Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2499
 

İhanetin bedeli bazen ağır olur...

İhanetin bedeli bazen ağır olur...
 

http://www.modifiyeliarabalar.net/yazi/OtomobilKazalar%C4%B1.html


Geçmişte tanık olduğum üç ayrı olayın ortak noktaları ihanetin bedelinin ne kadar ağır olduğunu gösteriyordu. Bu ortak noktalar şunlardı.

1. Erkekler evliydi.

2. Sevgilileri kendilerinden en az 15 yaş küçüktü.

3. İhanet kendilerine pahalıya mal oldu.

Bu olaylarda kişilerin isimleri değiştirilerek anlatılmıştır.

Mehmet'le uzun yıllar sonra bir otoparkta karşılaşmıştık. Binaya doğru yürürken, "Hala aynı iştemisin?" diye sordum. Vaktin varsa bir cafede oturalım da sana anlatayım dedi.

Mehmet bir holdingte üst düzey yöneticiydi. Evliydi ve biri kız iki yetişkin çocuk sahibiydi. "Beni zorunlu emekliye ayırdılar" dedi. Ben de "İşinde çok başarılıydın. Neden böyle bir şey oldu?" diye sordum. "Bir halt yedim. İşimden oldum" diye cevap verdi. Birkaç yıl evvel yanına yönetici sekreteri olarak giren Buket, Mehmet'in iş yükünü büyük ölçüde azaltmış, kısa bir zaman sonra da Mehmet'in asistanlığına yükselmişti. Buket genç, güzel ve işinde çok başarılı, zeki biriydi. Zamanla Mehmet'le aralarında duygusal bir bağ oluşmuş, bunda da en önemli etken yakın çalışmaları olmuş. Bunun sonucunda gözleri etrafı görmez halde, aşkın gözü kördür sözünü hayata geçirmişler. İşyerinde aleni olarak ilişkilerini yaşarken, bu ilişkiden rahatsız olan üst yönetim Mehmet'in asistanını başka bir birime tayin ederken kendisini de emekliye ayırmış. Şimdi ise Mehmet, koleje giden çocuklarının okul ücretlerini nasıl ödeyeceğini düşünüyordu.

İkinci olay, sevgilisiyle bir tatil yapmak isteyen Mustafa ile ilgili. Yıllık izninde eşi ve çocuklarını memleketine ailesinin yanına gönderen Mustafa, sevgilisiyle güney sahillerinde bir haftalık kaçamak yapmayı planlıyordu. Tatile Mustafa'nın özel arabasıyla çıkacaklardı. Nukhet'le bir iş ortamında tanışmışlardı. Adamın evli olması Nukhet'in hiç umurunda değildi. O da sevgilisiyle birlikte, hiç masraf yapmadan 1 hafta tatil yapma peşindeydi. Antalya'ya gece yolculuğu yapacaklardı. Mustafa, çapkınlık yapacak insanların, hele geçmişleri uzun olmayan sevgilileriyle kendi kullandıkları arabayla tatile çıkmalarının büyük risk olduğunu hesaplayamamıştı. Çünkü arabayı kullanan kişinin ilgisi trafikten çok yanındaki sevgilisine yöneliktir. Mustafa aynı hatayı yaptığından geçirdikleri trafik kazası sonunda, kendi yaralı olarak kurtulmuş, fakat sevgilisi hayatını kaybetmişti.

Üçüncü olay,

Hacer iş ilişkisinde olduğumuz bir firmada ihracat sorumlusuydu. Eşinden ayrılmış, bir kız çocuğu sahibiydi. İşini iyi takip eden fazla gösterişli olmayan biriydi. Yıllar sonra başka bir iş ortamında kendisiyle karşılaştığımda, ikinci defa evlendiğini söylemişti. Eşi yakışıklı, karizmatik bir müzisyendi. Hacer eşi Hasan'dan övgüyle söz ediyor, ilk evliliğinden olan kızını kendi kızı gibi benimsediğini anlatıyordu. Eşinin gözünün kendisinden başka birini görmediğini her fırsatta anlatma ihtiyacını hissediyordu. Bir gece eşinin müzik yaptığı ortamda bulunduğumda Hasan'ı ilk gördüğümde, acaba, bu çocuk Hacer de ne bulmuş da evlenmiş? diye düşünmeden edemedim. Çocuk gerçekten sosyal, güzel gitar çalan ve söyleyen karizmatik biriydi.

Bir gün Hacer'in işyerini telefonla aradığımda, Hacer'in eşinin Adapazarı-Bilecek karayolunda bir trafik kazası geçirdiğini ve hayatını kaybettiğini söylediler. Hacer'in perişan bir durumda olduğunu anlattılar. Bu olaydan bir hafta kadar sonra Hacer'i bizim işyerinde gördüm, kendisinde hiç eşini yeni kaybetmiş üzüntülü bir durum görmedim. Yanına gidip, "Başın sağolsun"dedim. Hacer hiç sorma, dedi ve ilave etti. Hasan'ın sevgilisiyle beraber 2 günlük kaçamak yaparken, trafik kazasında öldüğünü, sevgilisinin ise ufak sıyrıklarla kazadan kurtulduğunu anlatıyordu. O durumda kızla konuştuğunu, kızın bir yıldır Hacer'in kocasıyla ilişkisi olduğunu söylemesi üzerine o da artık üzülmeyi bıraktığını anlatıyordu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Genelde erkek ağırlıklı olan bu tür suçlarda kadınların da suçlu olduğunun altını çizmek gerekir. Ortak nokta evli olunması ise hanımların bu tür erkeklere prim vermemesi, acı sonuçları azaltacaktır bir nebze. Ancak aslolan kadın veya erkek, her bireyin iyi ahlaklı olmasındadır. Güzel ahlaklı, erdemli, kendine ve yakın çevresinden başlayarak genişleyen halkada diğer bireylere saygılı olmayı başaranlar bir de dini bakımdan günah ve sevap ayrımını doğru yaparlarsa zannederimki Türk aile yapısı zedelenmeden sağlıklı nesiller yetiştirecek çizgiyi muhafaza eder. Özetin özeti başlıktadır... Saygılarımla

Çiğdem ALTINÖZ 
 01.07.2008 23:06
Cevap :
Sizin portresini çizdiğiniz ideal toplum. Ama ne yazık ki her şey ideal bir şekilde olmuyor. Selamlar, esen kalın.  06.07.2008 22:15
 

Brezilya dizilerinden beter olmuş bizim toplum , sonlar da korkutuyor insanı, eden bulur cinsinden, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 01.07.2008 10:04
Cevap :
Bazen böyle kaçamaklar, insanların ayağına dolaşıyor nedense. Sevgiler, esen kalın.  06.07.2008 22:14
 

ne yaşayacağını hesap etmeden ilerliyor...

Ruksan İLDAN 
 30.06.2008 23:40
Cevap :
Haklısınız, aslında evlenmeden evvel iyi düşünmekte yarar var, selamlar, esen kalın.  06.07.2008 22:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7879
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3368
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster