Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
421
 

İçimizdeki öyküler...

İçimizdeki öyküler...
 

Göz sanır ki baktığında diğerleriyle aynı şeyi görecek. Oysa ne çok yanılır... Yanılır...

Sabahın en tatlı keyfiydi o bir fincan kahve. Mutfak masasında öyle kaygısız oturmuş da kalmıştım. Gün diğerlerinden farksız sanıyordum. Ah ne gaflet! Dilimdeki acımsı lezzetin içimde böylesine bir masal yaratacağını bilmez aklım, bomboş gökte öylesine dolaşan bir gezegen gibi salınırken, birden o fincanın içinden başka bir dünya açıldı kucağıma. Bir kitabın kapağını açan ve sihre inanan 8 yaşında bir çocuğa benziyordum. Harfler küçük periler gibi etrafımda uçuşup ellerime parıltılı ayaklarıyla başka bir dünyanın izini bulaştırıyordu sanki. Ah akıl ah insan sen kendi gücünden neden bunca bihabersin?

Kara telvelerin de kendine özgü bir hayatı olmadığını kim söyleyebilir? İçinde kocaman bir ülke büyüten ne çok gezegen var kim bilir? Bir karınca yuvası, toprağın altında koca bir krallık yaratamaz mı biz sefil insanoğlu ile dalga geçerek?

Fincan usul usul içine çekiyordu gözlerimi. İnsan bazen, o çok nadir zamanlarda, gözlerini kurtaramıyor çukurlardan. Ve o çukurlara takılan gözler gerçekten pay almış yaratıklarıyla seni kendine sırdaş yapmaya çalışıyorken, sen bu dünyanın yalan düzen hayatına geri dönmek için gözlerini geri almaya çalışıyorsun. Sanıyorsun ki; dünya üzerindeki herşey gerçeğin ta kendisi, masallar, öyküler, periler, devler, parıltı ve pembe gökyüzü hep birer yalan. Oysa o masalsı yaratıklar her masalın kapısına gelene soruyorlar "Senin gerçeğin ne?" Düşünmüyorsun öyle değil mi kendi gerçeğini? Kendi gerçeğini tüm insanoğlunun gerçeği sanana gülüyor tüm masal yaratıkları? "Bir yalanla hemhal oldunuz" diyorlar "ve siz herşeyi hakettiniz. Kıyın birbirinize size anlatılan ve gerçek olduğunu sandığınız masallara inanarak."

Bu sefer kaçmadım fincanın o cehennemi çukurundan. Baktıkça baktım, gözlerimle içtim. Çukurlar, içine bakmaktan korkmayana dostmuş öğrendim. Bir yanda masallar yaşanıyordu, bir yanda öyküler anlatan ve etrafında çocukları büyüleyen biri vardı. Bir başka yanda aklının içindeki dünyayı hapsetmekten vazgeçmiş dünya üzerinde nefes almayan insanlara hayat vermiş bir kadın vardı. Bir panayır yeri gibiydi o fincanın içi dünyanın kirinden pasından arınmıştı.

Ah çocuklar çocuklar çocuklar... Masalların içinde pembe mavi gülümsüyorlardı. "Dünyanın gerçeği bu" diyordu yaşlı adam onlara "öykülerinizi yitirmeyin." Çocuklar henüz yeni açılan gözlerine onun kelimelerini dolduruyorlardı. Bir süre sonra o fincanın içinden dünyaya taştıklarında, öykülerle büyülenmiş gözleri dünyanın asıl gerçeğini görüp, öykülerden nasibini almamış tüm bu insanlara şaşkınlıkla bakacaktı.

Yaşlı adam hırıltılı sesiyle tekrar etti. Ama bu kez çocukların değil benim gözlerime bakarak. Başını gökyüzüne kaldırır gibi kaldırdı fincanın en dip çukurundan: "Öykülerinizi kaybetmeyin. İçinde öyküler taşımayan bu dünyanın gerçeğini anlayamaz."

Bir damla düştü gözümden fincanın kalbine. Yaşlı adam bana bakıp gülümsedi. "Hala bir öyküye ağlıyorsan umut var demektir. Bırak o damlalar aksın. Her damlanda içinin öyküleri yayılsın yeryüzüne. Yaşa uzun yaşa. Her gününde aklındaki o parıltı bir nefeste can bulsun."

Usul usul silip geçti az önce fincanın içine düşen damla o yaşlı adamı. Geride bir ses kaldı."İçinizin öykülerini kaybetmeyi.........."

Resim: http://aselclub.deviantart.com/art/Story-Teller-II-33248917

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öykü hayattan değil, öykü senin içinden taşmış... Bakışın, görüşün, algılayışın belki de farklı olan... Bildiğim içine düşenlerle sen olduğun, düştükçe büyüdüğün, büyüdükçe güzelleştiğin... İçine düşen öyküler hep olsun... Sevgimle...

Hoşsada 
 22.01.2008 20:50
Cevap :
Bazen hayattan taşıyor ben topluyorum, bazen içimden taşıyor hayat onları bana geri yolluyor :) Öyküler hep içimizde olsun. Sevgimle...  22.01.2008 20:53
 

Ve şöyle dedim dostuma; Ben öyküyüm herkes gibi, sen gibi. İlla kitap olmamı isteme yada hayatımı ifadeleştirip yazıların içinde harflerin hamallığına yükleme öykülüğümü. Benimle konuş, beni dinle bana bak. hangi açıdan dinlemek istersen öyle bak; en çokta dost gözüyle bakıldığında öykülerin en haysiyetlisi olurum .:) sevgiyle kankaaaaaaaaaaaa. Selam ve sevgiler dostum. ( hava piyade Çavuş Yücel. kısadönem) Yine harika bir yazınla aldım selamını, kabul ettim. Başım gözüm üstüne dostum.

Yücel! 
 22.01.2008 18:03
Cevap :
Benim candostum, kıymetlim seni çok ama çok özledim... Sen hep hayatımda çok kıymetli, saf, tertemiz bir dostluk öyküsü olarak var olacaksın. Ve ben tıpkı senin dostluğunu içimde her daim taşıdığım gibi öykünü de taşıyacağım. Az kaldı dostum yine şen kahkahalarımızla uzun sohbetlerimizle bir arada olacağız. En içten sevgimle saygımla dostluğumla sana her zaman...  22.01.2008 18:20
 

Dünyanın gerçeği çocukların o masum, temiz yürekleri. Bizler ellerimizle kabus yapıyoruz dünyanın gerçeğini. Her yürekte bir öykü olması ve damla damla da olsa insnaa ulaşması umut ettiriyor güzelliklere... Öykün içindeki öykün hep var olsun sevgili Fulya

Meral Yağcıoğlu 
 21.01.2008 10:04
Cevap :
Belki de masumiyetin kaybı insanın içindeki öyküleri kaybetmesinden kaynaklanıyordur. Bu yüzden o öyküleri içimizde taşımamız ve onlara inanmayı sürdürmemiz gerekiyor. Buna bütün kalbimle inanıyorum. Sevgimle saygımla size...  21.01.2008 11:14
 

övülürken gözden kaçırılan birden fazla gerçek olduğu ve bu gerçeklerin herbirinin değişik öykü düzeylerinde yazıldığı aslında.Hayatı algılıyoruz ve algılar kişiye özel o yüzden "haber" denen kesin gerçek diye sunulan bir bilgi bile birinin algısından derlenen bir öykücük.Öykü hayatın özü.Kurmacasız gerçek sözkonusu bile değil.Sevgiler canım.Sağol bu değerli öykünü bize sunma lütfunda bulunduğun için ve sağolsun editörler bu güzel öyküyü okumamıza vesile oldukları için:))

ni 
 20.01.2008 17:43
Cevap :
Sözün üzerine tek lafım yok :) Çok çok teşekkür ederim.Sevgimle sana her zaman...  20.01.2008 18:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster