Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
399
 

II. Çuval vakası (Ross Wilson'nun Çuvalı)

II. Çuval vakası (Ross Wilson'nun Çuvalı)
 

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Mr. Ross Wilson haddini aşan bir çaba içerisine girmiş ve devletimize karşı büyük terbiyesizlik yapmıştır. Bence onun yakışıksız girişimi meclisin başına “çuval” geçirilmesinden farklı değildir .Yani ikinci çuval vakası denebilir. Türkiye Kürdistanı'nı teftişle görevli ABD Kongre üyeleri Mr. Christopher Shays ve Nicholas R. Palorino ile birlikte elçilikte 'Kürt Zirvesi' topluyorlar.DTP dışındaki mevcut ve eski Kürt kökenli siyasilerle memleketimizin bu sorununa çare arıyorlar .Eksik olmasınlar .İyi niyetli çabaları gerçekten bizi çok duygulandırdı ve ABD’ye karşı ne kadar haksızlık ettiğimiz somut olarak bir kez daha görmüş olduk.Adamlar bizim sorunlarımıza nedense bizden daha çok duyarlılık gösteriyorlar.Bayram değil, düğün değil eniştem beni neden öptü demezler mi?

Kıymetli okuyucular, tarih aynen yaşanmasa da “tekerrürden ibarettir” sözüne her zaman inanmışımdır.

Yıl 1838 Mehmet Ali Paşa İsyanına İngiltere, Fransa ve Rusya ortak müdahale ederler.Osmanlı bu iyilikleri karşılıksız bırakmaz ve Tanzimat Fermanını ilan ederek hem içerideki azınlıkları hem de dış devletleri mutlu etmiş olur.Yıl 1853-56 Osmanlı Rus Harbi vardır.İngiltere ve Fransa ülkeleri donanmalarını boğazlardan geçirerek Kırım’a gelir ve mağlup olmamıza engel olurlar.Çünkü menfaatleri vardır.Rusyanın Ak Denize inmesine engel olmak durumundadırlar.Üstelik bize borç para bile vermişlerdir., İlk dış borcumuzu alarak Duyunu Umumiyeye(Genel Borçlar idaresi, bugünkü IMF) adım atılmıştır.Bu kez de Islahat Fermanı(halk arasındaki ismi Gavur fermanıdır) ilan edilerek azınlıklara yeni hak ve ayrıcalıklar verilir.Yıl 1876-77 bu kez Meşrutiyet ilan edilir.Amaç azınlıklara temsilci olma hakkı verilerek dış devletlerin iç işlerimize müdahale etme yollarını kapatmaktır.

Tanzimat, Islahat, Meşrutiyet belgelerinin üçü de farklı tarihlerde ilan edilmiş olsalar bile.Ortak amacı şudur:

Dış devletlerin azınlıkların haklarını bahane ederek iç işlerimize karışmasına engel olmak;azınlıkları memnun ederek onların Osmanlı Devletinden ayrılmasına engel olmak.

Sonuca baktığımızda ise taviz tavizi doğurmuştur. İyi niyetle verilen bu haklar hep suistimal edilmiş, iç işlerimize müdahaleyi biraz daha arttırmış ve dağılmayı hızlandırmıştır.Osmanlının sonunu hazırlamıştır.

Halbuki bir dönemin süper gücü olan Osmanlı, yazdığı bir mektupla Fransa Kralının Avusturya tarafından serbest bırakılmasını sağlıyor, yazdığı bir fermanla Hz.Peygambere hakaret eden bir piyesin sergilenmesine engel olabiliyordu.Sadece Yeniçerinin kıyafeti bile Almanya ve Fransa arasında barışın kurulmasını sağlayabiliyordu.Bunlarla avunmanın elbette bir yararı yoktur.Bir çocuğun iflas etmiş babasının servetiyle avunmasından farklı bir şey değil elbet.Ancak, geçmişten iyi yada kötü ders almamız açısından son derece önemlidir.

Yani güçlü değilseniz güçlüye boyun eğmek zorunda kalabilirsiniz.Bir dönem sizin hapisten özgürlüğe kavuşturduğunuz kralların torunları sizden daha güçlü konuma gelmiş olabilirler.

Fakat onurlu olmak denen bir olgu vardır.Anadolu halkı en zor dönemlerini yaşadığı Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşında bile asla Manda Himaye Fikrini kabul etmemiş ve boynunu başka devletlerin boyunduruğuna uzatmamıştır.Var gücüyle direnmiş, tüm emperyalistlere gereken cevabı vermiştir.Ölümüne direnmiştir.

Bugünkü koşullarımız Kurtuluş Savaşı koşullarına göre daha mı kötü ki, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Mr. Ross Wilson haddini aşarak bizim iç sorunumuzu çözmeye çalışıyor.Bu resmen olmasa bile fiilen ABD’nin Manda Himayesini kabul etmekten başka bir şey değil midir?.Siyasilerin başına geçirilmiş “siyasi” bir çuval değil midir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şeyler yazmışınız.su uyur, bizimkiler uyur bir tek düşman uyumaz.onlar aynı oyunları tekrar tekrar oynuyorlar.bizimkilerin ezelden kombine biletleri var, oturup izliyoruz.iktidar sahipleri horul horul çalışırken, vatandaş napsın.napalım.Allah yardımcımız olsun...saygılar...

METİN ÜSKES 
 01.12.2007 14:59
 

Evet çok doğru tesbitler...Bazıları bu ''Çuvalı ''hazmettiler...Bu nedenle de ABD temsilcileri ''Köpeksiz köyde,değneksiz geziyor '' gibiler...Fakat ,Millet olarak bu konuda çok hazımsızlığımız var !..İz'an...şuur ve gören gözler aranıyor...Saygılarımla....

Mesut Selek 
 29.11.2007 19:42
 

19. cu yüzyılda Osmanlının bütünlüğü ve kuvvetli olması işlerine geliyordu ilk başta. Sonra kavgalara müdahil olan ağabey konumuna geçebilmek için etnik unsurları dile getirmeye başladılar alttan alta.. Bi taraftan da sırtımızı onların sözde koruyucu kollarına dayamamızı sağladılar. Şimdi ise bütünlüğümüze gerek olmadığına karar vermişler. Artık 150 yıldan beri içten içe işledikleri iki yüzlü politikaları saklamaya bile gerek görmüyorlar. Amerika'ya kafa tutan hangi yönetim iş başında kalabilmiş'i gayet iyi kavramış oldukları hükümetin icraatlarından anlaşılmıyor mu? Mustafa Kemal'in onurlu mücadelesi bile yönetimlere bir şey anlatmıyor galiba. Bir taraftan ulusumuzun bütünlüğünü yok ederken onurunu da ayaklar altına alanlarla işbirliği yapanları kişmler olursa olsun tarih sorgulayacaktır. Mesele Kürtlerle toplantı yapmalarından çok PKK mağaralarında bulunan Amerikan silahlarıdır. 2003 de yaşananların tekrar tekrar yaşanmasıdır. esenkalın.

Ezgi Umut 
 29.11.2007 19:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 971
Kayıt tarihi
: 04.11.07
 
 

On beş yıllık eğitimciyim. Halen bir devlet kurumunda öğretmenlik yapıyorum. Dünyanın en zor ama en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster