Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '11

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
414
 

İki dil tartışmalarına empatiyle yaklaşım

İki dil tartışmalarına empatiyle yaklaşım
 

Sınırlar Beyinlerimizde Olmasın!


1989 Yılıydı, Bulgaristan' da yaşayan Türk asıllı vatandaşlara, dilleri ve dinlerine yönelik yapılan baskılar nedeniyle Türkiye çalkalanıyordu. Bu baskılara dayanamayanların bir kısmı Kapıkule' den anavatanına giriş yaptı. Türkiye Cumhuriyeti, zaten mağdur konumundaki bu yurttaşlarını daha fazla mağdur etmemek için, onlara kalacak yer, iş, okul v. s. ayarladı. Bir süre yaşadılar memleketlerinde, sonra onlara sunulan bu hazır ortamı beğenmeyip geri döndüler ikinci anavatanları Bulgaristan' a. Nedeni neydi bu geri dönüşlerin? 

O dönem Edirne' de yaşıyor, üstüne üstlük Bulgar Konsolosluğu' nun yanında oturuyorduk. Gece silah sesleriyle uyandığımızı, konsolosluk kapısına bombalar bırakıldığını hatırlıyorum. Bahçe duvarlarımız dip dibe, şeftali ağacına yaklaşmak istediğimizde konsolosluk sınırlarına fazlaca yaklaşmış oluyor, karşı kaldırımda gözetleme kulübesindeki polisten hemen alıyorduk ikazı. Biz şeftali toplarken karşı bahçede oynayan sarı saçlı afacan çocuklar, bizi izlerdi söylediklerimizi anlamadan. Bir poşet de onlar için toplar bahçe duvarına bırakırdık gözetleyen polislere yakalanmadan. 

Bulgaristan' dan gelen yaşıtlarımız da okullarımıza yerleştirildi, beraber okumaya koyulduk. Artık kendi ana dilleriyle eğitim görebiliyor, dini vecibelerini rahatça gerçekleştiriyorlardı. Ama, onlara sunulan bu hazır ortama ve özgürlüklere rağmen Türkiye koşullarını yetersiz bulup (ki bunu kendi ağızlarından defalarca duymuşumdur), eziyet gördüklerini söyledikleri ikinci anavatanları Bulgaristan' a geri dönmeyi yeğliyordu çoğu. Neydi bu insanların sorunu? Mazoşist miydiler, eziyet çekmeye Bulgaristan' a gidiyorlardı? Yoksa eziyetin alası anavatanları Türkiye' de mi yaşanıyordu?  

Şimdilerde iki dil tartışmaları gündemdeyken, o yıllara gitti aklım. O zamanlar dil ve din özgürlüğünü savunanlar, bugünlerde kendi ülkelerinde aynı özgürlüğü bölücülük olarak görüyorlar. Empati kuramayan bu beyinlerin çelişkisi hiç bitmeyecek sanırım, ama yine de onlara geçmişi hatırlatmakta fayda var. 

Sevgi ve Saygılarımla... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4011
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster