Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
501
 

İçimden şehirler geçiyor

İçimden şehirler geçiyor
 

 

Bırak gitsin diyordu herkes aynı kabiledenmişcesine, hani yazıyordu ya Twitterda. Bırak dostlar gitsin, sevgili gitsin, sevdiğin gitsin, anılar gitsin, gün gitsin, şarkılar gitsin..Sen kalmalıydın yine de. Sen ki herşeyi sıfırlıyor ve geride bırakabiliyorsan başarılıydın, başarılı olmak durumundaydın. Yapamıyorsan kötüydün, ısrarcı, sorgulayan..
 
Oysa giden çok fazlaydı..Bazen ölen bir anneydi giden, verdiği nasihatler. Bazen babaydı hiç doyulmayan.  Bazense dedeydi, biraz çatlak, fazlaca dövmeli ve 50'lerden sonra yüzünü kıbleye dönmüş. Bazen yelkenli hayaliydi, özgürlüğe açılan. Bazen Atatürk'e dayanıyordu kapı, ne kadar zorlasan açılmıyordu. Bazen yalan olduğunu bile bilsen dost sofralarıydı, kahkahaydı, labutları devirmeye çalışan, tırnaklarını kıran koskocaman bir yuvarlaktı eline almaya çalıştığın. Bazen Kordon'da gün batımıydı, bazen dünyanın bilmem hangi köşesinde geçirilecek olan keyifli tatil günlerinin hayaliydi. Bazen sayfalarca okuyup yine de bulamadığın Olric'in büyüleyici sözleriydi. 
 
"içimden şehirler geçiyor sen her durakda duruyor inmiyorsun"lardı. Oysa gidiyordu hepsi..Herkes boşver diyordu ve birisi bir sabah uyandığında neyin gittiğini anımsamayacaksın bile diyorde ve fakat anımsıyordun.
 
Her sabah, her öğlen ve her akşam; gün içinde gittiğin her semtte, uğradığın her durakta hatırlıyordun. Şair kadını inciten detaylardır derken canını yakan detayları görmemezlikten gelmeye çalışıyordun. Oysa gözüne gözüne sokuyordu mekanlar her şeye inat. Denizin ya da göğün maviliğinde kaybolup gitmiyordu yaşananlar, vapuların köpürttüğü dalgalarda vurmuyordu kıyıya.
 
Zaman diyordu eskiler, zaman herşeyin ilacı..Zaman akıyordu ama akmayan tek şey zihnindeki fotoğraflardı. Ya sen kabileye ihanet ediyordun ya da kabile sana ama ortada bir ihanet olduğu kesindi. Gündelik hayat oturmuyordu, yine de sucunun sesini duysan da ve trafik yine de her zamanki gibi sıkışsa da ve yine de arabanın vergi borcu her altı ayda bir artsa da. Sezen yine özlü sözler söylüyordu, Funda kulağını okşuyordu, beyaz perdede hayata inat güzel hikayeler akıyordu. Her gün bir kadın daha memleket gerçeğinde şiddet görürken, yine de 14 Şubat'ı pazarlıyordu gördüğün her görsel. Sevdiklerin, özlediklerin yanında olabilecekken, olmadığı için çalıştığın her günü kar sayıyordun, kandırıyordun kendini mazeretlerde ama hala çözemiyordun giden neydi? Giden bir gece barda sadece birisini götürmek adına feda ettiğin masumuyetin mi yoksa aslında hiç olmayan masumiyet miydi? 60'larda ve 70'lerde dayatılan hikayaler mi yalandı yoksa yaşananalar mı..
Bir şeyler hızla gidiyordu ve yakalayamıyordun. Koşuyor, nefessiz kalıyor ama yine de yakalayamıyordun. Tam senin sıran geldiğinde yakalamak istiyordun gideni, hazırdın artık ama neyi yakalamak istediğini bile bilmiyordun. 
 
Zülfü Livaneli türküsünde kayın ormanında kapıya dayanmak isterken bar kapısında eriyordu ideallerin. Işık görmek isterken küçük bir pencerede, içinde sönen ışığın farkında bile değildin. Giden büyüktü, giden değerliydi ama o kadar çok tefferuatlıydı ve sen o kadar önemsemeye programlanmıştın ki fark edemedi bile eksileni. Eksilen detaylar mıydı yoksa detaylarda sen mi eksiliyordun ?
 
Çoğunluğun sesi ne derse desin, sabah uyandım ve  '' aaa unutmuşum '' gibi değildi hayat.
İnanmazsın bile  bir daha ki hayatında kurbağa olarak uyanacağına ve yine de o kadar önemsemez silmeye çalışırsın bidiklerini, oysa mutlaka ki bir izi vardı zihninin ve biriktirdiklerinin..
 
İnanma; sana dayatılan, biter gider, unutulur hikayalerine. Hatırladığın, öğrendiğin ve bildiğin sürece varsın! Sakın unutma, silmelerine izin verme ve asla boşverme, sahip çık. Sen yaşadıkların ve öğrendiklerinsin.
Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 921
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster