Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '06

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
3083
 

İguazu şelalesi

İguazu şelalesi
 

Kosta Rica’ya yaptığım bir seyahat sırasında başkent San Jose’de Brezilyalı bir gezginle tanışmıştım. Birkaç günlüğüne beraber gezmeye karar vermiştik. Ertesi gün Tamarindo adında bir kente gidecektik. Karayoluyla dört- beş saat sürecek bu kente gitmek için önce bilet almaya karar verdik. Bir taksiye bindik ve şoföre otobüs terminaline gitmesini söyledim. Bunun üzerine Brezilyalı arkadaşım garip bir şekilde yüzüme bakarak,

- "Otobüsle mi gideceğiz?" dedi.
Bu defa şaşırma sırası bana gelmişti:
- Başka nasıl gidebiliriz ki?

Sonradan mesele anlaşıldı ki; arkadaşım dört beş saatlik otobüs yolculuğunu çok uzun bulduğu için o kente uçakla gideceğimizi sanıyomuş.

Tabi bu arkadaş benim Costa Rica’ya gelmeden daha iki gün önce tüm Güney Amerika’yı dokuz bin km boyunca karayoluyla gezdiğimden habersizdi. Bu durumda sevgili dostuma Vietnam’da yaptığım elli sekiz saatlik rekor otobüs yolculuğumdan bahsetmem anlamsız olurdu. Hatta onun ülkesinde Rio’dan bin beş yüz km, Sao Paulo’danda 1260 km uzaklıktaki İguassu’ya geceli gündüzlü bir günden daha uzun bir sürede yine otobüslerle gittiğimi söylememin gereği yoktu. Kısa bir süre konuştuktan sonra farklı kanallardan giderek ertesi gün Tamarindo kentinde belirlediğimiz bir otelde buluşmaya karar verip ayrılmıştık.

Binlerce km’lik overland gezileri yapıyorsanız, zamanı vrimli kullanmak ve seyahati daha ekonomik hale getirmek için gündüzleri gezip geceleri yol almak en mantıklısı. Bu defa da öyle yaparak Koca Brezilya’yı doğusundan batısına kadar bir solukta geçerek dünyanın en büyük şelale grubunun bulunduğu Foz De İguazu kentine ulaştım. Tüm gezginlerin uğrak yeri olan, geniş bir alana yayılmış tropik bir bahçenin içinde bulunan Paudimar Guest Hause’a yerleşiyorum.

Dünya’nın en büyük ve en ihtişamlı şelale grubunun bulunduğu İguazu sadece bu özelliği ile değil bulunduğu özel coğrafi konum itibarıyla da ayrı bir önem taşıyor. Üç Latin Amerika ülkesinin birbirine düğümlendiği yerde, Brezilya, Arjantin ve Paraguay arasında bir inci gibi insanları kendisine çekiyor.

Şelale Rio Parana Nehri üzerinde bulunuyor. Parana Nehri tüm Latin Amerika’da Amazon’dan sonra en büyük, dünyanın da onuncu büyük nehri. Toplam uzunluğu 4000 km yi geçiyor ve Brzilya, Paraguay, Arjantin ve Uruguay’ı kat edip Rio De La Plata Deltası’nı oluşturarak Atlantiğe kadar ulaşıyor.

Toplamda 275 şelale var, bunların 250’si nehrin Arjantin tarafında, 25 tanesi ise Brezilya’da. Tek tek ele alındığında hiç biri dünyanın büyük şelaleleriyle rekabet edemiyor. Ancak hepsi bir araya gelince dünyada bir eşi ve benzeri bulunmuyor. (Afrika’nın Zambezi Nehri üzerindeki Victoria’yı henüz görmedim.) İyi fotoğraf çekmek için sabahlar Arjantin, öğleden sonraları Brezilya tarafından gezmek gerekiyor. Arjantin tarafından bu şelalelerin en büyüğünün adeta içine giriyorsunuz ve kulakları sağır eden ihtişamlı sesine ve görüntüsüne tanıklık ediyorsunuz, ancak inci gibi yan yana dizilmiş onlarca şelaleyi bir arada görmek için mutlaka Brezilya tarafında olmak gerekiyor. Iyi foroğraf çekmek için en iyi açıyı yakalamaya çalışırken ayaklarınızın arasında dolaşan uzun burunlu karınca yiyen garip yaratıkları gördüğünüzde, manzara görüntüsüne biraz ara vermeniz gerekiyor. Gerçekten de uzun tüylü garip hayvanlar çok sevimli ve buraya gelen insanlara çok alışmışlar. Karınca olmasa da onlar yine de sizin üzerinize atlıyorlar.

Iguazu, Guarani dilinde büyük su anlamına geliyormus. Guarani Paraguay ve Bolivya'nın resmi dili. Arjantin'in kuzey kesimlerinde de bu dil konuşuluyormus. Yaklaşık 3 km boyunca sıralanmış olan şelaleler yağmur ormanlarının icinde yer alıyor. Şelaleye daha yakın olmak ve iyi görüntü almak için aralara metal köprüler yapılmış. Bu koprulerin bazılarının ucuna kadar gittiğmizde aşağıdan sıçrayan ve o anda sadece serinletiyormuş gibi gelen su damlaları ile sırılsıklam oluyorsunuz.

Burada Kasım-Mart arasındaki yagmur sezonunda şelalelerden akan su miktari saniyede 12, 750 metreküp oluyormuş. Bizden 1-2 hafta once cok şiddetli yagmur yagmış ve uzerinde yürüdüğümüz köprülerin bir kısmı taşmış.

Özellikle Arjantin tarafından seksen metrelik yükseklikten büyük bir gürültüyle düşen suların içine girmek için bot turlarına katılabilir, hatta adrenalini biraz daha arttırıp daha büyük maceraya yelken açmak isterseniz bu ihtişamlı sularda rafting bile yapabilirsiniz. Nehrin seviyesi o seneki yağış durumuna göre yükselip alçaldığı için bu durum doğrudan şelaleyi etkiliyor. Nitekim iki yıl arayla hemde aynı gün ve tarihte ziyaret etmeme rağmen ikincisinde şelalenin suyunun yaklaşık yüzde otuz daha azaldığını gördüm.

Tropik ormandaki çesitli agaçları ve meyveleriyle de biyolojik açıdan büyük bir zenginlik sunuyor burası. Bölgede 450 tür kuş ve 250’nin uzerinde kelebek türü varmiş. Yabani hayvanları hiç saymıyorum. Bizim Ölüdenizdeki kelebek vadisi gibi burada da Kelebek çoktu. Bazı yerlerde yoldaki kelebeklere basmamak icin çaba sarfediyordum ama buna ragmen denk getirip de doğru düzgün bir kelebek fotografı çekemedim!

Bu doğa harikasının Arjantin tarafı 1934'te Brezilya tarafı da 1939'da milli park olarak ilan edilmiş. Hemen ardından da Paraguaylılar Ciudat del Ester kentini buraya kurmuşlar.

Şelaleden sonra akşam yemeği için Foz De İguazu’nun şehir merkezine gittiğimde Brezilya’nın diğer kentlerine benzemeyen güzellikte pırıl pırıl bir şehirle karşlaştım. Bu duruma şelale turizminin çok büyük etkisi olmuş anlaşılan. Caddeler pırıl pırıl, çoğu kişi İngilizce biliyor ve turistlere çok iyi davranıyorlar. Diğer kentlerin aksine şehir alabildiğine güvenli.

İlgimi çeken bir diğer önemli husus ise, şehirde bulunan dönerci ve kebapçılardı. Bunlardan bazılarıyla konuşunca durum anlaşıldı. Özellikle Lübnan kökenli vatandaşlar burada oldukça fazla ve çoğu restaurant işi ile uğraşıyor. Hal böyle olunca nargile kafeleri bile insanlarla dolu. Yani samba kültürü beklerken nargile kültürüyle karşılaşmak biraz şaşırttı beni doğrusu.

abİguazu dünyanin 8. harikasi olarak da anılıyor (Niagara şelalesi 87. sirada). Peru’daki Machu Pichhu, Latin Amerika tarihi açısından ne kadar vazgeçilmezse İguazu’da coğrafi ve doğal güzellik bakımından o kadar vazgeçilmezdir. Brezilya’ya gidenler ne yapıp edip burayı görmeliler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 24
Kayıt tarihi
: 12.07.06
 
 

1970 Adana doğumluyum. Marmara Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliğini bitirdim. Türkiye'nin yedi coğra..