Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
553
 

İçe dönüş

İçe dönüş
 

Bugün kendimle başbaşa kalmak istedim ve bir yalnızlık senfonisi hazırladım kendime. Ve içime baktım en derinlerde ne kalmışsa çıkarıp yüzleşmek için. Yalnız kalmak ihtiyacı idi bu bir nevi. Aslında bulaşıcı bir hastalık gibidir yalnızlık, aşısı da tedavisi de yok. Hiç bir yere ait olmama duygusu, öyle bir şey ki tarif de edilemiyor sadece yaşanıyor. Kendinle konuşmak, yüzleşmek, içindekileri teker teker önündeki masaya bırakmak, eski mektupları açıp açıp yeni baştan hepsini yeniden okumak gibi yaşıyorsunuz o saatleri. Bedeniniz buradayken ruhunuz başıboş salınmış ortalıkta geziniyor, bazen bir kuşun kanadına binip okyanusları aşıyor, bazen kanadından vurulup dalgaların arasına düşüp kayboluyor. Zamansız ve mekansız kalıyorsunuz. 

İçim kıpır kıpır oluyor bazen, her çiçeği elime alıp koklamak, her güzel nağmenin peşinden koşmak, küçük bir kız çocuğu gibi kırlarda hoplayıp zıplayarak koşup oynamak istiyor gönlüm. Bazen anılarla örülü duvarlarla kaplı bir odaya hapsediliyorum gizli eller tarafından, zaman beni alıp başka diyarlara götürüyor. O 40. odaya giriyorum hiç korkmadan tek başıma. O zaman hesaplaşma zamanı geliyor ve bir bir döküyorum heybemde ne biriktirdiysem. Cımbız cımbız topluyorum karmakarışık yığından, bütün sevgililer ve sevgileri mahkemeye çıkarıyorum ve hesap soruyorum. Odada hala duran artık kullanılmayan, bir daha da kullanılmayacak eskimiş, çürümüş, çürümeye yüz tutmuş eşyaları ayırıyorum. Hepsini bir bir ayıklayıp yüreğimin çöp kutusuna atıyorum geri almamak üzere. Silip süpürüyorum. Ancak, atmaya kıyamadığım nadide ve güzel şeyler de buluyorum aralarında, onlara bakınca yüzüme bir gülümseme yayılıyor, bir tarafa bırakıyorum usulca kırmadan, eprimiş taraflarını görmeden, tekrar geri dönüp bakarsam içimi ısıtsın diye saklıyorum onları. 

Kumsalda bile yürüsen döndüğünde ayak izlerini bulursun. Ben de yaşamımın ayak izlerini arıyorum işte böyle saatlerde o odada. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hoşuma gitmişti, unutmayıp tekrar baktım yazına.İlmik ilmik örülmüş hatıra ayrıntıları yine sardı beni.

Kerim Korkut 
 16.03.2012 19:11
Cevap :
Sağolun. Anılarımız bizimdir ve hepsinin ayrı değeri vardır. Yaşanmışlıklarımızdır.   16.03.2012 19:23
 

Yaşadığımızı anlamak...Hani zaman geçip gidiyor ya, durdurablsek...Hani Sultan Süleyman demiş işte 300 yıl yaşadım bir ağacın gölgesinden geçmiş gibi hissediyorum.Yaşadıklarımızın dün olup kaybolup gitmesi hayatı anlamsızlaştırıyor.Hayatın boş olduğu hissine kapılıyoruz. Böyle olunca da yaşama isteği kalmıyor.

Kerim Korkut 
 09.07.2011 23:26
Cevap :
Ara sıra yalnız kalıp içinizdeki odaya kapanıp ordakileri ayıklamak ve bazılarını koruyup bazılarını atmak arınmak hissini veriyor. Neler yaşanmış orada bir bir ortaya çıkıyor. Gerçi insan hep önündeki günlere bakmalı ama hayat anılarla güzel. Anısı olan yaşam da kesinlikle boş değil.  10.07.2011 18:07
 

Yanlız kalma lüksüne sahip olabilmek... Kesinlikle bir ihtiyaç. Kaleminizin güneşi daim olsun. Selam ve sevgiler

YEŞİM BUYURGAN 
 21.03.2011 20:12
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Ara sıra insan kendiyle baş başa kalabilmeli diyorum ki içini temizleyerek arınabilsin. Selam ve sevgiler...  21.03.2011 23:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2862
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster