Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '14

 
Kategori
Sinema
 

İHTİŞAMLI BİR FİNALLE BURUK VEDA

İHTİŞAMLI BİR FİNALLE BURUK VEDA
 

Hobbit efsanesini de tamamlamış olduk. Serinin son halkası olan “Hobbit Beş Ordular Savaşı”, birçok kişinin merakla beklediği filmlerden biriydi. Seriye uygun final yapma konusunda sıkıntı çekmeyen yönetmen Peter Jackson, gerçekten de anlı şanlı bir final koydu ortaya… Prequel filmlerdeki mantığı yerli yerine oturtan Jackson, Yüzüklerin Efendisinden sonra piyasaya yenilik kazandırarak,  seri filmlerin tutarlılığını merceğe alıyor.

Merakla beklenen “Hobbit” efsanesinin sonuna gelişimiz, türün meraklılarını üzmüş olsa da, seriye yakışır bir son yapma konusunda sıkıntı çekmedikleri için, konuyu fazla dallandırıp budaklandırmayacağız. Zaten Hobbit, Yüzüklerin Efendisi serisinin prequeliydi (ön bölüm), açıkça söylemek gerekirse, serinin sonuna geldiğimizin farkındaydık, hatta seri ne zaman tamamlanacak diye kara kara düşünürken, aniden sona ermesi tartışmalara yol açtı. İzleyicilerin şu soruyu sorması muhtemel: Hobbit de sonlandığına göre, Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit arasında ek bir film olacak mı? Hollywood sürprizlerle doludur, hiç belli olmaz. Aslında olmaması daha iyi olur, eğer filmin final sahnesi yapı bozumuna uğratılırsa anlatılan hikâyenin bir anlamı kalmaz, en azından final havada kalmadı, bu da fazlasıyla yeter…

Bu tarz filmler genellikle sondan başa doğru akıyor, sanki kitabın sonunu okuyarak başına dönüyoruz. Neden böyle oluyor diye kendimize soru yönelttiğimizde, şu yanıtı alıyoruz: Yüzüklerin Efendisi şayet ki çekilmeseydi, Hobbit de varlığını sürdüremezdi, bunun da sebebi gişede elde edilen başarıdır, ilk önce serinin dev filmleri, sonra da o seriye destek olan yan hikâyeleri konu alan filmler gelir. Bu her zaman böyle olmuştur. Peki, “Yüzüklerin Efendisi” mi, “Hobbit” mi? Cevabı izleyiciler versin…

GÖRSEL EFEKT ŞÖLENİ…

Bu hafta vizyona giren “Hobbit Beş Ordular Savaşı” görselliği tam anlamıyla kullanarak, efekt şölenine dönüşen teknolojik bir film… Yönetmen Peter Jackson teknolojiye fazla kafayı taktığı için, hikâyenin belirli yerlerinde bazı voltaj düşüklükleri meydana geliyor, bu da tipik bir teknolojik film örneğini simgeliyor. Bu kötü bir şey mi? Yerine göre değişir… Hobbit için kötü olduğunu söylemek açıkçası mantıksız olur, çünkü Hobbit’in başka yollarla hikâyeyi anlatarak, göze hitap etmesi pek mümkün değildi. O ihtişam anca efektlerle anlatılırdı. İkinci filmle hayranlarını umutsuzluğa sürükleyen yönetmen Jackson’ın, serinin son filmi ile yaptığı başarılı final sekansı, seyirciye ‘Hobbit işte en iyi bu şekilde biterdi’ dedirtiyor. Doğru! Teknik dinamikleri doğru oturan Hobbit’in,  hobbitleri, orkları, cüceleri, elfleri ve insanları aynı kadraja alarak, onların arasındaki savaşı ustaca perdeye aktarıyor oluşu, işçiliğin temiz yapıldığının bir göstergesi! Uzun süreyi saymazsak, film genel olarak bütünlüğünü koruyor ve bazı duygusal sekanslarla izleyici ile bağ kuruyor, bunun nedeni de serinin son filmi oluşu.

Alt türleri bünyesinde barındırmayı seven yönetmenin bu filmle dramatik sahneleri çoğaltması kafamızda bin bir tane sorunun dans etmesine sebebiyet veriyor. Savaş ve dramın bir arada yer almasına zaten diyecek laf yok! Muhteşem doğa sahneleri ve renk paletiyle boyanmış etkisi yaratan sahneleriyle, izleyiciyi var olmayan bir dünyaya uçuran “Hobbit Beş Ordular Savaşı”, destansı/epik mücadelenin tarihini yazıyor sanki… 3.boyutu doğru oranlarla kullanan yönetmen, hikâyenin ivmelerine göre 3.boyutu arttırıyor. Zekice düzenlenmiş kurgusuyla, bilgisayar efektleri ile oluşturulmuş bir hikâyenin bile, duygusal olacağını varsayan Jackson, seyirciyi hangi noktadan vuracağını iyi biliyor.

İYİLER VE KÖTÜLERİN SAVAŞI

Yalnız serinin son filmi olduğunu fazlasıyla açık eden yönetmen, zaman zaman algıda yanılsama yapsa keşke diye bekliyoruz, ama ne yazık ki yapmıyor, seriyi takip edenlerin bunu kavraması çok kolay. Seriyi seyretmemiş olup da, şu son Hobbit nasılmış bir izleyelim bakalım diyenler de vardır elbet… Yüzüklerin Efendisi serisinden sonra, Hobbit serisine önyargılı yaklaşanların dirençlerini kırarak Hobbit’i seyretmeleri, anlamlı olduğu kadar etkileyici de… Sanal dünya yaratma konusundaki ustalığını sergileyen yönetmen, bütün özel ırkların arasındaki sorunlara ayna tutarak, kötülüğü uzaklaştırmaya çalışması ve bir kahraman yaratması, sonuç odaklı hareket ettiğinin önemli bir resmi… Aslında klasik bir hikâye var önümüzde, o da şu: Kötüler iyileri kazıklamaya çalışırken, iyiler de son hamlelerini yapıyorlar ve böylece ezeli savaş yine perdeye damgasını vuruyor.

Örneğin; ikinci seride klasik hikayeye ait senkron tutmuyordu, tutmadığı için de bazı dengesizlikler meydana geliyordu, bunların bu filmle aşılmış olduğuna bir hayli sevindik. Gelelim bu son filmin neye öykündüğüne… Her zamanki gibi Orta Dünya’yı kendine göre tekniklerle ortaya koyan “Hobbit Beş Ordular Savaşı”, Bilbo karakterini hikâyenin gelişme bölümüne saklayarak, elfler, orklar ve cüceler arasında geçen olayların çözüme kavuşması adına bazı argümanlar ilave ediyor ve argümanlar üzerinden hikâyeye yeni soluk getirmeye çalışıyor. Filmin en önemli tarafı, giriş bölümü, çünkü o giriş bölümü bol aksiyonlu bir film izleyeceğimiz hususunda bize göz kırpıyor. Ve öyle de oluyor. Neredeyse kusursuz çekimleriyle, seyirciye beklediğini veren “Hobbit Beş Ordular Savaşı”, zaman zaman da ironik esprileriyle eğlenceli bir ortama davetiye çıkartıyor. Derinliğe doğru dalıp giderken, yüzümüzde oluşan tebessümle filmin ihtişamına kapılıp gidiyoruz, ufak tökezlemeler bile hikâyenin enerjisini bozmuyor.

Netice itibariyle; “Hobbit Beş Ordular Savaşı”, serinin birinci filminden sonra, en iyi ikinci filmi diyebilecek kadar eminiz. Bizi yanıltmamayı başaran Peter Jackson, nabza göre şerbet dağıtarak, seyircisini mutlu etmek için elinden geleni yapıyor, bazıları hatta bitmeseydi keşke diyor, ama her güzel hikâyenin bir sonu vardır, en azından tat alarak izlemenin keyfine erişiyoruz, bununla yetinmek lazım. “Hobbit Beş Ordular Savaşı” fantastik karakterlerle arası iyi olan herkesin izleyebileceği dev bir yapım… O dev yapımın sarsılmadığını bir kez daha gördük. Spoiler vermemek adına, son olarak şunu eklemek istiyoruz: Şimdi yeniden Yüzüklerin Efendisi üçlemesini seyrederek, serinin özünü daha net kavrama zamanı!

twitter.com/Cine_Deseo

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 831
Kayıt tarihi
: 24.05.10
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğmakla başlayan hayatım, 10 yaşında yazı yazmakla ve her yazdığını kod..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster