Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1146
 

İki Dil Bir Bavul: Kürtçe seçmeli ders olmalı

İki Dil Bir Bavul: Kürtçe seçmeli ders olmalı
 

Bazı şeyleri bilmek için onu ya yaşamak ya da şahit olmak gerekir diye düşünenler derneği üyesiyim. Geçen yıl filme çekildiği halde hâlâ izleyemediğim “iki dil bir bavul” filmini edinmek için dün memleketimizin büyük bi kitapçısına gittim fakat “o yok size soul kitchen verelim” dediler. Tabii ki öyle demediler de, ben mecburenmecburen onu aldım.
Şimdi size bu filmi –soul kitchen- anlatmayacağım.

Son günlerde gündeme gelen “ana dilde eğitim” meselesine kafayı yorup duruyorum. Çocukluğum, ilkokula başladığım zamanlar geliyor aklıma. Sosyal anlamda ilk kez evden çıktığım, bireysel olarak yalnız kaldığım o günlerde epey bi sıkıntı çekmiştim, genelde her çocuğun çektiği üzere. Ana dilim Türkçe olduğu için dil anlamında tabii ki sıkıntı çekmemiştim.
Lafı fazla uzatmayayım. İki dil bir bavulu netten fragmanını bulup izledim. Gerçekçi bi şekilde kurgulanmış ve çekilmiş. Ne ağdalı bi şekilde öğretmenin kutsallığı vurgulanıyor, ne öğrencilerin halleri. Her şey tam da olması gerektiği gibi; gayet insani.


Batı’da doğmuş büyümüş bi öğretmenin, fakirliği, yalnızlığı, yoksulluğu, yoksunluğu, Doğu'nun terk edilmişliğini, gayet güzel işlemişler. Öğrencilerin öğretmenlerini anlayamamaları, çaresizlikleri... sanki belgesel tadında… Gündem o kadar yoğun ki. Samimi olan, olmayan, sandık oy getirisi düşünülerek öneriler, teklifler sunulurken, insanlar hayatın içinde kendine yer bulmaya çalışıyorlar. Onların sayesinde var olan siyasetçiler, onlardan gayet insani olan şeyleri esirgiyorlar. Ana dilde eğitim gibi. Düşünüyorum da, hiç bi şekilde Türkçe bilmeyen bi öğrenci ve Kürtçe bilmeyen öğretmen birbirlerine nasıl dokunacak, nasıl iletişim kuracaklar?


Milli Eğitim müfredatında o kadar çok seçmeli dil dersi var ki; Almanca, Çince, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Japonca ve Rusça… Şimdi buna Arapça’da eklenmiş. Eklenmiş de insanların eğitiminde çok büyük bi etken olan seçmeli dil olan Kürtçe hâlâ neden eklenmez benim aklım almıyor. Eğitim görmesinler diye mi? Yoksa bu da bizim meşhur bölünme korkusuna mı dayanıyor, siyasetçinin oy kaygısı korkusu mu nedir bilemiyorum. Siyasetçi kim için var dersen, teoride insan için var ama… ama ama…


1990 lı yıllarda Güneydoğu’daki “köy yakma” olaylarından dolayı, zorunlu göçe tabi tutularak; Dolapdere Bilgi Üniversitesi Kampüsünün yanındaki Hacıahmet Mahallesi çocukları Batı’da yaşamalarına rağmen “iki dil bir bavul” filmini yaşıyorlar. Öğretmenin dilini anlamıyor, konsantrasyon sağlayamıyor, başı ağrıyor… derste parmak kaldırmaya çekiniyor, çünkü kendisini Türkçe ifade edemiyor.


Bi etnik kimliği temizlemenin en iyi yolu dilini yok etmektir.


Geçtiğimiz bayramda yazar Murat Kınıkoğlu’ndan bi mesaj aldım. Bana “Bozkırın Efendisi” kitabını göndermek istediğini yazmış. Neyse bi şekilde haberleştik ve kitabı elime ulaştı. Henüz 1. bölümünü okuduğum kitapta MS 630 yılında Türkler, Çinliler tarafından asimile edilmek isteniyor, köle olarak kullanılıyor ve dillerini konuşmaları yasaklanıyor. Tam Çin işkencesi türden şeyler yaşanıyor.


Kötü şeyler bunlar. Aynı dili konuştuğunuz insanlarla bile iletişim kurmakta zorlanırken, bi de iki farklı dili konuşan öğretmen ve öğrencinin çektiği sıkıntıları varın siz düşünün. Hep deriz nitelikli insan diye. Bu şartlarda nasıl nitelikli insan yetiştirilir ki?
Hani bi de derler, şartlar eşit, isteyen istediği yere gelir. Bu şartlarda nasıl, nereye gelir?

AB den önce Yunanistan’da da “Batı Trakya Türkleri” Türkçe eğitim göremiyor, yeterli eğitim alamadıklarından dolayı, kimsenin yapmak istemediği işleri yapmak zorunda kalıyorlardı. AB den sonra, Türkçe eğitim görebiliyorlar neyse ki. Kendin için istediklerini, senin gibi olmayanlara da istesen ne olur? Söylim mi n’olur? Memleketin eğitim seviyesi yükselir ve birbirimizi habire böylesine itip durmayız. Aynı memlekette aynı havayı soluyorsak, farklılıklarımızın bizi zenginleştirdiğini de öğrenmemiz gerekiyor artık.

Sinan Dirlik bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bizim yanımızda kürtçe konuşmazlardı, şimdi düşünüyorum da kültürümüzden ne kaldı, sadece adı :( ... gerçekten dil çok önemli, bende filmi seyredemedim, en kısa zamanda, kalemine sağlık. sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 01.10.2010 19:29
Cevap :
Kürtçe konuşmak tabuydu sanırım o dönemlerde. Hoş hala bile insanlar bunu kabullenmek istemiyorlar ya! Yasal ve psikolojik olarak da insanlara baskı uygulanmış ne yazık ki. Ben de filmi mutlaka izlemek istiyorum. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...  01.10.2010 20:31
 

Diline, yani anadiline sağlık değerli arkadaşım. Şu ülkenin 90 yılı ve bilmemkaç yüzmilyar dolar serveti iki Kürtü Türkleştirmek uğruna heba edildi. Sağlığından, eğitimine, hukukundan siyasetine, cihet-i askeriyesinden dışişlerine kadar kirlenmeyen bir tek kurumu kalmadı. Ve ne yazıktır ki, hâlâ bu ittihatçı paranoyanın ve geleneğin boyunduruğundan kurtulamadık, kurtulacağımız da yok sanırım. Sağlıcakla.

hazandagüzeldir 
 30.09.2010 23:33
Cevap :
Anadilde eğitim hakkı herkesin en doğal hakkı. Ama yok olmaz. Herkes aynı dili, dini, kıyafeti, eğitimi yapmak durumunda. O heba edilen paralar yerine yatırım yapılsaydı, kimse zorla aynı dine, aynı dile zorlanmasaydı bugün bunları konuşmuyor, herkes huzurla yaşıyor olacaktı. İttihatçı paranoyaya direnenler var ama artık onlar da gerçeği görecekler, görmek zorundalar. Çok teşekkür ediyorum değerli katkınız ve güzel yorumunuz için. Selamlarımla...  01.10.2010 15:24
 

çinlilerin yaptığı gibi kimse kimsenin dilini konuşmasını yasakladığı yok.Ama herkes yaşadığı ülkenin dilini ana dili gibi bilmek ve önce o ülkenin vatandaşlığını kabul etmek zorundadır. gerçek anlamda eğitim almak isteyen herkes hangi dilde olursa olsun eğitim alır.saygılar...

Güler Sun 
 30.09.2010 23:24
Cevap :
Ana dili Kürtçe olan, bi satır Türkçe bilmeyen çocuklardan bahsediyoruz burada Gülersun Hanım. Bu şartlarda çocuk nasıl eğitim görecek? Alır demişsiniz de, bu şartlarda nasıl alır, onu da çok merak ettim doğrusu. Yakın zamana kadar Kürtçe şarkı söylemek bile yasaktı. Ahmet Kaya'yı bu ülkeyi terk etmek durumunda bırakan insanlar, bugün birer birer özür diliyorlar. Kendimizi diğerinin yerine koysak olayları biraz daha farklı göreceğiz sanırım. saygılar.  01.10.2010 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 253
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 924
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

Hepsi kurgu... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster