Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
805
 

İhale iptal oldu. Suç duyurusu hala yok

İhale iptal oldu. Suç duyurusu hala yok
 

Milgem İhalesi İptal edildi ?


Milgem ihalesindeki gelişmeleri merakla izliyoruz. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu nun incelemesi sonrasında, fiyatta rekabet oluşturulamadığı gerekçesi ile ihale iptal edilerek daha fazla tersane katılımı ile sürecin yenileneceğini  basından  öğreniyoruz.

Konu; hem önemli hem de uzmanlık gerektiriyor. Bu yüzden doğru olanı, işin içerisindeki tarafların işin esasını ortaya koyması olmalıydı.

Buna rağmen, konu hariçten gazel okumayı gerektirecek kadar önemli, çünkü ;

  • Türkiyenin bu büyüklük ve donanımdaki savaş gemilerinin özel sektöre yaptırması kararı Türkiye ekonomisi, sanayisi teknolojisi için önemli.
  •  Gelişmeleri  yakından izleyen, 50 yıldır teknolojik ilerlemeye susamış halkımız ve binlerce sanayicimiz için önemli.
  • Devletin büyük projelerde  yurtdışından tedarik yerine Türkiyeli özel sektör ile biraraya gelerek,  yüksek oranda yerli katma değer ile ve daha da önemlisi Milli Tasarım ile ürün geliştirmesinin gerçekleştirebilmesi açısından önemli.
  • Kamu ile özel sektörün önündeki en büyük engel olan “ Zihniyet “ ve “Kamı İhale Kanununun  Mal Alımı “ yöntemi kıskacından kurtulan  Savunma Sanayi Müsteşarlığının bu özel projeler için uyguladığı Satınalma Yönteminin başarısının kanıtlanması açısından önemli.

On tane daha sebep sıralayabilirsiniz.

Konu önemli ama, aradan 2 hafta geçti. Hala kimseden “ tık “ yok.  İhaleyi yapan da, alan da töhmet altında kalmış durumda.  Ama ortada bir suçlama da yok. Doyurucu izahat ta yok.

Biz izleyiciler de heyecanla bekliyoruz.

Milgem in tasarımının ve ilk 2 geminin DzKK İstanbul Tersanesinde inşaa edileceği,  sonrakilerin de özel sektör tersanelerince imal edileceği daha proje başında ilan edilmiş.

Özel sektör tersanelerinde neredeyse on yıldır çeşili askeri amaçlı, daha düşük tonajlı gemi imal ediliyor.  Herkezin imkanları yetenekleri biliniyor olması gerekir.

Yeterlilik aşamasını geçen iki firma uzun zaman projeyi çalışmışlar. Tekliflerini vermişler.

Yeterliliğe sahip olup da son aşamaya davet edilmeyen firmaların sağlam gerekçelere dayalı itirazları varmış da ihale sonuçlanmadan önce, daha işin başında neden farkına varılmamış ?  Son aşamaya kalan 2 firma ile eşit / benzer yeterliliğe sahip  3 firma daha son teklif aşamasına eklenmemiş ?

Neden, ihale sonuçlandıktan sonra değerlendirme sürecinin denetlenmesi gündeme gelmiş ?

Deniyor ki, "5 firma rekabet etseydi, daha düşük fiyat ve kamu menfaati gerçekleşecekti.!"  Bu nasıl oluyor anlamak mümkün değil.

Çünkü, satınalınan mal savaş gemisi.  Fotokopi makinesi alımı gibi tedarikçilerini aynı odaya toplayıp en düşük fiyatı verene işi vermek uygun bir alım yöntemi değil. En ucuz fiyatı vereni seçmek istemiyorsun. Bu gemilerle birlikte 50 yıl hizmet verecek Stratejik partner arıyorsun.

Kamu kurumları, fotokopi makinesi imal etmedikleri için malın şartnamenin üzerindeki özelliklerini ve maliyetlerini bilemezler. Ne kadar çok firma ne kadar çok teklif olursa idarenin elinde o kadar çok bilgi olur. Bu yüzden istedikleri özellikleri karşılayan en ekonomik malı almak üzere kurgulanmıştır Mal Alımı ihale mevzuatı.

Milgem projesinde daha önce aynı sınıf ve donanımla 2 gemiyi DzKK tersanelerinde tamamlamışsınız.  Tasarım donmuş. Gri alan kalmamış. Değişiklik yapma ve maliyetini hesaplama yöntemi belirlenmiş. Tüm maliyetler kuruşuna kadar kayıt altında ve ihaleyi yapan kurum maliyetleri teklif verenden 10 misli daha iyi biliyor.

Bu durumda, işi verecek kamu kurumunun uzun vadeli bir stratejik plana en uygun 2 firmayı belirleyip kendi 2 gemi için gerçekleştirdiği giydirilmiş maliyetini ve diyelim ki 5 yıllık bakım maliyetini ekleyerek firmalara muammen bedel olarak bildirip makul eksiltme talep etmesi en doğru yöntem olurdu.  Çünkü, stratejik işlerde işin en düşük fiyat verip firmanın göz göre göre iflasına sebep olmak değil, en uygun fiyata yapılmasını sağlamak ihaleyi yapan kurumun görevidir.

Nitekim, ihaleyi kazanan Koç Grubu Tersanesi RMK, diğer tersaneden daha düşük bir fiyatı kabul ettiği için işi aldığı anlaşılıyor.

“Bu durumda, ihalenin iptalini gerektirecek sebepler ne olabilir ?” diye spekulasyon yapmak zorunda kalıyor insan.

“İhaleye katılan 2 tersane aralarında anlaşıp yüksek fiyat verdiler, fiyatı indirmediler.  İhaleyi yapanlar da  tezgaha katıldı, elindeki maliyet hesaplarının çok üzerindeki bir fiyata işi anlaştıkları firmaya verdi. Ortaya çıkan ekstra kar taraflar arasında pay edildi “ şeklinde bir suçlama olabilir. Bunu gören dışarıda kalan firmalar da uyanıp itiraz etmiş olabilirler: “ Fiyatın bu kadar yüksek seviyede belirleneceğini beklemiyorduk. Bizde rekabette olsaydık % 10 -20 daha ucuz fiyat verir işi alırdık ! ” diyebilirler.

Durum böyle ise, Denetleme Kurumu raporu akabinde suç duyurusu ile her 2 firmadan ve ihaleyi yapan kamu kurumundan en az toplam 15 kişi ihaleye fesat karıştırmak sucundan  savcilik tarafından sorguya alınmış olması gerekirdi.

Dışarıda kalan firmalar “daha ucuz teklif verme fırsatımızı kullanamadık !”  suçlaması ya kendilerini, ya da doğrudan ihaleyi yapanları, suçlu duruma sokar.

Son aşama pazarlık sürecine katılamayan tersaneler, ya yeterlilikleri eksik olduğu için ya da idarenin tuttugu gerçek maliyetlerden nasıl tasarruf ederek daha düşük bir maliyet yakalayacaklarını tatmin edici şekilde açıklayamamış olmaları gerekir.

Ya da ihaleyi yapanlar  ellerindeki maliyet hesapları üzerinde ve haklı gerekçeye dayanmayan kar payı verdikleri için kamu menfaatini korumama  suçlamasıyla karşı karşıya kalırlar.

Sonuçta, aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Sürecin tüm tarafları için tehlikeli bir durum.

Başbakanlık, “siyasi nedenlerle Koç grubuna ihaleyi verdirmedi !” sonucu çıkarsa, iktidar çok büyük yara alır. Denetleme komisyonu “işi bilmeden rapor yazdı” diye bir sonuç çıkarsa kamuda önemli bir itibar kaybı olur. . İhaleyi yapanlarla ihaleye katılan 2 firma da ya fesat karıştırmak, yada yüksek kara göz yummak suçlamasıyla karşı karşıya kalırlar.

İhaleyi iptal eden tarafın kamu oyunu tatmin edecek açıklamalarını bekliyoruz. Veya ihale taraflarının sorgulanmasını veya ihaleyi kaybeden tarafın haklarını korumak için kamuya dava açmasını bekliyoruz.

Yoksa; hala normalleşme yok, 3 maymunu oynuyoruz demektir.

Eski hamam eski tas ! Kol kırılır yen içinde kalır!  Dostlar alışverişte görsün !

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 397
Kayıt tarihi
: 23.01.12
 
 

İlgi Alanı; Doğrudan Demokrasi / Sanayi /Teknoloji Sanayici, girişimci; otomotiv, mühendislik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster