Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '12

 
Kategori
KOBİ
Okunma Sayısı
661
 

İflas etmek isteyenlere uzmanından parlak fikirler /21-Büyümek

İflas etmek isteyenlere uzmanından parlak fikirler /21-Büyümek
 

Bir müşterimizden çok başarılı bulduğumuz bir ev mobilyası imalatçısının battığını duyunca hayretler içinde kaldım. Türkiye’nin mobilya imalat merkezlerinden birinde şık modern tasarımlı mobilyalar üretiyorlardı. Türkiye’de ve çevre ülkelerde bayileri ve müşterileri vardı. Görünürde hiçbir problem yoktu. Müşterimize sebebi sorunca aldığım cevap çok ilginçti. Bizim mobilya imalatçılarımız ayda 300 adetten fazla mobilya yapınca batıyorlar dedi. Bu hacmin üzerinde bir sirkülâsyonu yönetemiyor, yönetmek için gerekli organizasyonu gerçekleştiremiyorlardı. Gerçekleştirebilenlerse sayıca azdılar ama çok kısa zamanda çok büyük yollar alıyorlardı. Bu örnekleri çevrenizdeki şirketlerden haberdarsanız bol miktarda görmüşsünüzdür. Çok hızlı büyümüş sonra da piyasadan silinmiş şirket sayısı, çok hızlı büyümüş ve büyümeye de devam eden şirket sayısından kat be kat fazladır. İnsanlardan şöyle dediklerini duyarsınız. Ah bende şu kadar para olacak bak o zaman görürsünüz ben o parayı nasıl da kısa zamanda bilmem kaç katı artırırım. Fakat tarih milli piyango bileti kazanmış ve birkaç yıl içinde kazandığı günden daha kötü duruma düşmüş insanlarla doludur. Sonuç olarak yönetilecek para, insan ve kaynak miktarı belli bir oranı aşınca daha dikkatli olmak daha bilgili olmak ve biraz da uzmanlık gerekmeye başlıyor. Bunun farkına varamayanlar da elindekinden avucundakinden oluyor.

Eğer yapabiliyorsanız büyümenize bir sınır koymamalısınız. Ama işlerin kontrolünüzde olduğundan emin değilseniz fiyatları azıcık artırmak, müşterileri çeşitli kriterlere göre elemek vs yöntemler kullanarak cironuzun artış hızını yavaşlatın. Sindirerek ilerlemezseniz hazımsızlık çekersiniz.  Sonra da midenizdekilerden de olursunuz.

Aslında bir an önce bol miktarda para kazanmak için acele etmek gereksizdir. Sürekli belli bir oranda artan sermaye arada sırada aniden artan arada sırada azalandan daha iyidir. 10.000.00 TL her ay %5 artırsanız 10 yılsonunda cebinizde 3.655.000.00 TL olacaktır. Tabii bunu başarmanın o kadar da kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Ama inanın o kadar da zor da değil. Ve inanın en zor kısmı ilk beş yıl değil ikinci beş yıl olacaktır. Ve yine inanın on yıl hiç de uzun bir süre değildir.

Büyüme konusunda aceleci olmak bir problemdir. Ama büyümeyi hiç gündemine almamak da ayrı bir problem olsa gerek. Bazı işletmeciler büyümeye tam anlamıyla direnirler.

Çok başarılı bir şehir restoranının 50 yıldır aynı yerde aynı lezzeti sunduğunu görürsünüz. Fakat işyeri sahibi yeni restoran açmayı bayilik vermeyi hatta mevcut binasın yenilemeyi veya büyütmeyi hiç düşünmez. Üstüne üstlük marifetmiş gibi ilanlarına ‘’başka hiçbir yerde şubemiz yoktur’’ gibi laflar yazarlar. Kazandıkları paralarla gayrimenkul vs alıp mevcut yaşamlarına devam ederler. Saygı duyarız ancak ortada gelişmeye açık bir ürün var, her yıl onlarca yeni restoran açıp işi katlama imkânı var, o alınmak istene gayrimenkullerden yüzlercesini alma fırsatı var. Belki de sadece isim hakkı için bir sürü para kazanma imkânı var. Ve risk faktörünü çok düşüren 50 yıllık deneyim ve kabullenilmiş bir marka var. Eninde sonunda işletme sahibinin çocukları işi devralır ve olanlar olur.

Büyüme şirketin temel amacıdır. Ancak hormon bozukluğuna yol açmadan olması gerektiği miktarda olmalıdır. Kontrol her zaman ellerinizde olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

İTÜ Mimarlık fakültesi Mimarlık bölümü mezunuyum. Mimarlık ve fotoğraf ilgi alanlarım. Kendi ofis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster