Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '18

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
6663
 

İki Bebekle Mardin Yollarında...

İki Bebekle Mardin Yollarında...
 

Restoranda bizim canavaların yarattığı savaş alanından bir kare...:)


Aslında Hatay'a gidecektik biz. Doğum günümü orada kutlamaya ve acaba iki bebekle tatil nasıl olur diye bir denemeye; ama gecenin dördünde iki bebekle havalimanında Hatay uçağının hava muhalefeti nedeniyle iptal olduğunu öğrendik. Beyler bilet satışa gitti, ne yapıcaz diye karar vermeye..biz, " ilk uçak nereyeyse oraya bilet alın" dedik. "Mardin" çıktı karşımıza, medeniyetler şehri :)

Annemin "Ne işi var küçücük çocuğun kış vakti Doğu Anadolu'da" sesini kulak arkası atarak, bir saat sonra kendimizi Mardin uçağında buluverdik. Ne nerede kalacağımız belli, ne orada araba var...Bebekle anı yakalamayı öğreniyor insan..."Hah şimdi uyudu", "O ne güzel yemeğini yedi", "Kakayı yaptı bugün" derken bir bakıyorsunuz bütün gün geçirvermiş. Biz de "Neyse uçakta ağlamadılar" "Neyse ki uyudular" derken uçak iniverdi. 

Nedendir bilmem, doğu hep korkuttu beni... Sanki birileri beni alıp götürecek "Kimse de bir şey diyemeyecekmiş gibi gelirdi" Aslında öyle değilmiş. İlk defa gittim oralara, Mardin, Batman, Diyarbakır, Urfa..İlk defa bu kadar zengin ve gizemli olduğunu fark ettim. 

Mardin müzesi içinde izlediğimiz tanıtım filmi, Mardin'in in ne kadar farklı kültürlere ev sahipliği yaptığını gösterdi. En güzeli de bu tanıtım filminde hepsine kucak açılmasıydı.

Göbeklitepe: Tarihin 0 noktası, tarımın inanca değil, inancın yerleşime yol açmış olabileceği olasılığı şu zamana kadar öğrendiğimiz her şeyi alt üst etti. 

Malabadi Köprüsü, Hasankeyf...insanın aklı hayali almıyor...1000 küsür yıl önce nasıl yapılır? Nasıl inşa edilir onlar?

Biz bütün bunları yaşarken yanımızda iki küçük insan bize kah uyuyarak kah yiyerek kah kucakta kah bebek arabasında eşlik etti...

Tabii iki bebekle dikkat etmeniz gereken şeyler: ilk olarak uçakta, aynı sırada bebek için tek bir fazladan oksijen maskesi olduğu için bu bebekler yan yana oturamıyor. ikincisi kiraladığınız her araba için yaşlarına uygun bir bebek koltuğu talep etmeniz gerekiyor ve bagajın bebek arabasını ve bavulları alabilecek büyüklükte olması gerekiyor. Büyük bir araba (vito gibi) bulamazsanız iki araba kiralamanız gerekiyor. Gittiğiniz her restoranın en az iki mama sandalyesi bulundurması gerekiyor. Zaten restoranda mama sandalyesinin altında oluşan çöplüğü ve yarattığınız dağınıklığı hiç anlatmıyorum (anneler bilir :))

Bu bizim iki aile iki bebekle ilk tatilimizdi, bir denemek istedik. İyi ki denedik. Çocukları hasta götürdük oraya, şansımıza hava o kadar güneşli ve güzeldi ki iyileşmiş getirdik... Güneşe bakarak hapşıra hapşıra attılar tüm mikrobu...

Eskilerin bir kırk çıkması olayı vardır, bebek doğar doğmaz söyledikleri. Bizim doktorumuz ilk hafta kontrolünde "dışarı çıkarmaya başladınız mı?" demişti. Ela, annemin cık cıkları altında o gün bugündür her havada her saatte dışarıda..iyi ki de dışarıda. İyi geliyor açık hava çocuklara, sadece onlara değil aslında iyi geliyor açık hava bize de....

İyi geliyor tatil ama en çok sevdiklerimizle iyi geliyor bence...en çok sevdikleriyle tadına doyulmaz oluyor bu gitmeler....

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 557
Kayıt tarihi
: 13.12.18
 
 

Psikoloji mezunuyum. Yazmayı ve okumayı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster