Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
278
 

İddialar Üzerine

İddialar Üzerine
 

Güneyimizde yüz bin kişilik bir ordu donatıldı.  Söz konusu ordunun kuruluş amacı sözde DEAŞ idi. DEAŞ yenildi, hatta DEAŞ’a ait birlikler da YPG’ ye katıldı. Sahiden güneyimizde ne oluyor?
 
Yüz bin kişilik ordu ile ne yapılabilir? Bu sayı birçok ülkenin silahlı kuvvetlerinden sayıca fazla bir ordudur.
 
Yüz bin kişilik bir ordu aylık ne kadar para harcanarak bir arada tutulabilir ve yüz bin kişilik orduyu kim ne için ve ne amaçla hem silahlandırır hem de günümüzde havadan havaya, denizden havaya karaya, uzaydan karaya gibi silah seçeneği gibi çok yönlü seçenekler varken, yüz bin kişilik ordu donatanların gerçek amacı ne olabilir?
 
İddia1; DAEŞ veya IŞİD bir İsrail, ABD ortak yapımıdır.  Sürekli Müslüman kanı döken ve asla Yahudilere ve İsrail’e ve İsrail çıkarlarına zarar vermeyen teröristler hem İslam’ı kötü göstermek, Türk ve İslam uygarlığına dair ne buldularsa yok eden çok uluslu ve çok patronlu bir terör grubu olup, girdiği yere sonrasında ABD girdiğinden ABD çıkarlarına öncelikle hizmet ettiği açıktır.
 
İddia 2; IŞİD veya DAEŞ çok uluslu bir terörist gruptur. Ancak öncelikle içerisinde birçok ülkenin ajanlarının olduğu şirket mantığı ile çalışan terör grubu Fransa’da kamuoyunu şekillendirmek istediklerinde devreye giriyorlar, ABD’deki terör eylemleriyle ABD’deki kamuoyunu şekillendiriyorlar. Terör grubu toplumları korku üzerinden dizayn ettiğinden şirketin kullandığı en önemli araçlardan birisi. 
 
İddia 3; Dünyada şirket taraftarı olanlarla, devlet taraftarı olanlar arasında inanılmaz bir mücadele yaşanıyor. Şirket tüm dünyayı tek bir şirket ve tek bir ortak akıl üzerinden kontrol etmek istiyor. Devletçi yapı buna karşı çıkıyor. Devletlerin orduları varken şirketin ordusu olamayacağına göre terör örgütleri var. Şirketin yönettiği en önemli devlet ABD iken, devlet taraftarı olan ülkelerin başında FRANSA geliyor. Bilimi şekillendiren ABD, sosyal bilimlerde filozoflarıyla ünlü FRANSA var.
 
İddia 4; Suriye’deki Fransız egemenliği 1947 yılında İkinci Dünya Savaşından sonra sona erdi. Aynı yıl İngiltere de İsrail ve Lübnan’daki çıkarlarından ABD lehine vazgeçti. Hâlbuki ne Fransa ne de İngiltere ağır bir mağlubiyet yaşamadan bir bölgeden kendi istekleriyle çekilmezler. Bu durumda gerek Fransa, gerek İngiltere söz konusu ülkelerde perde gerisine çekilirken, tam da yerinde sorulması gereken hayati soru; Fransa ve İngiltere Türkiye’de ağır bir mağlubiyet yaşamadan ayrıldılar ve acaba ayrılmamışlar mıydı? 
 
İddia 5; Bir ülkede yabancı kuvvet kısa süreli bulunursa bu bir nevi yâdım, destek olabilirken bir ülkede elli yıldan fazla güç bulunduran ülkenin veya ülkelerin söz konusu risk ortadan kalktığı halde söz konusu ülkede kalmaya devam etmeleri örtülü olarak işgal olarak değerlendirilebilir mi?
 
İddia 6; Dünyada adalet namına olan her şey güç ve güç kullanabilme kabiliyetine bağlıdır. Yerel bir mahkeme herhangi bir ülkede dahi zayıf biri ile güçlü ve geniş etkilere sahip iki kişiyi aynı mahkemede yargılayamıyorsa dünyada Birleşmiş Milletler daimi üyelerini kim mahkeme edebilir? Ya da gerçekte dünyada demokrasi, adalet, sinema dünyası, basın, mahkemeler, dinler sadece sanal gerçeklikten ibaret insanları yönetmek üzere kurulmuş araçlar mıdır?
 
İddia 7; Güneyimizdeki silahlar Türkiye'ye karşı nihai hedefte kullanılmak üzere depolandı ve çok yakın bir zamanda bu silahlar bize dönecek, hava destekli Türkiye'ye karşı ciddi olarak hareket geçtiğini en şekilde gösteren ABD Fetö kozunu kullanmak suretiyle bu zamana kadar yapmış olduğu en net hamlesini yaptı. 1950 yılından itibaren ülkemizde zuhur eden tüm darbelerde ABD, NATO'nun destekli organizasyonlar olduğunu hemen her yorumcu artık alenen söyleyebiliyor.
 
İddia 8; Güneyimizdeki ordu Türk Milletine, Türk Devletine, Türkiye'ye bir olası savaş halinde herhangi bir ülkeye sığınma ihtimali olmayan Türkiye'deki herkes için açık ve net bir tehdittir. 
 
Görüldüğü gibi yüzlerce iddiada bulunulabilir, elbette herkesin mutlaka birçok konuda fikirleri vardır. Binlerce dağınık fikir bir araya gelmiş ve desteklenen birkaç fikir karşında çaresiz kalması organizasyonun gücündendir. Binlerce fikir ham halde toprağın içine serpilmiş halde çaresiz bir durumda yatarken, organize fikirler; demir olarak çıkıyor, sertleşiyor çelik oluyor, elmas oluyor. 
 
Fikirler ölü doğuyor ve gün yüzüne asla çıkmıyor, çıkamıyor…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1732
Toplam yorum
: 281
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ihti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster