Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '12

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
483
 

İflas etmek isteyenlere 'uzmanından' Parlak fikirler 6- İnsan kaynakları

İflas etmek isteyenlere 'uzmanından' Parlak fikirler 6- İnsan kaynakları
 

Yeni bir elemana gerçekten ihtiyacınız var mı? Yoksa aslında sizin yapabileceğiniz bir işi yıkacak birini mi almak istiyorsunuz? Bu sorunun cevabı evet ise eleman almaya gerek yok demektir. Tembellik etmeyin! Cevap hayırsa kendinize sormanız gereken soru; bu yeni elemana neden ihtiyacım var olacaktır. Sorunun cevabı sizi elemanın sahip olması gereken minimum özelliklere götürür. İhtiyacınız olan elemanın niteliklerini net bir şekilde tespit etmek gereklidir. Her hafta eleman alan bir şirketiniz yoksa eleman seçimi patronların görevi olmalıdır. Her şeyden önce insanlar kendilerini işe alan kişiye daha çok önem verirler. Ona ilk günden bağlanırlar. Eleman alırken onları yapacakları işler, becerileri, meslekleri konusunda sınamaktan çekinmeyin. Verdikleri referansları aramaya üşenmeyin. O referansları kendileri vermiş olsalar dahi size hoşunuza gidecek veya gitmeyecek ipuçları verebilirler. Artık eleman bulmak için internet yoğun bir şekilde kullanılıyor. En iyisi kendi çevrenizden birini bulmaktır. Ancak nitelikli birini bu şekilde bulmak zor olabilir. Bir CV bankasından yardım almak seçeneklerinizi artıracaktır. Seçeneklerinizin artması aradığınız özelliklere sizi daha çabuk ulaştırır. Dürüst, çalışkan, işini iyi yapan, verimli, becerikli, girişken, istikrarlı ve ucuz bir eleman bulursanız hemen bana gönderin. Hatta onu şirketin başına geçirin. Bu özellikleri bir arada bulmanız neredeyse imkânsız olduğundan dürüst ve yanında diğer özelliklerden bir kaçını bulunduran elemanı işe almak gayet mümkündür. Ucuz fiyatla eleman politikası ancak Çin’deki bir fabrikada işe yarar. Yapılacak iş günde beş yüz defa bir kutuyu alıp başka bir yere taşımaksa, yani hiç bir yetenek, bilgi ve beceri gerektirmiyorsa elimizde kıstas olarak sadece ücret kalıyor. Ama yukarıda saydıklarımız yapılacak iş için gerekli özelliklerse ücret konusunda kesenin ağzını açmanız gerekir.

İnsanların işe başlamaları çoğunlukla onların hayatlarının önemli günlerinden biridir. Siz bir yıl içinde birçok kişiyi işe alırsınız. İşe aldığınız kişi bunu  hayatı boyunca birkaç kez yaşar ya da yaşamaz. Bu olay onun için zannettiğinizden çok daha önemlidir. Bu yüzden bu olayı önemseyin. Onları işe aldığınız gün söyledikleriniz sonraki zamanlarda söyleyeceğiniz her şeyden daha kalıcı olacaktır. İş görüşmesinde ve işe alırken yaptığınız görüşmelerde verdiğiniz sözler sonra başınızı ağrıtabilir. Bu yüzden söz verirken cimri davranın ve görüşme sonuçlarını kağıda dökün. İşe aldığınız insanlarla çok sıkı sözleşmeler yapın. Çünkü bir kısmı sizinle işi bittiğinde veya sizin onunla işiniz bittiğinde sizden pek hoşlanmadığını düşünmeye başlar ve başınıza dert açmanın bin bir türlü yolunu bulur. Bu ihaneti bütün çalışanlarınızdan bekleyin . Sonra ‘’sen de mi Brutus ?’’ sorusunu sormaya başlayacağınıza garanti veririm. Günümüz iş dünyasında çalışanların hakları konusunda derinlemesine bilgi sahibi olmadan iş yapıyorsanız işiniz zor. Bu yüzden işe alırken alacağınız imzaları daha sonra alamayacağınızı düşünüp birkaç uzmandan da destek alarak sıkı sözleşmeler hazırlayın. Sonra da başınız bir elemanınızla derde girince beni hatırlayıp dua edin. Emin olun kısa zamanda bana dua edeceksiniz.

Elemanlarınıza değer verin. Bu büyük şirketlerde problem olabilir belki ama küçük şirketleri ayakta tutar. Kim bilir belki zaman gelir onlardan borç alırsınız. Değer vermek sadece parayla ilgili bir şey değildir. Selam vermek, gülümsemek, fikirlerini dinlemek ihtiyaç halinde özel günlerde yanında olmak gibi şeylere paha biçilemez. Onlar bağlanmayın ama onları kendinize bağlayın.

Muhasebesini iyi yapıp elemanlarınızı mutlu etmeye gayret etmek şirket menfaatinedir. Elemanlarınızın mutluluğu sadece ücretlerle ilgili bir şey değildir. Örneğin pozisyon isimleri ne kadar orijinal olursa ne kadar gösterişli olursa tatmin duygusu o kadar artmaktadır. Daha az ücrete daha parlak bir kartvizit için razı olan milyonlarca insan olduğunu unutmayın. Altında çalışan hiç kimse olmasa da muhasebe elemanınıza muhasebe müdürü deyiverin sonra da nasıl mutlu olduğunu seyredin. Çaycınıza servis elemanı, sekreterinize yönetici asistanı deyin muhtemelen daha düşük maaşla bile çalıştırabilirsiniz. Başarılı elemanlarınızı ödüllendirebilirsiniz. Onları ayın elemanı ilan edebilir, doğum günlerini kutlayabilir, şu hizmetinizden dolayı şu plaketi veriyoruz diyebilirsiniz.

Çalışma ortamının ergonomik olması gerektiğini göz ardı etmeyin. Unutmayın ki işyerinizde geçirdiğiniz zaman evdekinden çok daha uzundur (uykuda geçirdiğiniz saatleri saymazsak).  Rahatsız bir ofis koltuğu orta ve uzun vadede kolaylıkla yanlış fatura girişlerine, boyun ağrılarından dolayı aniden işten ayrılan eleman senaryolarına kadar uzanabilir. Abartmayalım bu bir şirketi batıramaz ama az da olsa bu uğurda yol aldırır. Çalışma ortamı çalışanların sürekli saate bakıp mesai sonunu bekledikleri bir mekan olmamalıdır.

Kılık kıyafet konusu tamamen ne iş yaptığınızla ilgilidir. Bu bir özgürlük meselesi değildir. (inanç özgürlüğü istisna) Eğer personelinizin yaptığı iş herhangi bir kıyafeti gerektiriyorsa onu giymelerini sağlamak zorundasınız. Ama gerektirmiyorsa da lüzumsuz üniforma merakına girmeyin. Kurumsal imajınıza zara verecek kıyafetleri elemanlarınızın kendilerinin düzeltmesini beklemeden müdahale edin.

Mesai saatlerine uyulmasını sağlamak genellikle küçük işletmelerde olmazsa olmazdır. Bazı iş kolları istisna olabilir. Patronlar mesai saatlerine uymamalıdır! Onlar herkesten önce gelip sonra ayrılmalıdır. Bu büyük ve orta ölçekli işletmeler için geçerli olmayabilir ancak diğerlerinde durum farklıdır. Mesailer konusunda adil olmaya çalışmalısınız. Siz iş kolik olabilirsiniz. Gece yarılarına kadar çalışmak isteyebilirsiniz. Fakat çalışanlardan bunu karşılıksız beklemeye kalkarsanız uzun sürmeden tatsız sonuçlarını almaya başlarsınız.

Bazı elemanlar kuralları ihlal etmeyi alışkanlık haline getirir. Bazıları işyerinde çalışanları canından bezdirir. Sizin onu işe alma sebebiniz ortadan kalkmış olabilir.

Yapması kolay olmasa da işten çıkarılması gereken birisi varsa beklemeyin, ertelemeyin. Bu konuda söylenti yayılmasına izin vermeyin. Çalışanlarınızın kendiliklerinden sizin onları işten çıkarmak istediğinizi anlamalarını beklemeyin. Sorun varsa hızla kesip atın. Sizin işletmeniz gereksiz bir elemana ücret ödeyecek kadar güçlü değil. Eninde sonunda yapılacak olan şeyi geciktirmeden yapmanız sizi kötü birisi yapmaz. Bu konuda göstereceğiniz merhamet sizi ve diğer tüm elemanlarınızı işsiz bırakacak kaçınılmaz sona sizi biraz daha yaklaştırır.

Hiç kimsenin vazgeçilmez olacak kadar işleri ve ipleri ele almasına fırsat vermeyin. Bu duruma gelmiş olanları zamanla kontrol edebileceğiniz bir noktaya getiremezseniz kendiniz kontrol edilir noktaya gelirsiniz.

Maaşlar ödeme güçlüğü olduğu zamanlarda en kolay ertelenecek ödeme kalemlerindenmiş gibi gözükür. Siz öyle gözüktüklerine kanmayın. Evraklı borçlarınızı erteleyin ama maaşları ertelemeyi pek düşünmeyin. Eskiden insanlar maaş almadan bir kaç ay idare edebilirlerdi ama artık herkes aldığı maaşla kredi kartı borcunu, kredi taksitini filan ödüyor. Ödeyemediği anda çileden çıkıyor. Sonra da sonun başlangıcına geliyorsunuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1350
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

İTÜ Mimarlık fakültesi Mimarlık bölümü mezunuyum. Mimarlık ve fotoğraf ilgi alanlarım. Kendi ofis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster