Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
537
 

İçimi kağıtlara döktüm

İçimi kağıtlara döktüm
 

alıntıdır


Sessiz, dilsiz cümlelerim vardır benim.

Kimisi söylesem incitir karşımdakini, kimisi içime atsam yıpratır yüreğimi.

Hani dile gelemez ya bazen her fikir, her düşünce,

Hani sussan acıtır, konuşsan kanatır ya aklında raks eden bin bir hece

Bu yüzden kalem konuşur, ben susarım.

Yazarım yazabildiğimce…

Belki içsel bir huzurdur yazmak,

Belki içimden geçenlerin en sesli isyanıdır bir şeyler karalamak.

Yazdıkça hafifler yüreğimdeki yük.

Bilirim ki son noktada bitecektir dile gelmeyenlerin sıkıntısı,

Ve saracaktır içimi yeni sayfalar doldurmanın telaşı.

Neden yazıyorsun? diye sorar bazıları

Bilmezler ki yazarak alıyorum olumsuzlukların hırsını.

Ters giden ne varsa yazarak düze çeviriyorum,

Bana ağır gelenleri yazdıkça aza indirgiyorum.

Zaman her neye ilaç olacaksa olsun,

Ben ilacımın yalnızca yazmak olduğunu biliyorum.

Her sayfa dolduğunda bir düşünce eksiliyor içimden.

Kağıtlara haps oluyor keşkelerim,

Dilime dolanıyor sıkça iyikilerim.

Yarımlarımı tamamlıyorum kendi benliğimde,

Ve eksiklerimi gözlemliyorum kimse görmeden gizlice.

Sonra olup bitenin üzerine düşündüğümde

İçimi kağıtlara döktüm ve yine rahatladım işte. 

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(dvm) aynı düşünüyoruz,ben de aynı şeyi söyler, savunurum ve yapmaktayım da ama yine işte ufacık ama çok önemli bir farkla. Siz içinize atıyorsunuz esasen, anlamayacak birine ne diye kendimi yorayım,anlatmıyorum diyorsunuz! Belki daha önce anlattıklarınızı zaten dinlemediği anlamadığı için diyorsunuz, ancak içinizde, bunu “onunla”,sizi bizzat kıranla direk “paylaşmadıkça” hep o kırgınlık size kendini hissettirecektir. İçimizin kırıklığını tek bizzat yapan yine ancak onarabilir affettirebilir çünkü.Bundan önceki affetme konulu yazınıza da esasen yorum yazıyordum ve tam da bu içimizi kendimiz nasıl dindirebileceğimizi anlatıyordum ancak baktım çok uzun oldu,yazı olarak yazayım bari dedim.Affetme konusunu yazı olarak yazınca da TAM yazmak isterim.Her açıdan,tüm yönleriyle yazmak istediğim için de buraya geldiğim günden beri zaten hep aklımda, ama tarafımdan tamamlanmayı bekliyor işte:( Ancak bu tür durumlarla “Tevazu-Kibir” başlıklı yazım da ilintilidir, okunabilir.İçten sevgilermle

Filiz Alev 
 24.10.2012 5:05
 

Dediklerimiz zaten "genellikle" aynı, fark yapılanlarda. Ben ne demekteysem aynen söylediğim gibi de yapmaktayım,ama çoğu insan yapmıyor. O da biliyor doğruyu, biliyor ki söylüyor da lâkin söylediğinin aynısını yapmıyor veya yapamıyor.Görüyorum ki yapmaya gelince iş kafası karışıyor insanların,bilmeze düşüyor.Mesela sizin de yanıtlarınızda hemen her dediğinizin aynısını savunur söylerim ben de zaten ve yine aynen dediğiniz gibi çıkarırım o kişiyi hayatımdan.Veya uzaklaşırım, ender olarak geçici, çoğunlukla kalıcı… Ama,aması var işte işin, o bilir de benim onun ne gibi hatalarından dolayı böyle yaptığımı,kendisine de söylemişimdir,anlatmış açıklamışımdır çünkü, kırılır diye düşünmem, o beni YANLIŞıyla kırarken düşündü mü? Düşünmedi! İÇİM rahattır! Söyler fırsatı da tanırım 1-2, o da kendi üstüne düşenleri yapacak mı diye,anladıysa düzelttiyse onardıysa hatasını ne alâ,ama aynen devamsa veya bakarımki tık yok, güle güle. Yazma konusunda da,keza yazarak paylaşma konusunda da yine(dvm)

Filiz Alev 
 24.10.2012 5:00
Cevap :
İşte benim eksik olduğum nokta; kırmamak adına içine atmak! bu hep insanı fazlasıyla yıpratıyor hemde adaletli olmuyor. herkes yaptığını bilip ona göre değer görecek en doğrusu bu. Ben sessiz sedasız kaybolurum hep. Ama birde gelin bana sorun. İçim içimi yer, yıpranırımi, tükenirim. Dedim ya sizin ki en doğrusu; söyler yoluma devam ederim. Ben üzüleceğime haksızlık eden üzülsün.  25.10.2012 9:11
 

(Dvm) Yada şöyle söyleyeyim: Yanlışı varsa bir insanın onun hakettiği şey bundan rahatsız olmaktır zaten. Bundan hoşlanmamalarıdır zaten. İnsanların kafası hep karışık bu konuda,oysa kural çok basittir.Prensip şudur. Kimseye haksızlık etmeyeceksin. Herkese tam da durum neyse tam da hakettiğince. Yanlış yapan insan peki neyi hakeder, sevinmeyi mi, hoş tutulmayı mı, yanlışını bilmemeyi mi? İnsanlar bunu karıştırıyorlar hep. Olumsuz birşey yapmışsa da olumsuzluğu haketmektedir insan.DURUP DURURKEN birini kırmayacaksın,seni kırmış olanı veya bir yanlış yapmakta olanı değil. Yanlış yapmış olan, yanlışından dolayı bundan zaten üzüntü duymak durumundadır.Kırılmak için de haklı olmak gereklidir.Hem haklı değil, yanlış yapmış, hem de kırılacak,öyle bir hakkı yoktur ki,kırılırsa da kırılsın, onun sorunu, yapmayaydı yanlış. Ay bilmiyorum ki anlatabiltdim mi.. İnsanların işin bu püf noktasını çözememeleri de benim içime dert oluyor.Yanlış yapana çekingen çekimser davranmayacaksın Mervecim

Filiz Alev 
 22.10.2012 5:10
Cevap :
Bazen "Ah Filiz Ablacığım gördüklerimi görsen kim bilir ne derdin? eminim sen tecrüben doğrultusunda benden çok daha deneyimlisin. Ama bazen karşımızdakilerden uzaklaşmak iyi gelir bilirsin. Kağıda yazalım ki içimizde de kalmasın, ama hayatımızdan da çıkaralım ki fazla iz bırakmasın" diye konuşuyorum sizinle. sevgiler yolluyorum...  23.10.2012 8:19
 

Ama hayatım, o zaman da... yani özellikle yazının en başına bi dönüp tekrar okuyorum..Yok yani.. Evet,o zaman da dediklerinle yaptıkların birbirini tutmamış olur ki,malûm hiç de makbul ve değerli bir durum değildir bu insan için.Hem kendine de zarar bitanem.Ne o kadar atıyorsunuz ki içinize.Ona söylemeyip,yazıyorum işte atmamış oluyorum içime derseniz de yine olmaz.Onun bilmesi önemlidir.Karşımızdakiler onların yaptıklarına kırıldığımızı bilmediklerinde kırgınlığımızın kime ne yararı kalır? Kırıldıkmı söyleyeceğiz bunu karşımızdakine ki bunu bilsin,o da kendinin bilincine varsın. Onarabilecekse de onarsın hatasını.Bunun aksi yanlış bir şeydir.Neden deriz içi dışı bir olacak insanın diye? Hem insanın kendisi için hem de karşısındaki için yararı olan o dur da o yüzden.O nedenle "olması gereken" de "içi dışı bir olmak" ve "dediğiyle yaptığının da bir olması" olmuş olur zaten.Doğrusu odur.Sen ne diye kafa yoruyorsun karşındaki kırılacak diye,yanlışı varsa hakkı kırılmaktır zaten (dvm

Filiz Alev 
 22.10.2012 4:40
Cevap :
Filiz Hanımcığım Günaydın, çoğu zaman düşünüyorum insanı en çok ne yıpratır diye? ben beni neyin yıprattığını buldum; paylaşamamak! anlattığım halde dinlenmiyorsam, var olduğum halde yok sayılıyorsam bir süre bende karşımdakilere aynı davranmaya başlıyorum. Beni saatlerce konuşturup hiç birşey anlamayacak birine nefes tüketmektense, sayfalar dolusu yazmayı tercih ederim. Yapılacak en güzel şey sözü fazla uzatmadan kısa ve net cümlelerle uzaklaşmak. Sonrasında yüreğimizde saklı kalanlar ne olacak? onlarda kağıtlarda alacak yerini. Anlamayacak birine sarf edecek enerjim yok maalesef. Bakın şurada beni sima olarak hiç görmeyen arkadaşlar bile yazdıklarımdan birşeyler çıkarabiliyor. Mesela siz; dikkate alıp anlamaya çalışıyor yorumluyorsunuz. Bazen kalabalıklar içinde o kadar yalnızız ki gerçek hayatta paylaşmak o kadar kolay olamıyor. Sizin yorumlarınız benim için farklı bir pencere. Düşündürüyor...sizinle karşılıklıymış gibi konuşarak cevap yazıyorum mesela:)(devam)  23.10.2012 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1837
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster