Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
566
 

İkame Yaşamlar

İkame Yaşamlar
 

Yaşamda mutluluğun sırrı galiba, insanın doğru seçenekleri çoğaltabilme becerisinde. Yani yaşam tercihlerinin ikame edilebilir olmasında.

Peki bir insanın mutluluğu için sahip olması gereken tüm değerler, gerçekten ikame edilebilir özellikte midir ?

İktisat derslerinden aklımda kalan bir sözcük; "İkame". Daha önce duymuş muydum, hatırlamıyorum. Rasyonel davranış, maksimum fayda bu sözcükle birlikte hatırladıklarım.

İktisat biliminde, kişilerin, değişmeyen geliriyle maksimum fayda sağlayabilmek için rasyonel davranacakları ve bir malın fiyatı belli bir düzeyin üzerinde artınca, o malın yerine, onun yerine koyabileceği başka bir mala yönelmesini anlatır. Yani bir ürünün sağladığı faydayı benzer özellikler taşıyan bir başkasının sağlamasıdır.

Portakal bulamıyorsan ya da daha pahalıysa onun yerine daha ucuz olan mandalinayı almak ya da protein ihtiyacını daha pahalı olan kırmızı et yerine beyaz etle karşılamak gibi.

Daha çok iktisat biliminde kullanılmasına rağmen, genel olarak bence "bir şeyi bulamıyorsanız, onun yerine başka bir şeyle yetinin" der bu kavram.

Ve "rasyonel insan" ihtiyaç duyduğu her konuda, zorunluluklar karşısında "ikame değerler" yaratabilmelidir, yaşamdan "maksimum faydayı" elde edebilmek için.

Bu bir zorunluluktur aynı zamanda. Çünkü ihtiyacımız olan ve bizim istediğimiz, tercih ettiğimiz, olursa yaşamımızın daha iyi, daha güzel olacağına inandığımız maddi manevi tüm değerlere sahip olmamız mümkün değildir. Bu ihtiyaçlarımızı, bazen zorunlu olarak, isteğimiz dışında, bazen de tercihlerimizi kullanarak başka değerlerle ikame etmeye çalışırız.

Hayatımızda, ailemiz ( annemiz, babamız, kardeşlerimiz, çocuklarımız), arkadaşlarımız, yaşam biçimimiz, gittiğimiz okullar, mesleğimiz, eşimiz veya sevgilimiz, içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal, kültürel ve hatta politik ortamın ne kadarı kendi gerçek istek ve ihtiyaçlarımızla uyumlu ?

Ne kadarının ( zorunlu olarak veya değil) ikame değerlerini yaratıp yaşamımıza katmışız?

Gerçek bir aileye sahip olabildik mi ? Yoksa onların yerine farklı bir sosyal sahiplenme grubu mu oluşturduk?

Gerçekten dostlarımız, arkadaşlarımız var mı? Ya da bunun eksikliğini neyle kapatıyoruz ?

İstediğimiz okullara mı gittik ?

İstediğimizin dışında benzer bir mesleği mi seçtik?

Eşimiz veya sevgilimiz aşık olduğumuz ve gerçekten birlikte olmak istediğimiz kişi mi?

Ekonomik durumumuz, sosyal ve kültürel konumumuz gerçek isteklerimiz dışında ikame tercihler yapmamızda ne kadar etkili?

Ve hatta yaşadığımız ortama, politik tercihlerimizi gerçek anlamda yansıtabiliyor muyuz? Yoksa onun da ikamesini bulmak bizim için bir zorunluluk mu ?

Bu soruları herkes kendi yaşamına ve gerçek ihtiyaçlarına göre çoğaltabilir.

İşte, mutluluğumuz için ya da yaşamdaki dengeyi bulabilmemizde, bu sorulara vereceğimiz cevap ve bu ikame değerlerin oranı çok önemlidir.

Zaman zaman kendime sorduğum, kendimize sormamız gereken bir soru. Bu soru niçin önemli?

Çünkü, ne kadar benzer olursa olsun hiçbir şey aslının yerine geçemez.

Ve bazı değerler de vardır ki asla başka bir şeyle ikame edilemez. "Sevgi" gibi, "aşk" gibi.

Bu nedenle istek ve ihtiyaçlarımızın, bizim arzuladığımız ve bize en büyük yaşamsal faydayı sağlayacak değerlerle karşılanması oranının, ikame değerlerin oranına göre daha yüksek olması, yaşam kalitemizde önemli ve olumlu farklılıklar anlamına gelir.

Diğer önemli olan konu ise; ihtiyaçlarımızı, hangi değerlerle ikame etmeye çalıştığımızdır.

Belki doğru seçimlerle asıl istek ve ihtiyaçlarımıza yakın değerleri hayatımıza katabilir ve yaşam tatmini sağlayabiliriz. Bunun için gerekli ruhsal ve zihinsel yeterliliğe sahipsek eğer. Ya da yeterli, donanımlı sosyal desteğe sahipsek.

Ya sahip değilsek?

İşte o zaman kayıp bir hayatın kahramanı olduğumuzun, farkına bile varamayız.

Tijen Taşlı- İzmir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk sevgi dostluk gönüllü içten gelen insanın yaşama disiplini, ustalığı ile uyumlu ve gönülden toplumsal hayatı insnala birlikte yaşaması sanatıdır. Ve kesinlikle faydacılık alanda önerilebilecek bir tercih olamaz çünkü sorunun kayağı bu zihiniyetin kendisidir; bencilllik içerir, mutlu olmak birlikte yaşamdan doyuma ulaşmaya imkan vermez kazan kazan yaklaşımının ehlileştirlmiş halidir. sevgi aşk dostluk aslına ulaşılığında bu yaşam deneyimi ustalığı gerektirir, daha azına razı olunamaz kendimiz kandırarak mutlu olamayız, portakal yerine mandalina tercihinden çok farklı nitelik durumu sözkonusudur. Mantıklı tercihler fayda içerir, insana mutluluk arattırır.. sevgi ve saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 19.09.2008 9:30
Cevap :
Yorumlarınız ve katkınız yazımın içeriğini zenginleştirici nitelikte. Çok teşekkür ediyorum :)  19.09.2008 22:53
 

Son blogumuza yorum yazmadınız ya işte ben onu hiç bir şeyle ikame edemedim...Bide Abla Yüksek Lisansda işletme yönetimine Muammer hoca mı giriyordu ??

silik 
 19.09.2008 9:20
Cevap :
Teşekkürler Silver, umarım daha güzel yazılar ve yorumlarla ikame edersin :)) Evet Muammer hocaydı,lisansta da.  19.09.2008 22:48
 

BENCE,HİÇ BİR KİMSE ARZULARINI,İSTEKLERİNİ SABİT OLARAK İKAME ETTİRTEMEZ,YANİ OTURTAMAZ HAYATINA ve YAŞAMINA..Kİ YAŞAM TARZI NE OLURSA OLSUN,BU FELSEFE HİÇ BİR ZAMAN SABİT KALAMAZ..MADEM SEVGİ VAR İŞİN İÇİNDE ÖYLE İSE BİR ÖRNEKLEME SİZE* BİR ANNE ve BABA İÇİN ÇOCUK SEVGİSİ MUTLAKA HER ZAMAN İÇİN VARDIR İYİ veya KÖTÜ..! ANCAK O ÇOCUĞA SUNULAN SEVGİ BEBEKKEN FARKLI,ÇOCUKKEN FARKLI,YETİŞKİNLİĞİNDE ÇOK DAHA FARKLIDIR..ANCAK ANNE ve BABANIN GÖNÜLLERİNDEKİ BU SEVGİ SABİT ve İKAME ETMİYEN,HAREKETLİ,YANİ DEĞİŞKEN BİR SEVGİDİR..! FAKAT HER ZAMAN VARDIR,ANCAK AZ veya ÇOK ŞEKLİNDE OLABİLİR,HATTA BAZAN ÜZÜLÜR,KIZAR SIFIR MERTEBESİNE KADAR DAHİ İNEBİLİR..YANİ O SEVGİ STABİL(DURGUN) BİR YERDE DEĞİLDİR.İKAME ETMEZ (OTURMAZ)..TABİİ TİJEN HANIM BU BENİM FELSEFİ GÖRÜŞÜMLE OLUŞMUŞ BİR YORUM,İNŞALLAH BİR AKSİLİK OLUP DA YAZINLA ÇAKIŞMAMAZLIK YAPMAZ..! ÜMİDİNDEYİM..!:)) SİZE İZMİR'e SEVGİLER ve SELAMLAR...!

Necip Köni - Adana / TR 
 19.09.2008 3:28
Cevap :
Teşekkür ediyorum Necip Bey.İkame sözcüğüne farklı bir boyut ve kavram olarak yorum getirmişsiniz.Sanırım siz oturma, sabit olma anlamında, değişmezlik anlamında değerlendirmişsiniz.Ben ise bu sözcüğü asıl değerin yerine kullanılabilen, koyulabilen bir farklı bir değer olarak anlamlandırmıştım. Yine de sizin verdiğiniz örnekten yola çıkarsak, anne babanın çocuğuna duyduğu sevgi başka hiç bir değerle değiştirilemez ve bu duygunun yerini hiçbir değer alamaz.Yani bu sevgi "ikame" edilemez diyebiliriz. Benden de Adana 'ya sevgi ve selamlar :)  19.09.2008 22:45
 

Yerinde bir saptama. Ancak bazan elimizdekilerle yetinip mutlu olmasini becermek zor gelse de basarmak onemli. Buradayapmaya calistigim "O " iste. Sevgilerimle

Nursen 
 19.09.2008 2:54
Cevap :
Hepimiz hayatımızda birşeyleri ikame etmek zorunda kalabiliyoruz.Umarım bu oran asıl ihtiyaç ve değerlerimizin oranından büyük olmaz.Teşekkürler, sevgi ve selamlar Nursen hanım :)  19.09.2008 22:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2711
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster