Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '07

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
385
 

İçimizdeki cennet

İçimizdeki cennet
 

Bütün hayatımız boyunca iyi bir insan olmak ve iyi şeyler yaşamak için mücadele veririz. Aslında başlangıçta herkes bunu ister.

Bunu yaşamak ister. Güzellikleri ve iyiliği, hep gülümsemeyi…

Gün gelirde içimizden bazıları kendisine dönüp baktığında mutlu olmak ve iyi şeyler yaşamak için yaptığı şeylerin çokta iyi şeyleri de içinde barındırmadığını görünce, gördüklerine inanamaz.

Yaşamanın bedelini öderken, mutluluğun, mutsuzluğun, ve toplamda yaşadığımız onca şeyin bedelini ödemeden önce de bunlara ulaşmak için yaptıklarımızın, kimi zaman o başlangıçta hedeflediğimiz çizgiye götürmediğini ve tüm bu güzelliklerden çok uzakta olduğumuzu farkederiz.

Biliyor musunuz? Bazen düşünüyorum da farkında olmadan hayatımızı güzelleştirmek için başlangıçta tüm saflığımızla çizdiğimiz yoldan uzaklaşmaktan çok o doğru yolda ilerlerken attığımız yanlış adımlar, büyük hatalar ve bu hataların sonrasında sırf daha fazla üzülmemek adına söylediğimiz yalanlar bizim doğrularımız haline gelmeye başlıyorlar. Ve o yalanları gerçekmiş gibi görmeye başlıyoruz. Bizim gerçeklerimiz oluveriyorlar. Sonra da yalandan bir hayatın içinde sahte mutluluklar içinde çırpınıyoruz.

Peki ya gerçek nerede?

Sizce göreceli bir kavram mı?herkesin gerçeği farklı mı sizce peki?

Bizim gerçeğimiz ne peki?

Hadi sorun kendinize…

Biz bile gerçek değil miyiz acaba?

Evet…

Sadece gerçeğin yansımalarıyız…

Aşık olduğumuz kadın gerçek mi peki?

Peki o yere göğe sığdıramadığımız aşkımız ?

Gerçek mi?

Sevgimiz? Bu yaşadıklarımız gerçek mi?

Biz gerçek miyiz?

Bizim gerçeğimiz nedir peki ozaman?

Yürüdüğümüz yol, aldığımız nefes, gözyaşlarımız, gülümseyişimiz, mutluluğumuz, üzüntümüz, kavgalarımız, savaşlarımız, insanların hiç durmadan birbirini defalarca aldatması peki? Savaşlarda annesini babasını kaybetmiş ve hayatında kendisinden başka kimsesi kalmamış ağlayan küçük masum çocuklar peki?

Yağmurun ardından beliren gökkuşağı, küçük bir kız çocuğunun saf, masum ve içten, tertemiz gülümseyişi, gerçekten ama gerçekten bütün iliklerine kadar mutlu olduğunu hissetmek?gerçekten sevildiğini ve sevdiği, aşık olduğunu ve ölesiye aşkı yaşamak ne kadar gerçek?

İçimizdeki cennet, o güzel mutluluk kıvılcımları, sevildiğini ve sevdiğini bilmek, en sevdiklerinin hep yanında olması, hayatın boyunca namuslu yaşamak çalışmak, kazanmak, paylaşmak, bu sevgiyi yaşamak hemde tüm iliklerine kadar bunu hissetmek, gerçek mi?

Gerçek nedir biliyor musunuz?

Gerçek bizi o kadına aşık eden, Bu güzel aşkı yaşatan, bu güzel aşkı yaşamamızı sağlayandır. bu sevgi dolu hayatı yaşatan, ya da tam tersini yaşatan…

Bize o kadını sevdiren o kadına da bizi sevdiren şey gerçektir…

Bize bu hayatı, bu güzellikleri yaşatan gerçektir.

Ve gerçek birdir.

Sadece bir tanedir.

Bu güzellikleri yaşatandır gerçek…

Biz gerçeğin yansımalarıyız…

Yansımalarımızın gerçekliği ne kadar net ve pürüzsse o tek olan gerçeğe o kadar yakınlaşıcaz demektir…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1388
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

25 Ekim 1980 yılında Bakırköy'de bir devlet hastanesinde dünyaya gelmişim. Her yeni doğan bebek gibi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster