Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
157
 

İçebakan -I-

İçebakan -I-
 

Enis Batur


Şöyle geriye dönüp 5 yıllık düzenli yazı serüvenimin en başına, beni düzenli yazmaya iten noktaya baktığımda kitap-lık dergisini ve doğal olarak Enis Batur’u görüyorum.

İlk gençlik yıllarımın başında kendi kendime bulduğum, satır satır okuduğum bir dergidir kitaplık. Enis Batur’un görevine son verilip, Ayfer Tunç, Selçuk Altun gibi yazarların görevlerini bırakmak zorunda bırakıldığı dönemde birkaç aylık ayrılık dışında hâlâ her ay aldığım, kitapevlerinin dergi bölümlerinde gözümün ilk aradığı dergidir kitaplık.

Bana çok iyi bir yol gösterici olmuştur. Çok önemli kitaplara kolayca ulaşmamı sağlarken, yeni yazarlarla da tanıştırmıştır beni. Hatta her ay başında bir dergi almanın mutluluğunu yaşatırken, beni yalnız kalmaktan da kurtarmıştır.

Bambaşka bir şehre gidip, ailemden, dostlarımdan, alıştığım ortamdan çok uzaklara düştüğümde de, bu ayrılık nedeniyle yazmaya karar verdiğimde de hep yanımda olan bir dost gibi sıcaklığını hissettirmiştir bana kitap-lık.

O zamanlar sadece günlük yazardım. Arada bir de mektup yazdığım olurdu. Günlüklerim kişisel metinlerin ötesindeydi. Her gün, gün boyunca, kendime bir konu seçer, o konu hakkında uzun uzun düşünür, araştırma yapar, akşam da günlüğümün sayfalarına o konu hakkında bir deneme yazardım, buna da günlük derdim. Arkadaşlık ilişkilerinden aşka, siyasetten spora, sanatın insan hayatındaki etkilerinden İzmir’e, kitap okumanın faydalarından eğitim sorunlarına kadar onlarca farklı konuda yazdığım günlük-deneme’ler hâlâ bana ışık tutmaya devam eder. Birçok kere o yazdıklarıma geri dönüp neler yazmam konusunda yardımcı olmasını istediğim zamanlar olmuştur.

O yazılar sayesinde ilk metinlerimi yayınlamaya başladım. Dergilere gönderdiğim metinlerin çok kısa bir sürede yayınlandığını görmek, o yazdığım günlüklerin önemini bana göstermiştir.

İlk yazım Kaçak Yayın’da yayınlandığında yaşadığım mutlu şaşkınlığı hiç unutamam. Bir Şarkının Düşündürdükleri’ni Kaçak Yayın’a göndermiştim fakat yayınlanabileceğini aklımdan hiç geçirmiyordum. Yayınlanacağına dair bir bilgi de verilmemişti bana. 2005 yılının Ekim ayında Kaçak Yayın’ı alıp inceleyince ve yazımı görünce hayatta yaşadığım en büyük mutluluklardan biri bu olsa gerek diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. Hiç beklenmediğim bir anda, her ay düzenli olarak takip ettiğim bir dergide bir denememim yayınlanması… Yazmayı iş edinen biri daha ne ister ki?

Şimdi düzenli yazı serüvenim tüm hızıyla, 20’den fazla farklı kolda ilerlerken, yazı hayatımın en temel noktalarında Enis Batur’un kitaplık’ını, kendi kendime yazdığım deneme-günlükleri ve Kaçak Yayın dergisini görüyorum ve bugün 20’den fazla farklı türde ilerleyen yazı serüvenimi bu 3 temel noktaya borçlu olduğumu hiç unutmuyorum.

 

Tuna BAŞAR

 

http://geceedebiyat.blogspot.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 250
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 389
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

1985 yılının soğuk bir Ocak sabahında gözlerimi dünyaya açmışım. Gerçek ismim Mustafa. Sıradanlık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster