Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '17

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
88
 

İçimin yangınları

İçimin yangınları
 

"Öleceğini zannettiğin günler de geçmedi mi?"


her rüzgâr kendi gücünü gösterir yüzünde

yalnızlığın burgacında gece düşerken güne

avazın bombardımanı patlıyor içimde

nafile banıyorum gözlerimi suskun maviye

 

anılara sırtını dönemeyen yüreğimin

neden, niçinlere cevabı yok

taş gibi ağır içimdeki yük

taşıyamıyorum artık kendimi

batıyor gözüme dünya

bir türlü barışamıyorum onunla

 

yeşermeyen bir gün daha öldü işte

oysa, bir kış evi düşlememiştim yaşamda

ömürde / yalnızdan başka yalnızlığı bilen var mı

kimse bilmez kimin içinde öldüğünü

 

uzakara arkada kaldı

baharın öpemediği yüzüm

sessizliğin göğsündeki gürültülü vuruşu dinliyor başım

hiç gitmiyor, bakışımdaki karaltı

kör makastarlar kesiyor sanki yolu

uzadıkça uzuyor tren yolları

 

uzak / yakında

darmadağınık çocukluklarının içinde

hayatı gözden geçiremeyen şaşkın gözleri

ölümün ve boşluğun sisinde

acı neşeleriyle

huzursuz sessizliği dağıtmaya çalışıyor

 

 

karanlık bir dürtüyle boşalıyorken ruhum

manzarada, gitgide kısılıyor ışığım

soğuk kuzey rüzgârlarıyla uçuyor yalnız kırlangıç

dünyanın çatısında / çoğalıyor soyut olma isteğim

 

 

bir çuha çiçeğiyim, küçülüyorum içimde

aklımı uçuran sesle

kendi zıddınla barışamayan

beyazın yokluğunda buluyorum kendimi

geçmişin hıçkırıklarıyla, uykuya esirliğim hep sürmede

kaç kapı kapandı

kaç yokluk yıkıldı üzerimize

 

dağlar ötesini aşan rüzgârın gürültüsü

durmadan filiz veren o korkuyu büyütüyor

yağmalanıyor dünya

ve cesaretli sözler, düşümde bileniyor sadece

 

pencerenin, boş saksılarında buluyorum

cinnetten kayıp aklımı

‘kış uğultusunda kalacak’ diyor ömrün

yenilmiyor kalemle korkular

 

 

her ânı söküp atan

kaçınılmaz olanla

ve de

içimde öldürmeye çalıştığım duygularla yüzleşmeliyim

ancak o zaman, o zaman bir mahkûmun

özgürlük sevinci başlayacak ruhumda

 

/hayat bahçemizde ölmüş çiçeklerin ihtarını

duymalı ki kulaklarımız

çıksın bir an önce, kuma gömülü başımız

devran döner

hayat herkese bir paraya olur bir gün/

 

biliyorum, nasırlı yaralarımı sevince

su vereceğim içimin yangınlarına

ateşten sonra, hepi topu

benden bir kül kalacak dünyaya

savaşçılarıyla, dünya yine aynı dünya

 

ben eksilmemeliyim

ben eksilmemeli

ben eksilme…

 

(20 kasım 2011)

 

Hâdiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle bir şiir ki içinde bir dünya var adeta, yaşamın destanı gibi...

Kerim Korkut 
 20.10.2017 14:54
Cevap :
Çok büyük tezahürat Bu kadarına layık mıyım bilemedim. Teşekkürler.   03.01.2018 16:34
 

Değerli yazarım, Hadiye hanımefendi, çok duygu dolu bir şiir. İçeriğinde, günümüzün sorunlarının tutuşturduğu alev, çaresizlikler, isyan ve tükenmişlik sendromu yaşanıyor. Özgürlükler, haksızlıklara isyan, hukukun solan yüzü, umutsuz bir aşkın bizi terkedip gidişi gibi ayrı bir hüzün ve acı oluşturuyor. Ancak, son dizelerdeki kelimelerin, yorgun dalgaların son bulması misali, şairin, yaşamın devamı doğrultusundaki umutlarının tükenişini de vurgulamakta ki,içimizdeki yangınların hiç sönmeyeceği yolunda bir endişe rüzgarına kapılıyoruz. Yaşamın yeni umutlarla güç bulması temennisi ile, selamlarım eşliğinde, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum, değerli kardeşim. Refik Başdere

Refik Başdere 
 24.07.2017 16:46
Cevap :
Değerli kardeşim bilgisayarım bozulduğu için telefondan yazmakta geciktim. Şiirlerine ayırdığınız zaman için teşekkürler ederim. Yeni yıl güzellikler getirsin herkese. Sevgi, selâm saglicakla.   03.01.2018 16:44
 
 
Toplam blog
: 494
Toplam yorum
: 1652
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 132
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster