Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
916
 

İdil'in ahiretlik soruları!

İdil'in ahiretlik soruları!
 

Yaz akşamları bir başka güzel oluyor. Hele hele çocuklar için daha bir ayrı güzelliği var yaz akşamlarının. Oturduğumuz sitede bol miktarda çocuk var. Akşam saatleri oldu mu dökülüyorlar sitenin bahçesine ve kâh bisiklet biniyorlar, kâh saklambaç oynuyorlar, kâh ip atlıyorlar. Bir birinden farklı birçok oyun, akşam saatlerinde, şu veya bu şekilde oynanıyor. Doğrusunu isterseniz çocukları oyun oynarken seyretmenin de tadı bir başka oluyor. Cıvıl cıvıllar.

Cumartesi günü akşam saatlerinde yine çocuklar sitenin bahçesine döküldüler ve o güzelim bağırış, çığırış ve heyecanlar eşliğinde ortalığı cümbüşe çevirdiler. Saat 21.30 sıralarında halen kimsenin eve gitmeye niyeti yoktu ve bahçeye inip İdil’in yanına gittim.
-“İdil baksana, gel sana dondurma ısmarlayayım” dedim.
Dondruma lafını duyan İdil hemen oyunu bıraktı ve doğruca yanıma geldi ve arabaya binip, o her zaman dondurma yediğimiz tatlıcıya doğru yol almaya başladık.
Ve kızım aracın arkasına kurulmuş bir vaziyette, beni ahiretlik sorularla nakavt etmeye başladı.
İdil
-“Baba bu ağaçları, yolları, insanları, kuşları, denizi Allah’mı yaratmış?” diye sordu.
Ne yanıt vereceği mi bir an için bilemedim ve
-“Emin değilim” diye karşılık verdim.
İdil üstelemeye devam etti ve,
-“Ama anne annem öyle söyledi” diye karşılık verdi.
-“…………………………….”.
Bende yanıt yok ama İdil devam ediyor.
-“Baba, sence Allah’mı yaratmıştır bunca şeyi.”
Bir an önce baklavacıya gelmenin hayalini kuruyorum bu sorulardan kurtulmak için ama ufaklık halen sormaya devam ediyor.
-“Baba ya, Allah neden yaratmışki bunca şeyi? Derdi neymiş?”

(Kendinizi benim yerime koyun ve nasıl hareket edeceğinize dair bir şeyler söyleyin)
Tam bir açmaz içerisindeyim.

Ben
-“İdil şu anda araba kullanıyorum, daha sonra oturup uzun uzun konuşuruz bu konuyu.”

Tatlıcının önüne geldik ve arabayı park ettim. Birlikte indik arabadan ve tatlıcıya doğru yürümeye başladık.
İdil hem fikrini söylüyor ve hem de soru soruyor.
-“Allah neden yaratırki bunca şeyi?”
Ben yanıt veriyorum kaçamak tarafından.
-“Nereden bileyim İdil.”
İdil bu cevap karşısında açığı yakalamış olmanın heyecanı ile.
-“Yani Allah’mı yaratmış bunca şeyi?” diye sol tarafından tekrar kroşesini çaktı.
Ben
-“İdil sen hangi dondurmadan yiyeceksin?”
İdil için pek de önemli değil o an için hangi dondurmadan yiyeceği. O kafasına takılan sorulara cevap aramakla meşgul. Bu arada masaya oturduk ve İdil kendi kendisine konuşuyor.
-“Neden Allah bunca şeyi yaratsınki?”.

E hadi bakalım, sekiz yaşına gelmiş bir çocukla oturun bu hadiseyi tartışın. Nasıl tartışırsanız.

Eve döndüğümde boksörden dayak yemiş bir adamın edasındaydım.
Kendime bir kahve yaptım ve balkona çıkıp etrafı seyrederek başladım düşünmeye, “bu işi sağ salim nasıl atlatırım” diye.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster