Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

09 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
48
 

İçeride ölüm dışarıda açlık var...

İÇERİDE ÖLÜM DIŞARIDA AÇLIK…

Paranın esiri olanlar, amiyane tabirle “tuzu kuru olanlar” Ermenekli kadının bu lafını anlayamazlar;

“İçeri de ölüm dışarıda açlık var…”

İçeri dediği maden, kömür madeni yani dönemin (?) ölüm tuzağı…

Sebep sadece maden kazaları değil elbette,

Türkiye’nin iş kazaları açısından dünyanın üçüncü sırasında yer alması tesadüf değildir…

***  

Dünyanın hemen her yerinde kömür madenleri var ama az ama çok. Ama hiç birinde bu kadar çok kaza ve “ölüm” yok…

Ülkemizde ise çok sayıda maden var, ancak ilginç olanı “maden” sahiplerinin çoğu “madencilikten” bihaber. Çoğu madenin sahibi başka mesleklerde, doktor olan var oto kaportacısı, dişçi eczacı ve inşaat mühendisleri ve mimarlar…

Madenlerin içinde bir tekinin sahibi bile “maden mühendisi” değil, ne tesadüf değil mi?

***

O yüzden de Türkiye’deki madenlerin çoğunda ölüm kol geziyor, her an bir göçük olması her an grizu patlaması işçilerin ölmesi mümkün…

Ölüm tuzağı diyorum çünkü bunu özellikle Zonguldaklılar çok bilirler, binlerce kömür işçisi toprağın yüzlerce metre altında yatmaktadır…

Bunları basit bir maden kazası gibi görmek bence büyük haksızlıktır, bunlar “cinayettir cinayet…”

***  

İşin fıtratında var veya doğal afet diyenlerin, sorumluları yargılayıp gerekli caydırıcı cezalar vermek yerine Allah’a havale etmek asla çözüm olamaz…

Bu lafları edenleri baş tacı etmek söylediklerine alkış tutmak ise en az onlar kadar suça iştirak etmektir. Oysa aynı tip aynı kafadaki bu insanlar birazcık akıl ve mantıkla baksalar olaylara,

Hiç birinin aklına “insana yatırım” yapmak gelmediği oy’ a tahvil olacakların peşinde koştukları ve göz göre göre bu cinayetleri işlediklerini görecekler…

***

Üniversite de kapitalizmi işlerken dehşete kapılmıştık, sonrasında “hocalarımızın” vahşi kapitalizm terimini sıkça kullanmalarını sorgulamıştık…

Evet, son yıllarda dünyaya egemen olan “vahşi kapitalizm” nihayet ülkemizde de bu iktidar sayesinde vücut buldu ama adı “İslami kapitalizm” oldu…

İşte madenlerdeki ölümlerin ve sair iş kazalarındaki boş vermişliklerin nedeni bu “İslami kapitalizmdir…”

O yüzden de dine bulanmış beyinler karşısında sıkça “fıtratında var” doğal afettir Allah’tan diyorlar…

***

Vahşi kapitalizm sadece sömürmüyor artık insanların ve insanlığın kanını sömürüyor, canını hiç sayıyor insanları birbirine düşürüyor düşman ediyor.

İnsana asla yatırım yapılmaz mala ve paraya yatırım yapılır, kaliteli ve kalıcı eğitim istemez cahiliye devrini tavsiye eder, tıpkı bu iktidarın yaptığı gibi…

Ve çok daha acısı hatta maalesef konu olan işçilerin bile desteklediği, işçilerin temek hak ve özgürlüklerine sahip çıkan gerçek manadaki sendikalaşmaya izin vermezler…

Ellerin de en muhteşem silah ise ücrettir ve ne yazık ki artık “asgari ücret” işçilerin boynuna asılmış bir levha hatta prangadır…

***

“İslami kapitalizm” dememe çok kişi bozulacaktır ama bozulsun hiç umurumda değil. Hiç kimse haklı ve gerçekçi nedenlerime bağlı olarak, bu iktidarın vahşi kapitalizmin üstüne “İslamiyet” kıyafetini giydirdiğini söylememe engel olamaz…

Bunların hükümet olduğu günden bu yana “yandaş patronlar” ayrıcalıklı insanlar sınıfına ayrılmış yaptıkları hatalar haksızlıklar görmezden gelinmiştir.

Hesap sormak yerine “yüzlerce insanın iş kazasında” ölmesine izin verilmiş, adalet bile emekçinin yanında olamamış, ülkeyi yönetenlerin yıllarca vicdanlar sızlamamıştır.

***

Soma Ermenek hala sıcak ama maden kazalarının iş kazalarının çoğu unutuldu gitti bile...

Biliyor musunuz bu ülkede 2007 yılında “yandaş” bir iş adamına ait kömür madeni çökmüş altında kalan on vatandaşımız hala toprak altından çıkarılmamıştır…

Yani; tıpkı diğerlerinde olduğu gibi şikayetlere kulak tıkanacak, laf olsun diye hakim savcı karşısına çıkarılanlar ise çok rahatlıkla yandaş oldukları için aklanacaklar…

***

Kendini üçüncü önemli güç gören “yandaş” veya değil yazılı ve görsel basın-medya ne gazetelerinde, ne de televizyonlarında, iş kazalarını, “magazinsel ölümler” olmadığı için “haber dahi” yapmıyor.

Demokrasiyi anayasayı ve insan hak ve özgürlüklerinin bekçisi olduğu sanılan yargı da “iktidarın” kuyruğuna sarılıyor ve halkın haber alma hakkını yasaklayabiliyor…

Gazete patronları birileri “kızar, bağırır, çağırır, hakaret eder” diye seslerini dahi çıkaramıyor.

Gerçekleri zülfiyare dokunan yazarları işten atıyor…

***

Ve “dindar” geçinen Bakanlar verdikleri sözlerini tutmuyor, ya da “biri ve birilerinin çıkarlarına dokunulmasın” diye sözlerinin arkasında durmuyorlar.

Bunlardan destek gören şımartılan patronlar ise işçilerin ne aylıklarını ödüyor ne de tazminatlarını…

Anlayacağınız Devlet de, hükümet de “yandaş patronlara” dokunmuyor; salt “uslu durun, işi kitabına uydurun yeter” diyebiliyor.

***

Dün akşam haberlerinde “malum” bakan madenler konusunda yeni yasa hazırlandığını yeni düzenlemeler yapılacağını açıklayınca güldüm…

Güldüm; çünkü madenler, “yapılacak yasal düzenlemeler ve sıkı denetimlerle” çağdaş ülkelerin uyguladıkları yöntem ve tekniklerle, sağlıklı işleyen “iş ve yatırım” alanlarına dönüştürülmedikçe istedikleri kadar yasa çıkarsın düzenleme yapsınlar bir b.ka yaramayacağını biliyorum…

Bir kere “balık baştan kokmuş…”

Akılcı önlemler almak yerine işleri Allah’a havale etmeyi doğal afet yalanın arkasına sığınmayı meziyet sanıyor musunuz sanmıyor musunuz, onu söyleyin bana…

Bu nedenle de geçmişten acılardan ders çıkarmazsak, paraya mala mülke yatırım yapıp insanların canını hiçe sayarsak daha çok ağlarız, diye düşünmediklerine adım gibi eminim…

***

Başlıkta kullandığım cümleyi bir kez daha ama dikkatle okuyun lütfen;

“İçeri de ölüm dışarıda açlık var”

Son derece basit ve kısa bir cümle değil mi?

Değerli dostlar;

Devasa binalarda bin odalı saraylarda oturanların, daha ergen olmamış çocukları holding ve gemicik sahibi olanların, milletin ödediği vergileri har vurup harman savuranların bu cümleyi anlayacaklarını hiç düşünmüyorum.

Buraya kadar yazdıklarım da belki çok şeyi anlatmaya yetmedi biliyorum ama bu cümlenin Türkiye’nin en çarpıcı “özeti” olduğuna eminim…  

“İçeri de ölüm dışarı da açlık var…”

***

Yeni bir hafta da her şey gönlünüzce olsun…

Erdoğan ÖZGENÇ

Adana 10.11.2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 410
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster