Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
813
 

İki Dil iki Bayrak

İki Dil iki Bayrak
 

80 kuşağındanım. Ailem yaşanılan acılara bakarak ve sanırım geleceğimizden de korkarak ben ve kardeşlerime siyaset hakkında hiçbir şey öğretmedi. Ben büyürken Alevi- Sünni, Türk- Kürt , Müslüman – Gayrimüslim, sağcı-solcu nedir bilmeden büyüdüm. Ortaokul yıllarında bir arkadaşımın annesi benim ne olduğumu sordu. Kulak misafiri olduğum bir konuşmada annemin ailesinde Sünni ile evlenen ilk kişi olduğunu duymuştum. Aleviyiz galiba dedim. O günden sonra arkadaşımla görüşemedim. Annesi beni bir daha evine istememişti. O gün öğrendim ayrımcılık nedir. Anneme gidip sordum, anlayabileceğimden şüpheli bir şeyler anlatmaya çalıştı. Nasıl anlatılırdı ki ? Siz nasıl anlatırdınız ? Sonra da dergi kitap ne varsa kendimce öğrenmeye çalıştım. Bu ayrım daha sonra Kürt ve aşiretten olmadığım için evlilik yolunda da karşıma çıktı.

Üniversite yıllarımda da sağcı, solcu, orta yolcu, milliyetçi kavramlarıyla tanıştım. Kürt bir oğlana gönül verince de Kürt kelimesiyle tanıştım. Ne kadar temizmişim Allah’ım ! Sonra o bana anlattı Kürt nedir ne değildir, PKK nedir değildir. Tabi sadece kendi çerçevesinden. Onu da öyle büyütmüşler. Çocuk aklıyla her denilene inanmış. Tabi o zaman sevgi var ya gözleriniz kör oluyor ya, anadilde konuşma hakları için imza bile toplamıştım. O kadar çok Kürt arkadaşım vardı ki! Hepsini anlamaya çalıştım. Empati kurmaya çalıştım. Çok da sevdiğim insanlar oldular. Hayatımda yer aldılar hep. Büyüdüm, büyüdüm ve maalesef ayrıldık, küçüldük…

Biz - siz diye bir kavram, ayrıştırma olmasındı, Keşke olmasaydı… Öyleydi de aslında ama biz-sizi kendileri yaratmıştı. Bizde her çocuğa Kürt düşmanlığı öğretilmiyordu. Ama zamanla anladım ki onlarda % 90 her çocuğa Türk düşmanlığı öğretiliyor, benimsetiliyordu. Türklerin kendilerini katlettiği, dillerini özgürce konuşamadıkları hep Türkler tarafından itildikleri hor görüldükleri vs. vs. İstisnai durumlar ve insanlar her iki tarafta da mevcut lakin genel sonuç bu !

Onunla beraber Kürtçe şarkılar öğrendim söyledim. Çekilmiş acılarını hissettim. Sadece onlar mı eziyet görmüşler tarih boyunca ? Kürt, Türk, Hıristiyan ne fark eder... Aşkın nasıl yaşı, dili, dini, ırkı yoksa acının da yok. İnsan olmanın da !

Anlamıyorum Kürtlerin Türklerle olan kavgasını. Dillerini rahatlıkla konuşabiliyorlar, Aksine doğuya giden birinin Kürtçe öğrenmesi elzem. Öyle aval aval bakıyorsun ne diyor bunlar diye… Kürtçe 'nin seçmeli ders olmasını isterdim. Bir dil bir insan meselesi açısından. Anlaşabilmek açısından. Devletimizin yaptığı tek tük faydalı işlerden biri de doğuda Kürtçe bilen personel yetiştirilmesi ve istihdam edilmesiydi. Nasıl sezonluk bölgelerde yabancılarla anlaşabilmek adına yabancı dil önemliyse sizlerle anlaşabilmek için de bizim Kürtçe öğrenmemiz gerekiyordu. Bu zaten gerekliydi. Geç bile kalınmıştı. Öyle ki Türkçe’yi inanın bana mecbur oldukları için öğrendiklerini söylemişti. Ne acı…

Devlet politikalarınca sizlere ayrımcılık yapıldı diye neden öldürmek, neden ille de savaş, neden ille de KÜRDİSTAN ? Devletten haklarınızı alma savaşınızı destekliyorum. Hepimiz insanız ve eşit haklara sahip olmalıyız. Bu ülkede insan olarak neyiniz eksik. Bu ülkede eksik olan ne varsa hepimizin eksiği…

Bir ülke iki dilli, iki bayraklı olamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçe’dir. Bayrağı ise ay yıldızlı rengi kırmızı olan bayraktır. Bu ülkede sadece bir bayrak dalgalanabilir. Sizin savaştığınızı düşündüğünüz ülkünüz ne Mandela nın ne de King ‘in ülküsüyle örtüşmektedir. Onlar savaşlarını sizin gibi bölücülüğe yem etmediler. Şimdi kendi ülkemizde bayrağımızı taşıyamaz, asamaz hale geldiysek bunun ikinci müsebbibi sizlersiniz. Nasıl bir zihniyetiniz var ki binlerce insanınızı, insanımızı yani İNSANLARI acımadan öldüren ve öldürten bir insanı savunup onu lider kabul ediyorsunuz? Bu topraklar bölününce yarısı Kürdistan olunca veya size özerklik verilince ne değişecek? Eksik yine aynı eksik kalmayacak mı ? Dilinizi zaten konuşuyordunuz, konuşmaya devam edeceksiniz. Aynı topraklarda yaşıyordunuz yine aynı topraklarda yaşayacaksınız. Uydudan Kürtçe yayın izliyordunuz yine izleyeceksiniz. Kürt müzisyenleri, alimleri, ozanları Kürtçe eserler veriyordu yine Kürtçe eserler verecek.

Savaşlar kansız olmaz da, ne gerek vardı savaşa, bir katilin arkasından tiniyeti bozuk hesaplar peşinde gitmeye ?

Hani kardeştik ? Nerede kardeşliğiniz ?

Anlamıyorum. Anlayamıyorum…

Yine diyorum:

İnsanlığın dili, dini, ırkı, olmaz diye…

Melike Çelik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Melike Hanım ilginiz için teşekkür ederim.Adınızı soyadınızı vermek yerine Melike D diye versem olur mu?Yalançi Yalançi başlıklı yazımda Yusuf Ç,gibi kısaltmalar yaptım.Az da gizemlilik olsun diye?Bence yaşadığımız nice tatsız olaylar bazı birikimlerin bizdeki yansımalarıdır.Yazdığınız gibi 'gözlerimiz kör' olduğunda bazı sinsi emeller belirmeye başlar.Sizin de yaşadığınız arkadaşlığın içerisinde beliren propagandacı eğilimler de o sinsi emellerin yansımalarından bir kaçı olsa gerek.Türklerin geçmişinde 'ayrımcılık' gibi bir hastalığa bulaşmamış,çevre uluslarla arkadaşlık,akrabalıklar kurmuş ve liyakate göre onların bazılarını en yüksek makamlara bile getirmişiz.Osmanlı Devletimizi silah gücü ile yenemeyeceğini anlayan Batı bugün de etnik özelliklerin abartılması ile toplumumuzu bir kez daha bölmek istemektedir.Boşnaklar,Arnavutlar,Araplar ile başardıklarını Ermeniler ve Kürtler üzerinden başaramadılar.Şimdi adı bile Türkçe olan Kürtleri kullanmak istiyor.Ayrımcılık dayatması bir araç.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 25.07.2013 18:41
Cevap :
Merhaba Faruk Bey, Melike Ç diyebilirsiniz. Duru kıımın ismi. Ben özümüzde ayrımcılık olmadığını biliyorum. Şu bir gerçek ki Kürt vatandaşlarımızda Türklere nispeten siyasi milliyetçilik çok fazla. Türkler bölünmeye izin vermeyecek görüşündeyim ya da benimki kocaman bir hayal.. Selamlar  26.07.2013 9:24
 

Melike Hanım anlattıklarınız çok önemli.Milliyet Blog yazarlarımızdan bir arkadaşımız da bir Alevi genci ile evlendikten sonra bazı dayatmaları yaşamış olduğundan beş altı yıl sabırdan sonra oğlunu da yanına alarak yeni bir hayta kuruyor kendisine.Nice, mutlu Türk-Kürt-Laz-Ermeni, Sünni-Alevi-Hıristiyan evlilikleri de var ülkemizde. Sizler sorunun giderek keskinleştiği yıllarda bunu yaşamış olduğunuzdan yazdıklarınız bana çok önemli geliyor.Bir toplum bilimci olarak bu gibi örnek olaylar da ilgimi çekiyor.Bazı yazılarımda olduğu gibi yenice yayınlamaya başladığım Ortadoğu paylaşımında ayrılıkçılık süreci, başlıklı yazı dizisinin Yalançi, Yalançi ya da Kürtçe sorunumuz başlıklı ikinci bölümünde de bu konuda üç ayrı örnek olay yazmıştım duruyor şimdilik.Bir kaç eklemeden sonra yayına vereceğim.Eğer uygun görürseniz sizin bu yazınızdan da alıntı yapabilir miyim? Gerçekte 2010'da yazmış olduğum İki Dilli Türkiye adlı yazıda da sorunun diğer boyutlarını işlemeye çalışmıştım.Sırada o da var

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 24.07.2013 17:25
Cevap :
Merhaba Faruk Bey, Yazımdan alıntı yapabilirsiniz. Bundan memnun olurum. Ne yazık ki ben de böyle bir ayrımcılığa tabi tutuldum. Ve malesef bu yazımdan dolayı Kürt arkadaşlarım tarafından ayrmcılık görmeye devam ediyorum... Yayımlanacak olan kitabınızı mutlaka okumak isterim. Benim bu ayrımcılığı anlatan bir romanım da var yazmaya devam ettiğim. Kolay gelsin. Selamlar  25.07.2013 14:18
 

Aferin kızım...Bu ifadeyi tüm samimiyetimle kullandım(yanlış da değil; sizin kadar kızım var)...Keşke bütün Türkiye'nin gençleri sizin gibi düşünse...Bırakmazlar kızım, bizi kendi halimize bırakmazlar...Biz de çocukluğumuzda Rum ve Ermeni mahallelerin gider onları korkuturduk. "Türkçe konuş vatandaş" kampanyası açılmıştı o zamanlar; azınlık olan vatandaşlarımız kendi aralarında bile, Rumca ve Ermenice konuşamazdı...O zaman öyleydi; şimdi de böyle işte...Dedim ya bizi rahat bırakmazlar...İçinde bulunduğumuz "çözüm ve barış süreci" bitsin, başka bir çekişme başlayacak. "Alevi ve Sunni Çatışması"...Başladığı gibi...Ama neyse ki, sizin gibi gençlerimiz var. Bizi kimse yıkamaz...Selamlar kızım...Hayatta sana başarılar dilerim...

cdenizkent 
 24.07.2013 13:45
Cevap :
Merhabalar Size Deniz (bey,hn) diyeceğim. İsminizin Deniz oduğunu varsayarak. İçten yorumunuz için teşekkür ederim.İnsan olmak gerçekten farklı bir durum. Bizi bize bırakmayanlar çok zeki değil sadece insan görünümünde dolaşan fitne peşinde cisimler. İnsani davranışlar kadar zeka kokan bir paylaşıım olamaz. Büyüyünceye kadar etkisinde kalabiliriz büyüklerimizin sonrasındaysa ne yapmamız gerektiğini söylemek elbette bana düşmez... Ülkemde insan için gerekli ne varsa onlarla beraber savaşacağım ama ülkemde iki bayrak veya iki dile (resmi) rızam yok. Hiç bir ülkenin de kendi ülkesi içinde buna rıza göstereceğini düşünmüyorum... Sevgilerimle   25.07.2013 14:19
 

İşte "uluslaşma" denen şey bu yüzden gereklidir Melike Hanım. Martin Luther King, İngilizce'nin tekliğine, anglo sakson özgürlük anlayışına ve hayat tarzına karşı "zenci egemen bölgesi" gibi bir şey talep etmedi. Aksine kendisini benimsemeyen bir toplumsal nefrete kanunlar ve hukuk yoluyla bütünleşmek mücadelesi verdi. Onun Amerikan uluslaşmasına katılması sayesinde Obama başkan olabildi, "zencilere ayrı bölge" istememesi sayesinde. Siz hiç doğuda bulundunuz mu? Sanıyor musunuz ki doğuda Türkçe konuşulmuyor. Yapmayın lütfen herkes gayet güzel Türkçe bilir, konuşur. Biz doğunun işgalcisi değil, sahibiyiz.

Ögeday 
 24.07.2013 13:24
Cevap :
Merhaba, Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Blog resmimden de anlaşılacağı gibi İki özgürlük savaşçısına evet, diğerine hayır diyorum. King verdiği savaşı kazandığı gibi yol da açtı ama bunu yaparken sizin de dediğiniz gibi Öcalan ın talepleri gibi taleplerde bulunmadı keza Mandela da... Ben korkuyorum ülkemin yarısına ingilizler amerikalılar yerleşti. Yakında onlar da ingiliz bayrağı ve amerikan bayrağı açıp bizden toprak istemesin ... İnsan olmak benim gözümde hepsinden değerli... Siz ne zaman duydunuz bir ingilizin azınlığın dilini konuştuğunu... Ki bizler sırf insana olan saygımızdan onların dilini öğrenmek isterken... Yapmayalım bu ülkenin sahibi biziz. Doğu batı yok. Türkiye var.Ülkemiz var. Şapkanızı çıkarıp koyun önünüze ve bir daha okuyun rica ediyorum yazımı. Önyargısız, sevgi ve saygı ile... Bu arada Kürt kardeşlerim sevmedikleri bir dille ve sevemedikleri bu ülkede her türlü makama gelebilmişlerdir... Sadece anımsatmak istedim...  25.07.2013 14:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 278
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster