Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
173
 

İçeride aslan, dışarıda fare (Türkiye BOP Başkanı mı, taşeronu mudur?)

İçeride aslan, dışarıda fare (Türkiye BOP Başkanı mı, taşeronu mudur?)
 

Avrupa Birliği ülkeleri yarın Suriye konusundaki yol haritalarını belirlemek ve insani koridor fikrini tartışmak için bir araya geliyorlar. Böyle önemli bir toplantıya elbetteki bizim katılmamamız söz konusu olamaz. Gerek bölgedeki lider ve örnek alınan ülke imajımız, gerekse de dünyada bize gösterilen yoğun teveccüh biz olmadan böyle önemli kararların alınmasına manidir. Zaten her fırsatta iç medyada pompalanan 'Türkiye dünya devi konumunu ABD'nin elinden almak üzere' imajı da dünya ülkelerinin malumudur muhtemelen.

Lakin öyle değildir sevgili okuyucular. Daha önce Pariste düzenlenen ve Libya konusunun konuşulduğu toplantıya davet edilmeyen ülkemiz yine bölgedeki kritik sürecin önemli bir safhasında hesaba katılmayacak kadar küçük bir ayrıntı olmak zorunda kalmıştır. Rum Kesimi vetosu nedeniyle katılamadığı söylenmektedir lakin medyada yaratılmaya çalışılan hatta son zamanda savaş çığırtkanlıkları seviyesine ulaşan korkulan ve saygı duyulan ülke imajının onda biri doğru olabilseydi ne Rum Kesimi veto edebileceğini düşünürdü, ne de diğer üye ülkeler bu duruma müsaade ederlerdi. Sanırım bu yazıyı okuması muhtemel bir kaç yüz kişiye bir sorgulama yaptırılabilecek olsa da ülkenin geneli için gelip geçme aşamasındadır artık uyanma zamanı.

Evet artık uyanma zamanı. Davosta çıkış yaparsın ama en büyük dış ticaret kapılarından biri orada boş kabadayılık yaptığın ülkeyledir. Kendi ülkende çok demokratik bir yapı mevcutmuş, ölen muhalif vatandaşların senin çok umrundaymış gibi başka ülkelere demokrasi dersi vermeye kalkarsın. Artık muhalefet yapacak mecali kalmamış medyanla bunu günden güne kafasına kazırsın halkın ama işte gün gelir tokat gibi iner insanın suratına gerçekler. Çünkü senin medyanın yazdırdıklarıyla gaza gelen tek insan senin insanındır. Ne başka ülkelerin ne de onların vatandaşlarının umrunda olmayan bu durum zamanla seni uykundan uyandırır. 

Elbette bu yazıyla eleştirilen şey Türkiye'nin bahsi geçen toplantıya katılmamış olması değil, çok yüksek gösterilmeye çalışılan itibarının gerçekte o kadar olmadığıdır. Yoksa ne Pariste yapılan Libya konferansı ne de yarın yapılacak olan Suriye görüşmelerine katılan sömürgeci, emperyalist ülkelerden birinin benim ülkem olmaması beni değil üzmek, bilakis gururlandırır.

Bu vesileyle komplo teorisyenlerine ve Akp muhaliflerinin bir kısmına da kendilerini güncelleme fırsatı doğdu sanırım. Yanlış iddia ve bilgilerinizden sıyrılmalısınız. Bunların başında gelen BOP başkanı olarak Başbakanın gösterildiği, gizli toplantılarda onun önderliğinde bu haritanın tekrar çizileceği savınız bence artık çürümüştür. Türkiye bu projenin olsa olsa taşeronu olur. Mazlum halkların üzerine oynanan bu oyunların taşeronu olmak mı daha az utanç vericidir yoksa başkanı mı? Onu da sizin takdirlerinize bırakıyorum.

Saygılarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 779
Kayıt tarihi
: 28.08.10
 
 

Spor, edebiyat ve farkında olan bir vatandaş olmak için elbette ki gündem, ilgi alanlarım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster