Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
886
 

İçimde biriktirdiğim zehrim

İçimde biriktirdiğim zehrim
 

Bir sırrı ne kadar içinizde saklayabilirsiniz? Birlerine ya da kendinize zarar verdiğini bildiğiniz bir sırrı ne kadar, kimseye söylemeden, içinize atarak ve sizi derinden yaraladığını bilerek ne kadar saklayabilirsiniz? Şiddetle haykırmak isterken susmanın mı, yoksa konuşmanın mı doğru olduğunu? Bu suskunluğun bittiği anda kimi ne kadar etkileyeceğini nasıl anlayabilirsiniz konuşmadan? Susmak sizi acıtıyorsa, konuşmak ne kadar sızınızı alır? Haykırmadan nasıl anlayabilirsiniz? Sessizliğinizi bozmanın kendinize yararı olur mu? Yoksa konuştuğunuzda en azami zararı yine siz mi görürsünüz?

Aslında yazacak o kadar çok şey var ki kelimelere sığdıramadığım. İçimde sıkıştırıp boğduğum. Düğüm düğüm kelimeleri birbirine bağladığım o kadar çok şey var ki. Korkuyorum düğümlerin çözülmesinden. Ortaya saçılıp her yeri dağıtmasından, gizlerin ortaya çıkıp düzenleri yerle bir etmesinden korkuyorum. Sabrediyorum. Konuşacağım zamanı bilmiyorum ama sabrediyorum. Zaman zaman boğuluyorum. Bu zehri dışarı akıtmadan yaşamımı ne kadar idame ettirebilirim hiç bilmiyorum. Sadece sabrediyorum. Daha önce ki sabırlarımın olumlu dönüşümlerine güvenerek sabrediyorum.

Çoğu kez kendimi uçurumun kenarında buluyorum. Düşmemem lazım biliyorum, çünkü yaşamak istiyorum. Etrafıma bakıyorum, tutunacak birilerini arıyorum ama kimseyi göremiyorum. Kim gerçek, kim hayal çözemiyorum ve yine bir adım geri çekilip kendimi uçuruma düşmekten son anda yine kendim kurtarıyorum. İnancıma ve sabrıma güveniyorum. “Kralın kulakları eşekkulakları” diye bağırmamak için kendimi çok zor tutuyorum. Bağırırsam çok yankı yapacak bunu biliyorum. Onun için bağırmak üzere iken ağzımı sımsıkı kapatıp kelimeleri yine içerime, tam içimin en yaralı yerine gönderiyorum. Yara gittikçe büyüyor ve ben bunu da biliyorum. Yarayı kesip içerime yayılmadan atacağım günü bekliyorum. Ama yara büyümeye devam ediyor. Hızla büyüyor.

Herkes yerinde, vicdanı rahat yaşamaya devam ediyor. Benim hakkımla. Beni iterek, zorla eğerek, sırtıma basarak çıktığı adımlarla en tepede, en rüzgârlı yerde derin nefes alarak yaşamaya devam ediyor. Yani onlar çok mutlu, görüyorum. Bense boğuluyorum. Boğazıma düğümlenen kelimeler nefes almama engel oluyor. Daha fazla dayanamam… Nefes almam lazım…

Ya sonsuza kadar susarak ve uçuruma gelip gelip gitmem, ya bir gün her şeyden vazgeçip yine kendimi o boşluğa kendi suskunluğumla temelli itmem ya da bir an önce tüm sessizliği en tiz çığlığımla bozarak düzenlerini yerle bir etmem lazım. Karar vermem lazım ama sabrediyorum. En can alıcı kararların en sabırlı dönemlerin sonunda mutlak olum getirdiğini çok iyi biliyorum.

Ve sabrediyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Serpil Hanım siz de beni güldürdünüz,inanın.Sizde var olan yeteneğiniz alkışladın bir tek.İyi ki bu yönünüzdeki açıklama gücünüzü görebilmişim,değil mi?Yoksa sizin ilkokuldan bu yana denemeler,yorumlar yazdığınızı kim ne bilecekti.Ne mutlu bana ki sizin gibi yazar bir arkadaşı güldürebildim.Oysa çoğu arkadaş o kadar ciddi ki anlatamam.Ben de öyle takılırım çoğu zaman yanlış da olsa.Ağır görünmek kişiliğimize işlemiş.Gerçekte daha sevecen yazabiliriz.Derler ya erkek milletiz.Herkes bu konuya kilitli.Az da gülmek gerek;şakadan da olsa.Bunu siz başardınız bana yazmış olduğunuz cevabınızla.Yazılarınızda da her şeye rağmen hayatın yaşanmaya değer bir varlık olduğuna inandığınızı da okudum.Temel fıkraları da olmalı Nasrettin Hoca da aramızda.Somurtmaya gerek yok bence de.Gülmek güzeldir;herkese yakışır!Ne ki çevremizi kuşatan sorunlar ile siyasetin başat saldırıları karşısında gülmeye hasret gitmemek gerektiğini de biliyoruz.Yine de yüzümüzde o tatlı gülücükler olsun.Gülelim güldürelim,emi?

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 07.12.2012 18:11
 

Serpil Hanım sizi ilk olarak bu akşam okuyabildim.Yorumlarınızdaki derinlik çok çarpıcı: Sorular, cevaplar, dirençlilik ve sabırlılık var sizde. Çok güzel anlatıyorsunuz yaşamak denilen sarmalın açmazlarını.Hepimiz birer yolcuyuz karanlık çökene kadar.Yeter ki yıldı da düştü,dermanı kesildi demesinler.Siz de bunun için tökezledim ancak yıkılmdaım gibi vir açıklamada bulunmuştunuz bir yazınızda.Pek çok yorum almış olmanız da okuyucularınızı ne kadar etkilediğinizin bir göstergesi bence.Sizi daha sık görmek ve okumak isterim.Ayrıca anlatımınızdaki özen de alkışa değer.Esen kalınız.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 06.12.2012 22:09
Cevap :
Sanırım ilkokuldan beri edebiyata olan büyük ilgim sayesinde bu günlere gelebildim ama bilirim ki aşılacak çok yol, edilecek pek çok deneyim var. Yorumlarınız, sözleriniz yüzümü güldürüp günümü aydınlattı. Gününüz aydın olsun dilerim. Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın..  07.12.2012 10:47
 

Rica ederim keyifli bir yazıyı okumanın bedeli bu teşekkür:))

cemil... 
 29.04.2008 13:19
 

Hayatın çinde oynanan oyunlar bunlar ve maalesef seni okadar etkilemiş ki kırılma noktasından çıkmışsın. Zorluklar het var bizler bunları paylaşmak için buradayız. Daha iyi bir nefes almak güzel dostluklar için... Sevgiler sunarım

cemil... 
 27.04.2008 21:04
Cevap :
Çook teşekkür ederim. sevgiler:)  28.04.2008 22:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 2244
Kayıt tarihi
: 01.05.07
 
 

Arkadaşlarımın tavsiyesi ile bir yere yazmaya karar verdiğimde; "Neresi olur? Nasıl olur? Yapabil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster