Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
500
 

İçimdeki öfke değil, yürek yangını !

İçimdeki öfke değil, yürek yangını !
 

Yitip giden, yanıp kül olan sadece ağaçlar mı ?


Hatırlamıyorum kaç kez yazdım, bu tür bir yazı. Hepsinde “Allah kahretsin, buna sebep olanların elleri kırılsın” tarzında öfke ve küfürler içeriyordu. Yazı bittiğinde de “inşallah son olur” diye söylenmiş iyi niyet cümlesi..  Ama hiçbir zaman son olmadı ve hepimizin bildiği üzere onlarcası oldu bu ülkede ve olmaya da devam edecek.. Neyden mi bahsediyorum ?. Aslında iki şeyden.. Elbette, ilki yine yitip giden askerlerimiz..  Ama artık bu şehit haberlerini güncel bir olay gibi anlatıyor tv’ler.. Siyasiler de gündemi değiştirmeyi iyi biliyorlar ve zaten ertesi günü unutuyoruz.. Onlara göre terörle mücadelede bu ölümler normalmiş, ama ya can, ya cananlar ! Sorma gerisini..

Bu değil bu yazının konusu… İçimi öfkeden kavuran asıl neden Antalya Kumluca’da, Adrasan’da ve son olarak Olimpos’ta meydana gelen yangınlar.. Ağaçlar, kuşlar, böcekler, kelebekler, geyikler, domuzlar, kaplumbağalar, karıncalar, kendine has özelliği olan bitkiler, daha neler neler !…..  Ve yok olup giden bir yaban hayatıyla beraber, aslında bir ülkenin elinde tutması gereken en büyük zenginlik… Doğa !..

Çok sinirliyim çok, çok da kızgın durumdayım....

Ne Akape'nin can sıkıcı icraatları,
Ne Erdoğan'ın söylemleri, ne muhtarlar Kongresi,
Ne Israil'e, ne Rusya'ya yapılan yanaşmalar ne siyasi özürler,
Ne AB'ye girelim mi, çıkalım mı, bizi neden almıyorlar tartışmaları
Ne Mhp'nin yılan hikayesine dönen Kongresi,
Ne o, ne şu; ne de başka bir şey...

Bunların hepsi geçici, bu politikacıların hepsi gidici... Bu siyasetler de bitici....

Tek bir gerçeklik var. O da bu ülke ve bu ülkenin değerleri... Yukarıda saydığım hiç bir şey, günlerdir Antalya'da olan yangın kadar, Abd'deki Central Park'tan çok daha büyük hektar hektar bir alanın yanması, ağaçların ve içindeki doğal yaşamın bir anda kül ve yok olması kadar değerli değil...

Son gelen bilgilere göre 500 hektardan fazla bir alan yanmış. Bunun üzerine ihtimaller konuşuluyor. Yangın şöyle çıkmış olabilir böyle çıkmış olabilir. Aşırı sıcaklardan çıkmış olabilir, sabotaj olabilir, bilerek yakılmış olabilir, falan filan..  Bunların hepsi olabilir..

Üstünden bir kez daha geçelim…

Yangınlar doğal yollarla çıkıyorsa, bir şekilde kabul edilebilir ama bunun da önlemi alınabilir. Örneğin, sıcakların başladığı zamanlarda belli aralıklarla, yangın söndürülür gibi, yukarıdan sulama yaparsın ve yangın çıkma olasılığı azalır.. Evet, sabotaj olabilir. 3 ayrı noktada olması bu ihtimali kuvvetlendiriyor. Peki bunu kim yapmış olabilir ? Pkk deniliyor… Olabilir mi ? Muhtemel… Peki, istihbarat ne iş yapıyor kardeşim ? Eğer o yapmadıysa, pkk yaptı deniliyorsa, bu da hedef şaşırtma gündem değiştirmenin başka bir yoludur. Ancak, önemli bir nokta var. Sabotajı yalnız terör örgütleri intikam almak için yapmaz, oraları orman vasfından çıkarıp, betonlaştırmak isteyen aç gözlü inşaat firmaları, otelciler de yapar. Örnekleri çoktur. Beş-on sene önce buna benzer bir yangın Bodrum kıyılarından birinde oldu. Yüzlerce hektar orman yandı, kül oldu. Orası, denizden o kadar çirkin gözüküyordu ki, sonraki zamanlarda söz verilmesine rağmen ağaçlandırılmadı, ağaçlama yapılan sembolik bir bölge de sonraları kuruyup gitti ve bir zaman sonra orası “orman vasfından” çıkarıldı. Sonra ne olduğunu tahmin edin, beş sene sonra, o yangının olduğu yere, siteler ve oteller dikildi. Şimdi orada denize sıfır 5 yıldızlı oteller var.. Ağaçlar ve yeşillik ise bitti..

Ve her yangında olduğu gibi bu yangınlarda da "can kaybı yoktur" diyen zihniyet !!!!!

Sen git tv'de survivor yada evlilik programı izle ve siyasi parti yandaşlığı yap.... Çünkü o ormanlardaki zenginliği ve yaşamı algılayabilecek ne akıl, ne de beyin var sende?

Son sözüm halka;

" Yanan yerler hızla ağaçlandırılacaktır " diyenlere de inanmayın !..

Örnekleri çoktur... Bakın görün, en geç 3 sene içinde orada siteler, oteller, tatil köyleri peydah olacak.... Çünkü oraları bölgenin en güzel koyları.. Bundan sonra yeşil namına hiç bir şey göremeyeceksin, yerine absürt bir beton yığınları gelecek. Eko sistem değişecek, doğal yaşam bitecek. Dağdan kekik kokuları gelmeyecek, hava eskisi gibi serin serin esmeyecek bile.... Sonra da "bu ne sıcak, neden yağmur yağmıyor, neden kuraklık var yahu" diyeceksin...

Ve sen hala düşünmemeye, aklını kullanmamaya, bu siyasilere yine oy vermeye devam edeceksin....

Ama kaybeden sen olacaksın.... Çünkü doğaya sahip çıkmadın; çıkmıyorsunuz.... ve bir gün gelecek doğa sizden intikamını çok feci alacak.... O gün yakındır....

Ve biz o gün siz insanların yanında olmayacağız......

../..

SAHAFÇA, Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Daha naaşları soğumadan köprünün görkemli açılış tantanası yapıldı; hem gerçeği hem de mecliste sanalı. Hakikaten inanılır gibi değil. "Derdim çoktur, hangisine yanayım" diyor ya ozan işte böyle bir şey bizim halimiz. Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 30.06.2016 23:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2527
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster