.

Gerçek icattan kastım, insanlık hayatını değiştiren icatlar. Örneğin televizyonun icadı, radyo, pil, elektrik ve ampülün icadı, buharın ve buhar makinesinin, otomobil ve uçakların icadı, bilgisayar, telefon, hesap makinesinin icadı, vs. Geçmiş dönemlere bakarsak ateşin, yazının, sonrasında kağıdın, barutun icadı.

Oysa günümüze bakıyoruz ve önümüze icat diye sunulan ürünlerin, aslında önceki bulunmuş icatların bir devamı ya da yan ürünü olduğunu farkediyoruz.

Mesela sürekli yeni bir telefon modeli çıkıyor. Daha küçüğü, daha akıllısı, daha kapsamlısı... Televizyonun küçültülerek gözlük camına bile yerleştirilebilmesi, daha geniş ekranlısı... Bilgisayarın dizde taşınabilmesi, daha çok megabayta sahip olması, üstüne kalemle yazılabilmesi, vs. 

Ya da otomobilin daha iyi fren yapabilmesini sağlayan özellikler, yolcunun hayatını kurtaran özellikler,  kozmetikte daha güzel görünmeyi sağlayan ürünler, daha rahat yataklar, saçları daha yumuşak yapan şampuanlar...

Mutfakta ev hanımlarının işine yarayacağı düşünülen enteresan aletler yada. Yumurta soyucu, yoğurt yapıcı, kahve yapıcı gibi aletler. Bu ek ürünlerle bir süre sonra mutfak tezgahınız, yığınla elektrikli alet çöplüğüne dönüşür, amaç kolaylık sağlamasıyken. Ayrıca hepsi için ayrı bir elektrik prizi yaratmakta başlı başına bir meseledir. 

Bunlar her ne kadar bir icatmış gibi görünse de, az önceki saydığım sebepler yüzünden bunlar da birer hayat değiştiren icat değil. 

Yani velhasıl, dikkat ederseniz, bulunan ve icat diye önümüze sürülen günümüz ürünleri, aslında önceki icatların bir devamıdır. Yeni bir şey sunulmaz artık bize, her nedense.

Acaba neden....

Fikir yürütmek için artık kimse, uzun uzun zaman harcamaz mı mesela? Önceki yüzyıllardaki adamlar bizden daha mı akıllıdırlar ya da.? Bizim göremediğimiz şeyleri mi görüyorlardı? Uzaylılar mı yardım etmişti, yoksa bazı gizli güçleri mi vardı?

Hiç biri değil sevgili okurlar. Ben size söyleyeyim sebebini. Eski nesil bizden çok farklıydı. Onlar bizim yaşamımızı bu kadar kolay hale getiren, hatta artık parmağımızı bile kaldırmamıza gerek kalmadan her şeyi yapabildiğimiz aletlere, on dakika içinde kilometrelerce yol gidebildiğimiz vasıtalara ya da bizi aydınlatan elektriğe ve daha bir çok şeye sahip değildiler.

Onların düşünmeye zamanları vardı. Onların kitap okumaya ve öğrenmeye zamanları vardı. 

Oysa biz, bir elimizde laptop, bir elimizde telefon, bir gözümüz televizyonda, aklı bir karış havada, umurunda mı dünya bir nesiliz. Belki de hala yeni bir icadın çıkmamasını buna borçluyuz. Herşeyi başkalarından bekleyerek.

Belki de artık yapılacak bir icat kalmadı. O yüzden yeni bir icat diye piyasaya sürülenler eskilerin devamı.

Yalnız tıpta kullanılacak, üstteki resimde görülen, kola iğne yapmayı kolaylaştırıcı ışıklı damar gösterici aleti, bunların dışında tutuyorum. Bak o gerçekten farklı bir buluş.

Yapılacak yeni bir icat kalmamış mıdır gerçekten? İcatların nesli tükenmiş olabilir mi?

Ben bir şeyler düşündüm. 

Mesela gece gördüğümüz rüyaları sabah gösteren bir alet. 

İstenilen anıları silebilen, öğrenilen bilgilerin hiç birinin unutulmamasını sağlayan bir hafıza makinesi.

Kitap bulunmayan ortamlardayken de kitap okuyabilmek için, göz merceği kitapları.

Belki de geleceğin icatları beyinle ilgili olacak. Beynin kapasitesi araştırıldıkça bununla ilgili yeni şeyler ortaya çıkacak. Kimbilir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 11240
Kayıt tarihi
: 30.01.13
 
 

İstanbul Üniversitesi İktisat 4. sınıf öğrencisiyim. Amatör tiyatrocuyum. Kitaplar, müzik ve tari..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster