Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
197
 

İçtenlikten yoksunluk

Biçim, iç çelişkinin bir yansımasıysa 'seçim' de var demektir. Sokağa çıkarken, işe giderken veya bir kutlamaya giderken giyeceği kıyafeti seçen insan, birbirlerini tanımada da seçici olurlar. Bu 'seçme'nin ölçüsü nedir, acaba? Güzellik mi? Kariyer sahibi olmak mı? Zenginlik mi? Bilgili olmak mı? Yoksa hepsi olmak mı?

Hepsi olamayacağı için seçer insanoğlu, zaten; en çok da "en çok fark bulduğu zaman" seçer. 'Seçme' işini yapan beynimiz olduğuna göre, seçerken "beyin zenginliğine" erişmenin büyük önemi vardır. Bunun yolu da 'bilgi sahibi olmak'tan geçtiğine göre, herhalde, insan insanı seçerken elbise seçer gibi davranmayacaktır!

Güzeli, iyiyi, doğru olanı seçebilmek, belirli bir olgunluğa dayanır. Olgun insanın 'insan' seçimi de, elbette ki olgunca olacaktır!

"Hiç de değil" der gibi, sesinizi duymaktayım...

- Yalanını duydun, gördün; onu seçer misin?

- "Güzelse seçerim" diyebilir misin?

- Bencil olduğunun farkına vardın; onu seçer misin?

- "Beni seviyorsa seçerim" diyebilir misin?

- Şişirmeyle ün sahibi olmuş, ona güvenebilir misin?

- "Zenginse farketmez" diyebilir misin?

Bu kadar uzun detaya neden gereksinim duydum?

Bloga girdiğimin hemen ilk haftasında, nikler arasındaki ayrımcılığı hemen farketmiş; uzun bir zaman yazı yazıp yazmamak arasında gidip geldim. Konuların içeriklerine bakılmaksızın okunma oranlarının belirli nik sahiplerinin yüksek oranda olması, doğrusu midemi bulandırdı.

"Zevkler ve renkler ayrı ayrıdır" deseniz de,  - dedik ya - 'seçme' işinin de kendine göre belirli kuralları vardır. "Kuralsızlık da bir kuraldır" diyenlerin bulunduğu ortamda "kaos-düzensizlik-ikilik-dualite" var demektir.

"Aslında bu çok bayat bir konudur" diyenlerin sesini duymaz değilim. Ama, "saç, başta ağarır" derler. Bunun başka yolu da yok. Yine burada halledilecek bir konudur. edilmezse ne olur?  Blog, gittikçe verimsizleşir.

Bindiği dalı kesenler yok mu? Elbetteki vardır. Bunları ayıklamak, yine blog yazarlarına düşer.

Yazı yazmak, içten gelen saf, temiz, samimi duyguların dışavurumudur. Bu duyguyu hissetmeden yazılan yazılar hemen kendilerini belli ederler. Çünkü, bu tür yazılarda sanat ve kültür birikimi yoktur. Sadece dışarıdan; yani, bir sayfadan diğer sayfaya "aktarım" dan öteye gitmeyen 'fotokopi'  türü yazılar vardır.

Özellikle bu son zamanlarda din ve milliyetçilik gibi konuların, başka yerlerden kopyalanarak yayına sunulması, zamanla bu konularda kişilerarası gruplaşmalara meydan verir ki, bu da blog'un kalitesini düşürür.

Dindardır diye, milliyetçidir diye seçimler yaptığımızda, acaba bunlardan bir tanesinin ağırlıkta olması, seçimimizi o yöne kaydırmaz mı? Kaydırırsa, diğer özelliklerden de bir şeylerin olmasını istemez miyiz? Elbette ki isteriz ve beynimiz tek yönlü karar verdiğinde, o beyne daha "olgunlaşmamış beyin" kişi deriz.

Bir diğer konu da "gönül" konusu. İnsanın bütünlüğünü sağlamasının sadece bilgiden geçmediği, olgun olabilmesi için kişinin gönül sahibi olmasının da çok önemi vardır.

Gönül, sevginin yuvasıdır. Bu yuvada seçim yoktur. Aklımızın, 'seçim' aramak için girdiği 'gönül kapımızda' tüm seçimler birleşip tek bir şeyin adını alır ki, o şeyin içinde tüm seçeneklerin hepsi de vardır. Bu tek şeyin adı elbette ki, 'sevgi'dir.

Sevgi, sadece kişileri değil, dünyayı ayakta tutan en büyük güçtür. Sevginin olmadığı yerde kargaşa vardır, çekememezlik vardır, kavga vardır, savaş vardır; kısacası orada huzur yoktur.

Sevgi, içtenlikten, samimiyet göstermekten doğar; 'seçim'i asgarıya indirir. 'Seçme'nin olduğu yerde 'ikilik' de var demektir. Son zamanların 'farklılık' modası, kişileri, halkları, toplumları, ülkeleri ayrıştırmaya yönelik, emperyalist / yayılmacı güçlerin bir tuzağıdır. Parçayı değil, bütünü görmek esastır. Kişileri değil, kişi-insan'ı görelim. Yoksa, herkes zaten farklı görünümdedir.

Alaettin Morgül / 16.02.2012 -  18:O8  18

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel ve değerli bir yazıydı. Bloğa kaydolduktan sonra aynı düşünce akışından geçtiğimizi gördüm. Tek ekleyebileceğim, sevginin de "saygı" çıkışlı olduğudur. Bunun ötesinde her cümlenize aynen katılıyorum... Böylesine güzel bir yazı için teşekkürler, saygılar...

Filiz Alev 
 17.02.2012 20:02
Cevap :
Yazıyı beğendiğinize memnun oldum, Filiz hanım. Haklısınız, saygıdan da biraz söz etmeliydim. O zaman, SAYGI; "Herkesin sevme, değişme ve gelişme kabiliyeti olduğunu bilmek demektir" diyerek, yazıya hep beraber bir ekleme yapalım. "Sevgi, saygı duymaktan geçer; sayan sever, seven sayar" ı da ekleyerek... Katkınız için teşekkürler.   17.02.2012 22:16
 

Alaettin bey, merabalar... Yazınızda vurguladığınız çerçevede, içten ve samimi yazmaya çalışan bir yazar olarak, yazdıklarınıza katılıyor, paylaşımlarımızın artmasını diliyorum. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 17.02.2012 13:10
Cevap :
Katkınız için teşekkürler Cem Bey, selam ve esenlikler dileğiyle.  17.02.2012 17:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1072
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster