Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '17

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
3805
 

İçgüdü

İçgüdü
 

İçgüdü, insan ya da hayvanın  düşünmeden ve eğitim almadan doğuştan gelen tepkisel davranışı.

İnsan davranışının içgüdüsel olup olmadığı tartışma konusu. Emme, ağlama gibi davranışların da içgüdüsel olduğu biliniyor.

İçgüdü fizyolojik ve doğuştan olup eğitimle kazanılmıyor doğuştan geliyor. İçgüdüde düşünce ve bilginin etkisi yok.

İnsan öğrenir, davranışı eğitimle değişir ve gelişir. İnsanda mantık ve zeka vardır. İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik zekasını kullanmasıdır. Hayvan zekasını kullanamaz, akıl yürütemez.

İlkbahar akşamlarında Anadolu’dan turnalar geçer gökyüzünde katar katar. Önde bir lider ve arkasında onu izleyen diğer turnalar.

Geçen yıllarda haber yapılan bir olay, toplumu hem düşündürmüş, hem de güldürmüştü. Olay, sürünün içinden çobanın seçtiği lider koyunun uçuruma atlaması ve diğer koyunların da aynı uçuruma atlayıp hepsinin de telef olmasıydı.

Evrim teorisine inanan bir kişinin bu durumlarla insan bağlantısını kurması nasıl değerlendirilir bilmiyorum. İnsan nere, koyun nere? Gerçekte insanoğlu birtakım yakıştırmalar ve sözler uydurmuştur koyunla insan arasında. “Koyun gibi insan” sözü ne çağrıştırır insan zihninde. Şüphesiz saflığın temizliğin yanında öndekine körü körüne bağlanmayı mı ifade eder?

 “Koyunun kaval dinlediği gibi” sözü eski bir benzetme. Yeniler, koyunla kaval ilişkisini kavramayabilirler, eskiden çobanların kalitesi iyi kaval çalması ile ölçülürdü. İyi kaval çalmayı bilmeyen zorunlu olmadıkça çoban olarak tutulmazdı. Çoban kaval çalar, sürü otlar, çoban kaval çalar sürü dinler suya iner kana kana su içer içindeki harareti söndürürdü. “Sürünün ya da koyunun kaval dinlediği gibi” sözü yakıştırma,  insan üstüne söylenmiş bir söz.

Bir anekdot anlatılır köyümde,

Radyonun ancak belli evlerde bulunduğu yıllarda köyün yetişkin erkekleri akşamları köy odalarında oturur, sohbet ederler, varsa, radyo dinlerler. Seçim propaganda çalışmaları,  radyodan parti liderlerinin kendi sesinden verilir. Böyle bir zamanda, vatandaşın biri radyodan Osman Bölükbaşı’nın konuşmasından çok etkilenir. Bunu, radyosu olmayan odada bulunan diğer köylülere heyecanla şöyle anlatır;

 “Bölükbaşı öyle konuştu, öyle konuştu ki bayıldım konuşmasına” deyince. Vatandaşlar merakla sorar,

“ Ne konuştu?”

 Adam,

“Anlayamadım ki” diye cevaplar.

Bunca yıldan sonra ne değişti bilinmez, ama koskoca generallerin imam emrine girmesi, adlarının önünde Prof yazan, Dr yazan adamların hurafelere inanması inanılması güç ama ülkemizin hazin manzaraları.

İp gibi, dosdoğru, muhakeme etmeden, düşünmeden, hipnoz edilmişçesine körü körüne lidere bağlanmanın akıl dışılığı tartışılıyor bu aylarda. Bu bir hastalık mıdır, hastalıksa bulaşıcı mıdır, tedavi yöntemleri nelerdir, yoksa genetik midir, evrim teorisi ile ilişkili midir, uzmanların, psikologların, toplum bilimcilerinin toplumu aydınlatması gerekiyor.

Hüseyin Seyfi

Yurdagül Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öğrenme akıl yoluyla olur ve hayvanlarda sadece içgüdüsel olarak değil aynı zamanda öğrenerek hareket ederler..Allah'in, " Ben insanlara akıl vererek onları bütün canlılardan üstün kıldım" sözünden hareketle hayvanlarda akıl olmadığı kanısı oluşmuş..;)) Hayvanlar da öğreniyor ve bunun birçok örneği var..Mesela Psikoloji derslerinde meşhur Pavlov'un köpeği deneyi anlatılır..Dört tarafı kapalı bir kutu vardır, kutunun bir köşesinde bir düğme, fare acıkıp kutuda saga sola yiyecek aranmaya başlar tesadüfen düğmeye dokunur ve yukarıdan peynir düşer, sonra bu tekrarlanır ve fare peynirin düşmesi için düğmeye dokunması gerektiğini öğrenir..Bu örnek hayvanların da ogrenebildigini kanıtlıyor bence..Selamlar..

Selda Çakmak 
 07.04.2017 8:15
 

"Hayvan zekasını kullanamaz, akıl yürütemez" tespitinize maalesef katılamıyorum. Çünkü örneğin, tilkinin, farenin, karganın ve bunlar gibi bir çok hayvanın akıllı varlıklar oldukları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ben şahsen kargaların buldukları, hatta kuru yemişçiden çaldıkları cevizleri kırmak için cevizleri yüksekten asfalta attıklarını ve sonrasında da kabuğu kırılan cevizleri afiyetle yediklerini şahsen defalarca gördüm. Karga daha ne yapsın? Okuma yazması olsaydı zaten MB yazarı bile olabilirdi. Diğer taraftan turnaların liderlerini takip etmeleriyle insanların liderlerini takip etmeleri arasında ne fark var? Birde şunu söyleyeyim. Turnalar da takip edilen lider hep aynı lider değildir, lider yorulunca bir başka turna liderliği ele alır ve diğerleri sürekli en öndekini takip ederler. Yani lider sürekli değişir. İnsanlar ise binlerce, yüzlerce yıl önce ölmüş atalarını bile takip ederler. Keşke insanlarda en azından kargalar veya turnalar kadar akıllı olabilseler. Selamlar

Matilla 
 03.04.2017 13:36
 

Yazınız büyük ölçüde düşüncelerimin tercümanı sayın hocam, halkımızın bir kesiminin akıl yürütmeden, muhakeme etmeden körü körüne biat etmesine şaşırıyorum hele bu biatın belirsiz geleceğine kanması? Hangi vaatlere onay veriyor olması düşündürücü. Uzmanlar ne diyor? Trafikte bildiğiniz yolda yürüyün, kısa olsa da bilmediğiniz yola sapmayın, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 03.04.2017 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 499
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1483
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster