Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1056
 

İçimizdeki Gizli Bahçe 1

İçimizdeki Gizli Bahçe 1
 

Dünya Çocuk Klasiklerinden olan ve Frances Hudson BURNETT’in yazdığı “Gizli Bahçe” kitabını okudum. Kitap çok güzel yazılmış bir başka gözle baktığınızda aslında insanın içindeki gizli bahçeyi anlatıyor yazar. Bu bakış açısını burada sizlerle paylaşmak istedim.

İnsanlar çok uzun süreler boyunca içsel gözleri kapalı, içsel kulakları kapalı, içsel sezgileri kapalı, içsel dokunuşları kapalı olarak yaşıyorlar. Uçmayı bekleyen kozadaki kelebekler gibi. Bu içsel duyuların açılabilmesi için bedenimizdeki görüşlerin, duyuşların, konuşmaların ve dokunuşların negatiflikten pozitifliğe geçmesi gerekiyor. Bunu yavaş yavaş yapmaya başladığımızda içselliğimiz açılıyor. Aslında içselliğimiz açıldığında biz dünyaya ikinci kere geliyor muşuz gibi oluyor. İkinci kere geldiğimizde dünyaya, oranın aynı bir bebek gibi nasıl olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Orada yeniden yürümeye çalışıyoruz. Çevremizdekileri tanımaya çalışıyoruz. Ama bu sefer annemiz falan yok. Kendi içsel dünyamızda ve burada aslında bize yardım edecek olan yine kendimiz. Yine kendimiz. Yani Tanrı.

O yüzden içsel duyuları açılan insanlar artık Tanrının tamamen bahçesine yerleşmiş oluyorlar. Korkulacak bir şey yok orada. O bahçeye tabii ki negatiflikte girebiliyor. Çünkü izni var. Hala tam anlamıyla diğer bahçelere geçmediğin için bir adalet sistemi var. Seni hala o bahçeden çıkartırım diye uğraşıyor. Çünkü insanoğlunu cennetten çıkartmıştı şeytan. O yüzden oraya girip hala insanı tekrardan gerisin geriye getirebilir miyim diye düşünüyor. Ama o bahçelerde eğer o bahçelerin güzelliğine kapılmayıp, oralarda oyalanmayıp ve incelikleri çok iyi fark edebilirsek, anlayabilirsek, hissedebilirsek ve direkt Tanrıya bağlı kalabilirsek o zaman işte gizli bahçemizdeki yardım köşesi açılıyor ve bu yardım köşesi Allah’ın bize bir lutfu oluyor. Allah’ın katındaki yardımlardan birinin gelişi oluyor.

Ruhun daha güçleniyor. Ruhun daha da güçlendiği zaman diğer kapıları bulabilmek için şansın artıyor. Evet senin şansın artıyor, gücün yükseliyor ama şeytanın da incelikleri artıyor. Bu aslında şu demek oluyor. Sen Tanrıya yaklaştıkça, şeytan da yükseliyor ve ona göre başka savaşlar başlıyor. Sen zannetme ki yükseldikçe ben rahata ve huzura eriyorum. Yükseldikçe sınavlar artıyor. Ama sen bu sınavlarında her defasında Allah’tan lutfunla terbiye olmayı isteyebilirsin ve lutfunla terbiye olmayı istemek bile birazcık korkaklık ama sonuçta bunu istememiz gerekiyor bir noktaya çıkana kadar.

Çünkü insanın kaybetmekten sakındığı değerler oluyor, çocukları oluyor, işi oluyor ama tam anlamıyla hiçbir şeyde gözü olmadığı zaman, hiçbir şey onu üzmediği zaman çok daha üst boyutlara fırlıyor. Tabi iş bu noktaya gelene kadar yavaş yavaş, yavaş yavaş gidiyor. Diyorsun ki, işte ne diyor Tanrı Kur’anı Kerim’de “çocuklarınız, mallarınız, eşleriniz sizin için birer sınavdır.” İşte sınav dediği bu. Yani evlenmek, çoluk çocuk sahibi olmak her şey güzel ama aynı zamanda yol kesici, onlara bağımlılık arttıkça kaybetme korkusunu yaşıyoruz.

Gizli bahçe daha devam ediyor, bir sonraki yazıda da nasıl bulunur ve bu bahçede neler var onları anlatmaya çalışacağım. Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın.

Alahattin Öztekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5148
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster