Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
351
 

Ihlamur yaprağı (16)

Ihlamur yaprağı (16)
 

Neşe;

- Benim bilmediğim bir şey mi var? diye yinelemişti sorusunu fakat bir açıklama için yalvaran bakışları bir kez daha sessizliğe gömülmüştü.

Annesi mutfağa doğru koşarken; yaşlı gözlerini saklamayı başarmış ama hıçkırıklarının duyulmasına mani olamamıştı. Neşe o kadar şaşkındı ki...

Birden, babası oturduğu koltuktan bir hamlede kalkarak Neşe'nin üzerine doğru yürüdü ve işaret parmağını neredeyse gözünün içine sokacak şekilde;

- Kulaklarını iyice aç ve dinle! O bunalımlı kadının çocuğuyla değil konuşmak, selam dahi vermeyeceksin! Anlaşıldı mı? Bu son sözüm, beni kötü şeyler yapmaya mecbur etme!

Neşe ürkerek kendini geriye doğru çekerek;

- Ama baba o benim sadece dershane arkadaşım diyerek başladığı cümlesini tamamlayamadan babası, vestiyerdeki ceketini aldığı gibi çekip gitmişti bile.. Ondan geriye, sadece soğuk ve sert rüzgarı kalmıştı.

Oysa dinleseydi, Onur'un zaten "güçlü ve aklı başında biri" olduğunu işitecekti kulakları ama nerede.. ışık hızıyla gitmişti.

Çarpan kapının sesiyle birlikte annesi Neşe'nin yanına gelerek önce kızının yanaklarına bir öpücük kondurdu sonra parmaklarını saçlarının arasında dolaştırarak fısıldadı "Üzülme kızım, sana kıyamam ben" Neşe annesinin boynuna kollarını sıkıca dolayarak göğsüne başını yaslamış, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Diğer tarafta Onur ise;

Neşe'den aldığı ders notlarının fotokopilerini çektirmiş, bir plastik dosyanın föylerinin arasına tek tek yerleştirirken Neşe'nin parlayan gözlerini düşlüyordu. Bir taraftan da bir sonraki günün planını kafasına çiziyordu. Hem "dershanesi"ne gidecek hem de "gönülhanesinin Neşe'si"ni görecekti.. Bir anda yüzünde çiçekler açmıştı..

Yatağına yattığında her akşam yaptığı gibi; annesinin ruhuna gitmesi için bildiği bütün duaları etmişti. Sonra "Allahım mekanı cennet olsun" derken , gözkapakları çoktan uykuya yenik düşmüştü..

Güneş perdesine "aç beni" dercesi kuvvetli vuruyordu. Bir civa gibi fırladı yatağından ve önce güneşi sonra pencereyi açarak tertemiz havayı içeri kabul ederken "hoşgeldin yeni gün" diyordu.

Bugün yapacağı iki şey vardı;

- Birincisi yetersiz olduğunu düşündüğü bir kaç ünite için etüd alacak ve böylece sınava tam hazırım diyebilecek.

- İkincisi ise Neşe'yi ilk kez dışarıda bir yere davet edecekti. İçi içine sığmıyordu..

Bir an önce çıkmalıydı yapacak çok ama çok işi vardı!

DEVAM EDECEK

Aysel AKSÜMER

31.05.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 477
Kayıt tarihi
: 22.03.10
 
 

Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. Iki çocuk annesiyim. "Bir Öykü Kadar Kısa Bir Roman Kadar D..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster