Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
321
 

İçişleri Bakanı böyle de Başbakan farklı mı?

İçişleri Bakanı böyle de Başbakan farklı mı?
 

  • Gördük, görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz… İçişleri Bakanı, AKP’nin zihin dünyasındaki yansımasıdır. Ve gayet rahat, gayet derinden, gayet kendinden emin… Zihninin taaaa derinliklerinden, dudak aralarına süzülen düşünceleriyle, pardon… “Düşünceler!”, yok aslında daha başka şeyler… Fazlaca kafa yoramadığımız ama bir şekilde zihnimizi gıdıklayan, rahat vermeyen, sıkıntıya sokan başka şeyler söylüyor… Tam olarak ne dediğini anlamasak da, demek istediği meramı şöyle okkalı sözlerle dile getiremese de, bakanın harbiden tuhaf şeyler söylediğine kanaat getirebiliyorum. “Kendinden emin” demiştim ya… Öyle bir gerçek var. Hiçbir çekincesi, kaygısı, kafasına taktığı bir şey yok. Oysa bu güne kadar normal şartlarda bakana “Güle güle” denmesi gerekirdi değil mi? Hayır ama… Başbakan, gücünden emin midir, bilemiyoruz ama bir şekilde bakanına sahip çıkıyor. Dokundurtmuyor… “Güçlüyüm ve benim gücümü kabul edeceksiniz” dercesine, bakanına toz kondurtmuyor. Ama bir şekilde kazan kaynıyor… Ağır toplar yüzünü bakana çevirmiş “Hayır ama bu kadarı da fazla” demeye getiriyorlar. Ve “İnsani değildi” demek zorunda kalıyorlar.
  • Ben aslında bakan suretinde bizi yönetenlerin zihin dünyasını fazlasıyla algıladığımızı düşünüyorum. Gerçi hani diyeceksiniz, “Bu güne kadar nasıldı?” diye ama… Doğru, bu güne kadar hiç de farklı değildi.
  • “Ölmeselerdi, yargılanacaklardı” sözü için ne söylenebilir? Şöyle bir karşı görüş ileri sürmek mümkün mü acaba? “Öldüler ve her şey bitti.” O halde fazla kurcalamanın bir anlamı yok ve zaten kaçakçıydılar, zaten fazlalıklardı, zaten bu coğrafyanın lanetlenmişleriydi, zaten olmasalar da olurdu kıvamında ifadeler… Ve “Özür diledik ya” azarı… İlaveten, “Ederlerinden fazlasını ödedik ya” küstahlığı…
  • Geçtiğimiz günlerde BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş “Kim demiş kaçakçılardı, hayır, getirdikleri her bir mal için sınır boyu karakollarına fazlasıyla para ödüyorlardı” demişti.
  • Yani, devlet ve hükümet yediği haltın üzerini örtmek için, olmadık takla atarken, sınır boyu kaçakçılığını yeni mi hatırladılar? Başbakan “Kimse sınır boyu kaçakçılığını meşru göstermeye çalışmasın” derken neyi kastediyor, doğrusu anlamadım. O halde demezler mi adama “Sen de işini yap o zaman” diye. İşini yapmak, sınır boyunda kaçakçılığa mahkûm kalmış olan insanları öldürmek midir? Ve ölen insanların üzerinden “Hata olmuştur” demek midir?
  • Dostlar, bu işlerde özür işin hikâye kısmıdır. Bence beklenen bir özür değildir. Ölen öldüğüyle kalmış, bu insanların yaşam haklarını korumakla mükellef devlet ve hükümet bizzat kendi eliyle insanlarını öldürmüştür. Özür beklemek abestir. Beklediğimiz odur ki, bir hükümet yetkilisi çıksın, adam gibi “Kardeşim biz beceriksiz bir halt ettik ve bu ettiğimiz haltın altında kaldık”. Hepsi budur. “Özür” kurumuna başvurmaksa, işin ikiyüzlülüğüdür.
  • Yani demem o ki, insanlar hükümet marifeti, devlet fiiliyle öldürülmüştür… Her biri daha minicik bebedir… Bu işi özür çözmez, sadece adam gibi itiraf çözer, “Bu işi yüzümüze gözümüze bulaştırdık” demek yeterlidir. Diğeri ise… Yani “Ederlerinden fazlasını verdik ya” demek, bir zihin dünyasının küstahlığıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nihat bey merhaba... Bu tür olaylara karışanlarında ''cinayetten'' yargılanması gerekir ki bundan sonrası için caydırıcı olsun... Sevgiler...

KUYUCAK 
 25.05.2012 10:13
Cevap :
Bence de Hasan Bey...  25.05.2012 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster