Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
313
 

İçimdeki sarsıntılar ve 11.11.2011'in getirdikleri

İçimdeki sarsıntılar ve 11.11.2011'in getirdikleri
 

Son dönemlerde ardı ardına  gelen şehit haberlerinden sonra Hakkari Çukurca’daki 26 şehit haberi ile sarsıldık önce…

Şehitlerin acısından sonra ajanslara düşen bir başka haberle sol yanımızdan vurulduk adeta .

AKP Van Milletvekilinin telefon konuşmasına şahit olan Sakarya’lı bir işadamı, AKP’li milletvekilinin karşısındaki bir şahısla konuşurken 33 saatlik çatışmada 87 şehit olduğunu ve halk infialinden korkulduğu için sayının özellikle ajanslara tam yansıtılmadığını işittiğini belirtti.

Daha sonra 23 ekimde 7.2 lik Van depremiyle sarsıldık…

Sakarya’lı is adamının yarattıgı sarsıntıyı unuttuk gitti…

Van’da yaşanan doğal afete sevinen, bu acı üzerinden kahkaha atanlarla, oh olsun diyenlerin insanlıktan uzak söylemleriyle dahada bir sarsıldık sonra…

İçimiz parçalandı insanların vicdandan uzak o iç yaralayan sözlerine…

Bir deprem de içimizde yaşandı …

Enkazda yakınlarını, evlerini, kaybedenlerin acısının üstüne daha büyük acılar eklediler söyledikleri bu insanlık dışı sözlerle…

Enkazdan yaralı kurtulan Yunus’un o şaşkın bakışlarıyla sarsıntımızın yerını sevınc cıglıkları alsada Yunus’un minik kalbinin daha fazla dayanamayıp yolda can vermesiyle kursagımızda kalan sevincle yine birkez daha sarsıldık…

Van çaresizlikle halktan yardım beklerken, toplanan yardımlar yetersiz gelirken, herhangi bir afet anında kullanılmak üzere toplanan Deprem vergisini naptıklarını soran halka, Maliye Bakanının deprem vergisiyle ‘duble yollar yaptık’ sözleri daha da sarstı sarsılmaktan bir hal olan bünyeleri …

Sonra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik’ın , “Deprem vergisi diye bir vergi yok” sözleri bu bünyeyi birbiri arkasına yasanan sarsıntılarla birkez daha sarsmaya doyamadı…

Sonra mı ?

Sonra 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının iptal edilmesiyle birkez daha sarsıldık…

Japonya’daki vatandaşların Van Depreminde yaşanan acıya karşı sergiledikleri duyarlı davranışları, yardımları ve Japon miniklerin moral olsun diye Türkçe ezberledikleri ve Van’lı depremzedelere armagan ettikleri ‘Dağbasını duman almış’ marşı yüzlerde tatlı bir tebessüm uyandırken bu tebessüm fazla gelmiş olacak ki, 9 Kasım’da Van’ın Edremit ilçesinde meydana gelen 5.6 şiddetindeki depremin haberi ile birkez daha sarsıldık…

7.2 lik depremde hasar gören Bayram ve Aslan otele inşaat mühendisleri ve mimarların sağlam demesi ve ‘güvenli’ onayının verilmesi haberiyle mi sarsılsaydık encok, yoksa

Japonyada  9 şiddetindeki depremden ve Tsunami felaketinden yara almadan kurtulan ve Van’a yardım amaclı gelen Japon yardım kuruluşu AAR’de görevli Miyuki Konnai nin 5.6 depremiyle yerlebir olan otelin enkazından yaralı kurtulup cok gecmeden aldıgımız  ölüm haberi ile mi bilemedik ??

Yoksa duyarsızlık, bilinçsizliğe isyan eden depremzedeye  gaz bombası ve cop kullanan polislerin sergilediği davranışı izlerken mi sarsılsaydık !!!

TARİH 11.11.2011

Herkesin bir umuda ihtiyacı vardı bu umutsuzluklar ülkesinde…

Güzel bir şey olmasını bekliyordu herkes, yaşanılan tüm acıları unutamasada geride bırakmak…

Tarih 11.11.2011 gösterirken herkes artık güzel bir şeyler olmasını diliyordu…

Tüm umutlar, 11.11 tarihinde Bayram otelin enkazında elbiselerine, kameralarına ulasılan DHA muhabiri Sebahattin Yılmaz ile Cem Emir’den güzel haberler duyulması yönündeydi.

Cok gecmeden sarsan o haber geldi…

Sebahattin Yılmaz ile Cem Emir’in ölüm haberiyle birkez daha en acı sekilde sarsıldık.

Tarih 11.11.2011 di. Umudumuz her şeyin düzelmesi yönündeydi…

Deprem vergilerini duble yollara harcayanlardan umut beklemek mi gercekciydi yoksa çaresizlikten mi bilinmez rakamlardan medet ummak mı mantık işiydi ?

Tarih 11.11 di.

Depremden hasar gören evlerine giremedikleri için yerlestikleri cadırda  Dondurucu soğuktan korunmak için yaktıkları sobadan sızan zehirden yaşamını yitiren Derya  ve Umut’un haberi geldi önce, sonraysa depremden sağ kurtulan ama kaldıgı naylondan bozma cadırda soguktan ölen 6 yaşındaki Deniz Olgun’un haberi?

Doğal afet öldürmese de kimsesizlik öldürüyordu.

26 şehit, ‘’Sakaryalı isadamının iddasına göre 87 şehit’’…

Kumdan kaleler yapan cocuga büyüdüğünde  deniz kumundan harclarla evler yapmasına izin verenlerin sebep olduğu cinayetler…

7.2 lik şiddetindeki depremle hayatını kaybedenler…

Depremde hasar gören otele hicbir denetleme yapmadan mimarların, muhendıslerın guvenlidir onayı ile  yerlestirilen Miyuki Konnai, Sebahattin Yılmaz Cem Emir ve diğerleri…

Depremden sapasaglam kurtulan ve şanslı diye nitelendirdiğimiz ama deprem sonrası vuran soguktan ölen  Derya, Umut ve 6 yaşındaki minik Deniz’lerin ölümleri…

Şimdi yaşatılan tüm bu sarsıntılar sonrası aklımdaki tek soru!

Tüm bu  CİNAYETlerinin sebebi kimdi?

Ya da başka bir değişle insanoğlunun canı neden bukadar değersizdi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3399
Kayıt tarihi
: 16.11.10
 
 

Mersin Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama işletmeciliği mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster