Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '15

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1358
 

II. Abdülhamit ve Latin alfabesi...

II. Abdülhamit ve Latin alfabesi...
 

Latin alfabesine geçme işi bir süreçtir...


"Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin Alfabesini kabul etmek yerinde olur"(Sultan II. ABDÜLHAMİD

TÜRK DİLİNİN LATİN HARFLERİYLE YAZILMASININ TARİHİ, 14.YÜZYILA KADAR DAYANIR...

14. yüzyılın başlarında, Hıristiyan Katolik mezhebine mensup Fransiskan tarikatı misyonerleri, Kuman Türklerini Hıristiyanlaştırmak için Türkçe'yi  öğrenmişler ve Türk dilini latin harfleriyle ifade etmeye çalışmışlardır.(1)

Türklerin, İslamiyet'i kabul etmeleriyle birlikte, İslam  dininin kutsal kitabının, peygamberinin hadislerini ve dine ilişkin bilgilerini daha kolay öğrenebilmesi için Uygur alfabesi bırakılmış ve Arap yazısı kullanılmıştır.(2)

NOT : Osmanlı Sarayında da Uygurca bilen katipler vardı. Örneğin, Osmanlı Devleti ile Akkoyunlu Devleti arasında yapılan Otlukbeli Savaşı'ndan sonra(1473) Padişah II. Mehmet, Özbek Han'a gönderdiği "zafernamesi" Uygur alfabesi ile yazılmıştı. Bu alfabe, Osmanlı merkez yönetiminde el yazmalarında 18. yüzyıla kadar kullanılmış ve sonra unutulmuştur.(X)

Uzun süre, Osmanlı Türk toplumunun değişmez alfabesi olarak kullanılan Arap kökenli alfabenin, 19.yüzyıla gelindiğinde, okuma yazmada doğurduğu güçlükler yanında, Türkçe'nin ses varlığına uygun olmadığı fark edilmiştir. Bunun üzerine, Arap kökenli alfabede bazı değişiklikler yapılarak, Türk diline daha yatkın hale getirilmesi düşünülmüştür.

1862'de, yazıda reform sorununu ilk kez ortaya atan Müfit Paşa(1828-1910), Arap harflerinden yana olmasına rağmen, okuma yazmanın zor, basım işinin güç ve pahalı olduğunu öne sürerek, bazı düzeltmelerin yapılmasını ve yazım yöntemlerinin değiştirilmesini önermiştir.(3)

Namık Kemal de, Türkçe'nin Latin harfleriyle yazılması konusunda bazı düşünceler ileri sürmüş; ancak İslam Birliği yanlısı olduğu için Arap harflerinin bırakılması yönünde kesin bir tavır koyamamıştır(4). Şinasi ise, "Bizim dilimiz Türkçe' Arapça kurallara uymak zorunda değiliz" demiştir.(5)

II. Meşrutiyet Dönemi'nde, alfabenin yeniden düzenlenmesi ve Latin alfabesinin alınması gibi iki ayrı yönde gelişen tartışmalar sürerken, İslam Birliği'nin en büyük savunucusu Abdülhamit'in, "Halkımızın büyük cehaletine sebep, okuma yazma öğrenimindeki güçlüktür. Belki bu işi kolaylaştırmak için Latin alfabesini kabul etmek yerinde olur"(6) şeklindeki düşüncesi ilginçtir.

İttihat Terakki Cemiyeti'nde olanlar da, genelde Latin harflerinden yana olmuşlardır. Örneğin, İbrahim Temo(İbrahim Murat ya da Latinci Temo ),  Kılıçzade Hakkı ve Hüseyin Cahit bu düşüncenin başta gelen temsilcileri olmuştur. Ancak, Şeyhülislamlık, Kuran'ın Latin harfleriyle yazılamayacağını öne sürünce Latin harflerinin kabulü gerçekleşememiştir...

Bu iş Cumhuriyet Dönemi'ne, Atatürk'e kalmıştır...

 

cdenizkent

21 Ocak 2014

_________________   :

(1) Nahit Dinçer, Türkiye'de Kültür Buhranı, Sebepleri ve Neticeleri, 1988, s.121

(2) Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, Türk Tarih Kurumu  Yayını, 1988, s.422

(X) Vikipedi, Özgür Ansiklopedi

(3) Şerafettin Turan, Türk Kültür Tarihi, İstanbul:1990, ss. 77-78.

(4) Sadettin Buluç, "Osmanlı Devrinde Alfabe Tartışması", Harf Devrimi'nin 50.Yılı Sempozyumu, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını, 1981, s.46

(5) Cahit Tanyol, Atatürk ve Halkçılık, Ankara: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1981, s. 122

(6) Sultan Abdülhamit, Siyasi Hatıratım, Çev. Salih Can, İstanbul: 1974, ss.177-178

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Abdulhamit'in sözleri ilginç gerçekten...

Kerim Korkut 
 27.01.2015 19:39
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Evet, gerçekten öyle...Abdülhamid'den beklenmeyen bir düşünce...O'nun bir başka sözü daha var. İstanbul-Hicaz Demiryolunun yapımı sırasında, Abdülhamit şöyle diyor: "Demiryolu yapılsın da, isterse rayları benim yatak odamdan geçsin"...İlginç değil mi? Selamlar.  28.01.2015 14:51
 

Sevgili GDENİZKENT, dünya tarihinde kaç dil üç alfabe değiştirmiştir. Üç alfabe değiştiren dil cümle dizaynı olarak aslına bağlı kalsa da geçtiği alfabelerden aldığı kelimelerle kökenine yabancılaşmaz mı? Her yeni alfabe dili yeni bir yapıya taşımaz mı? Bir dilin alfabe değişikliği ihtiyacı nedeni nedir? Üçüncü alfabeyi yaşayan Türkçe TURAN kökeninden ne kalmıştır.? Alfabe değişikliklerinin faydaları olmuş mudur? gibi çokça soruya muhatap ÖNEMLİ bir blog yazmışsınız... Selamlar.

Kadri KANPAK 
 22.01.2015 8:34
Cevap :
Merhaba Kadri Bey...Bu konuda çok 5-6 tane blog yazdım. Dilimiz bu şekilde yabancılaşmaya devam ederse, Türkçesi aklımıza gelmediği için "Bye, Bye Turkish" demek zorunda kalacağız. Halkımızın kullandığı dil, sokak, pazar, kahvehane...dili olacak...Zamanım olsa, günlük konuşmalarımızda, Türkçe diye söylediğimiz yabancı kelimelerin bir listesini yapmak isterdim...Dilin, konuşma ve yazma ötesinde, ondan daha önemli bir işlevi daha vardır. O da dilin "kültür taşıyıcı" işlevidir. Bu karmakarışık dille hangi kültürümüzü taşıyacağız ki... İlginiz için teşekkür ederim. Selamlar.  22.01.2015 12:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster