Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1139
 

İdam cezası geri gelmeli mi?

İdam cezası geri gelmeli mi?
 

moralhaber.net


"Başbakan'ın idamla ilgili sözleri için ne düşünüyorsun?"

 
"Ne demişti Başbakan?"
 
"Siyasi suçlarla ilgili olarak değil ama terör ve ölüme sebebiyet verme kapsamında idamı tartışmak elbette mümkün olabilir.” demişti."
 
"Ne yani, ona bakarsan trafik kazası sonunda da ölüme sebebiyet veriliyor?"
 
"Yok canım, onlar taksirli suça giriyor. Uzun süre o cezaların üst sınırı 2 yıl hapisle sınırlıydı."
 
"Sanki şimdi ağır cezalar mı veriliyor?"
 
"Aslında alkollü bir sürücü kaldırıma çıkıp, birini eziyor. Savcı 20 yıl hapis cezası istiyor, sonuçta 5 yıl ceza veriliyor, duruşmada iyi hal falan derken, infazı da sayarsan birkaç yılda suçlu dışarı çıkıyor."
 
"Haklısın. Bu yüzden mağdurların aileleri isyanları oynuyor ya."
 
"Sen de konuyu dağıttın. Başbakan'ın söyledikleri terör sonucunda hayatını kaybedenlerle ilgili. Bunların ölümüne sebebiyet verenler, idam edilmeli diyor."
 
"Bence haklı. Bugün bu konuda bir referandum olsa, halkın çoğu idam geri gelsin der."
 
"Der mi acaba?"
 
"Bence der."
 
"Bu saatten sonra idamın geri gelmesi düşünülemez. Dün  Milliyet'in "Düşünenlerin düşünceleri" köşesinde AİHM eski yargıcı, CHP İzmir milletvekili Rıza Türkmen açıkça yazmış. idam geri gelirse Avrupa Konseyinden bile çıkmak zorunda kalırız diyor. Her türlü suça karşı idamın kalkması konusundaki protokollerde imzamız varmış."
 
"Orası öyle. Muhalefet Başbakan'nın şov yaptığını düşünüyor. Şehit ailelerinin gönlünü almak için konuşuyor olabilir."
 
"Bence yasal olarak idam kalktı ama, fiilen kalktığını düşünmüyorum."
 
"Nasıl yani?"
 
"Ben bir güvenlik görevlisi olsam, yani harekat polisi veya asker olsam, bir çatışma sırasında veya daha önceden  yanımda arkadaşlarımı şehit vermiş olsam, o çatışma anında PKK lılar teslim olsa bile ben onları sağ bırakmam."
 
"Ne yaparsın?"
 
"Ne yapacağım? Onları kurşuna dizerim."
 
"Bu şekilde idam ancak savaşta olur."
 
"Karşı taraf savaşta olduğunu söylemiyor mu? En doğrusu bu zaten."
 
"Konuşturmayı düşünmez misin?"
 
"Birkaç kişi teslim olursa konuşturmayı denerim tabii. Ama hiçbiri konuşmazsa sırayla öldürürüm. Zaten birini öldürünce diğeri birşey biliyorsa mutlaka konuşur."
 
"Sen de ne kadar gaddarmışsın. İyi ki asker olmamışsın. Bizim güvenlik görevlilerimiz ister asker olsun, ister polis öyle şey yapmazlar."
 
"Yapmazlar mı?"
 
"Yapmazlar tabii, peki silahsız  PKK lılar güvenlik güçlerine gelip teslim oluyorlar. Onlara birşey yapıyorlar mı?"
 
"Ben de olsam bir şey yapmam. Onlar çatışma anı dışında, pişman olup, teslim oluyorlar. O başka, çatışma sırasında teslim olanlar başka. Aslında onlar da sağ yakalanmaktansa ölmeyi tercih ediyorlar. Hele karakollara saldırdıklarında robot gibi davranıyorlar. Herhalde onlara uyuşturucu veriyorlar. Adamlar sanki filmlerdeki  evrenin askerleri gibi ölmek için geliyorlar. "
 
"Geçenlerde sağ yakalanan bir çocuğu almışlardı."
 
"Evet, o çocuğun yaşı küçüktü ve güvenlik güçlerine silah doğrultmamıştı."
 
"PKK lılar kaçırdıkları askerleri daha sonra serbest bırakıyorlar ama."
 
"O işin propagandası. Ona bakarsan milletvekillerini de kaçırıp, serbest bırakıyorlar, hatta bazı milletvekilleriyle öpüşüyorlar bile."
 
"Kusura bakma arkadaş, ben arkadaşlarımı şehit eden PKK lılar için idam cezası olmadığını bildiğim için onları sağ bırakmam. Zaten dikkat edersen, hergün şu kadar PKK lı etkisiz hale getirildi diye haberler çıkıyor. Şu kadar PKK lı sağ yakalandı diye bir habere rastladın mı?"
 
"Çok iddialı konuşuyorsun. Güvenlik güçlerine iftira atma."
 
"Benim kimseye iftira attığım yok. Ben sadece düşüncelerimi söylüyorum. Ben onların yerinde olsam diyorum. Sen savaş ortamı nedir? Biliyor musun? Ya öleceksin, ya öldüreceksin. O esnada insan neredeyse şuurunu kaybediyor. Benim yanımda arkadaşım şehit olacak ve ben onları sağ bırakacağım, Yok öyle bir şey. Belki idam cezası olsa, teslim olanları adalete teslim ederim ama idam cezası yok artık."
 
"İdam cezasının tek yararı caydırıcılık yönü. İdam cezası olsa terör bu kadar azmazdı. Hatta, çocuklara tecavüz edip öldürenler, karılarını öldürenler, ve ona benzer durumlar. Belki bu kadar çok yaşanmazdı."
 
"Evet caydırıcılık yönü açısından haklısın. Ama artık çok geç. İdam cezasının geri gelmesi mümkün değil. Her ne kadar Başbakan ve MHP başkanı desteklese bile."
 
"Acaba halk bu konuda ne düşünüyor? İdam cezası geri gelmeli mi?"
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(Blog'daki diyalog sanki Bahçeli'yle yapılıyor gibi algılanıyor. Onunla olmadığı yazının sonunda anlaşılıyor. Ben böyle algıladım, yanlış algılamış olabilirim) Erol Bey sizin de dediğiniz gibi ateş düştüğü yeri yakıyor. Başkalarının çocuğu şehit olunca veya tecavüze uğrayınca "İdam olur mu canım, ne idamı" diyenler, sıra kendilerine gelince en ağır ceza verilsin istiyorlar. Caydırıcılık bakımından idam olmalı. Hakedenler de idam edilmeli mutlaka. Ceza yasaları da yeniden düzenlenmeli bence. Evine hırsız girmiş, bu hırsıza ebeveyn yatak odasının haricinde bir şey yaparsan sen suçlusun!.. Buyur burdan yak. Adam hırsızlık yapıyor, gasp yapıyor, trafik kazasında adam öldürüyor iki gün sonra dışarda. Tamam bunlar idam edilmesin ama 5-10 yıl ceza alsın, caydırıcılık olsun. Selam ve saygılarımla...

S Zobu 
 11.12.2012 10:51
Cevap :
Ben yazımın başında bu konu "Blog yazarları tartışıyor" bölümünde tartışılsın istedim diye yazmıştım. Ancak konu buraya alınmayınca ben de kendi kendime tartışırım demiştim. Bu yazımdan sonra bu konu ilgili kategoriye taşındı ve yazımın başındaki bu bölüm de blogdan çıkarıldı. Eğer idam cezası kaldırılmasaydı, idam cezası tatbik edilmese bile, meclisin elinde bir koz olurdu. PKK lılar ve PKK yandaşları bu kadar cesur olamazdı o zaman. Çünkü zaten idam cezası 18 yıldır uygulanmıyordu. Ama AB ye girmek için bu cezayı kaldırdılar. Ben AB ye gireceğimize de hiç ihtimal vermiyorum. Bunun yanında eşlerini öldürenler, çocuk katilleri, tecavüzler de arttı. Esas adalet suça uygun ceza vermekle olur. Yoksa şehit analarının ağlamaları devam edecek gibi görünüyor. Teşekkürler Suat bey. Saygılar, selamlar....   11.12.2012 17:36
 

Eşi, çoluğu çocuğu hunharca katledilmiş bir babaya sormak lazım kimi zaman? Kimi zaman da evladının sarılacak bir bedenini bile bulamayan şehit annesine. Ben karşıyım diyenlerin kanamamış yüreklerine sormamak lazım. Caniliği alışkanlık yapmış merhametsizler için var olmalı idam. Ufacık çocuklara taciz tecavüz ederken yüzünden hayanın ve pişmanlığın p sini taşımayanlar için var olmalı idam.

Tarık Azra 
 30.11.2012 17:20
Cevap :
Ateş düştüğü yeri yakar Tarık bey. O acıları çekmemiş olanlar, çok rahat idama karşı çıkabiliyorlar. Tabii, tek dileğimiz Allah'ın bu acıları idama karşı olanlara da, karşı olmayanlara çektirmemesidir. Teşekkürler. Selamlar...  30.11.2012 17:29
 

elbette idam gelmeli kantarın topuzu kaçmadan sadece adalet sağlanmalı. işin enteressan tarafı suç işlenmesinin önlenmesine yönelik etkisi düşünülerek tartışılıyor oysa düşünmemeli hangi tedbir alınmışta dünya kurulduğundan beri suçun önüne geçilebilmiş ki bu imkansız ben emekli emniyet müdürü olarak diyorum ki adaletin sağlanması bakımından idam olmalı her suş işleniş şekline amacına kastına kusuruna bakılarak müeyyidesi suç ve ceza dengesi kurulmalı yoksa biz türk milleti olarak adalet sağlanmadığı inancına sahip olduğumuz zaman adaleti kendimiz sağlamaya çalışıyoruz buda bazen masum insanların canına yada mağduriyetine sebeb olmaktadır. tartışan her insan bu hususlarıda gözönüne alarak değerlendirme yapmalı diye düşünüyorum.saygılarımla

Yadigar Bal 
 24.11.2012 15:19
Cevap :
İşlenen suçlara hakettikleri ceza verilemez ve yasalar bu suçlara göre düzenlenmezse, toplum vicdanı yara alıyor. Sonunda dediğiniz gibi insanlar adaleti kendileri sağlamaya kalkıyor. İdam cezasının gündeme geldiği bu günlerde, keşke kaldırılmadan önce bu konu çok yönlü düşünülseydi...Teşekkürler Yadigar bey. Saygılar, selamlar...  24.11.2012 19:41
 

Bu konuda Sayın Başbakanın dediğini, Sayın Arınç açıyor. O cümleler daha önemli ve iki ihtimal akla getiriyor. 1- İmralı yı affetmenin ve ev hapsine çıkarmanın bir formülünü bulmak için tartışmayı idam cezasından başlatıp, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını iyi halden bir süre sonra hapis cezasına çevirmek konusunda kamuoyu oluşturmak. “Birileri” bugün bunu dayatıyor olabilir. BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp vekilliklerini düşürürken eş zamanlı olarak İmralı ya dolaylı olarak hapis ve siyaset imkanı sağlamak. AB ve diğer güçleri de bu arada bu yönde harekete geçirmek. 2- Anayasa referandumunda yeni bir paket hazırlayıp, başkanlık sistemi ve diğer siyasi hedefleri bu paket içerisine koyarak 30-40 maddelik değişikliği bir tek evet veya hayır oyuna bağlayarak %60-70 kabul ettirmek. Örneğin İdama mahkum olan bir kişinin infazını veya affını mağdurlara sorarak gerçekleştirmek. Kul hakkın ancak hakkı yenen kul affedebilir tezinden faydalanmak. Sonucu olmasada.

orhan miyase 
 24.11.2012 2:06
Cevap :
Kuran-ı Kerim'de adam öldüren bir kişilerin affı ailesinin rızasına bağlı. Eğer diyet veya kan parası denilen miktar karşılığında mahkumun affedilmesine izin veriliyorsa, suçu işleyen hiç ceza almıyor. Ailesi afftmezse o zaman ölüm cezası tatbik ediliyor. Ben AKP ile BDP nin gizli bir gündemi olduğuna ilişkin aşağıda linkini verdiğim bir blog yazmıştım. Bakalım zaman ne gösterecek. Bekleyip göreceğiz.
http://blog.milliyet.com.tr/akp-ile-bdp-nin-yollari-nerede-kesisiyor-/Blog/?BlogNo=288633  24.11.2012 22:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3325
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster