Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '18

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
71
 

İki Hayırsever Portresi; Angelina Jolie ve Haluk Levent

İki Hayırsever Portresi; Angelina Jolie ve Haluk Levent
 

Eşim, sık sık, artık emekli olduğumu, mesleksel yaklaşım huyumdan vazgeçmem gerektiğini söyler. Hep kuşku, hep bir sorgulama… Yetermiş artık… Her şeyi, her konuyu, her duyduğumu  soruşturma yapar, ifade alır gibi değerlendirmemeliymişim.

Ama işte demek ki yılların alışkanlıklarından kurtulmak kolay olmuyor. Huylu huyundan kolay  vazgeçemiyor.

Yakın zamanda Balkan ülkelerini dolaştık. Arnavutluk’ta ve Makedonya’da  müthiş bir “Rahibe Teresa” övüncü var. Sebep, Arnavut kökenli, Makedonya (Üsküp) doğumlu olması.

Rehberimiz anlatıyor; Ünlü hayırsever. Özetle, bir Katolik misyoner… Hindistan’da bir manastırda inzivaya çekilmiş bir dönem. Vatikan’ın desteğiyle Hayırsever Misyonerler Cemiyeti kurmuş, kendini hayır işlerine adamış.

Kimsesizler yurdu yapmış, Aids hastaları, evsizler, mülteciler, sel mağdurları… filan için 4 kıtada yapılar inşa etmiş… Etyopya’da açlara yardım etmiş, Ermenistan’da depremzedelere yardım etmiş… Etmiş de etmiş.

Bu faaliyetlerinden dolayı 1979 yılında Nobel ödülü almış.

Çabalarında Vatikan’ın yakın ilgisine ve desteğine mazhar olmuş. Prenses Lady Diana’yla tanıştıktan sonra İngiliz Kraliyet Ailesinden büyük iltifat görmüş. Reagan, Beyaz Saray’da ödüllendirmiş kendilerini…

O anda mırıldanmışım demek ki: “majestelerinin hayırseveri… “ Eşim duyup yakındıydı bir kez daha kuşkuculuğumdan…

Bir küçük fikir teatisi yapıverdiydik ayaküstü.

Eşim, Rahibe Teresa’nın iyilikleriyle bu yüksek mertebeden tanışıklıklara uzanmış olabileceğini, ben ise, Teresa’nın iyilik yaptığı kesimlerin bu yardımlara muhtaç hale gelmelerinin, Teresa’yı destekleyen o emperyalist yönetim merkezlerinin marifetleri olduğunu, bu “iyilik rollerinin” suçlarını ve günahlarını gizleme faaliyetlerinden ibaret sahtekarlıklardan başka bir şey olamayacağını söyledim.

Biz yine de Rahibe Teresa’yı tenzih edelim.

Hayırseverlik görünümü altında türlü çeşitli dolandırıcılık faaliyetlerine tanıklıklarımız vardır. Bunların bir kısmı faillerin doğrudan maddi zenginlik amaçlarından kaynaklıdır. Örneği çoktur. İnternette küçük bir “arama” yapabilecek herkes pek çok bilgiye ulaşabilir.

Bazıları da doğrudan “iyi sıhhatte olsunlar”ın kadrolu elemanı gibidir. Bunların en ünlüsü Angelina Jolie’dir. Oyuncudur. Yani asıl mesleği “rol yapmak”tır.

O da hayırseverliğiyle ünlüdür. Bu özellik sahip olduğu unvan tanımıyla biçilmiş “rol”dür. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İyiniyet Elçisi’dir. 2011 Haziranında Türkiye - Suriye, Libya - Tunus sınırlarını ziyaret etti de, bölgelerde taş taş üstünde kalmadıydı… Her nereye gittiyse hep aynısı olmuş. ABD nereyi karıştırıyorsa, bu hanım oralarda boy gösteriyor. Görev yapıyor. İyi polisi oynuyor. ABD hesabına. ABD yönetimi kargaşa, kaos yaratıyor, kan ve gözyaşı akıtıyor, Angelina Jolie de ABD’nin “iyilik meleği” olarak bütün ABD’lilerin aslında o kadar da kötü olmadıkları algısı satıyor.

Bunların hepsi mi böyle?

Hayır! Elbette hepsi böyle değil.

Nereden bileceğiz?

Bakacağız. Herhangi bir oluşumun, yapının, bağlı, bağlantılı elemanı mı? Birileriyle birlikte bir çıkar ortaklığının içinde mi? Hayırseverlik iddiasının sonunda elde edebileceği doğrudan veya dolaylı menfaati var mı ve bu, özverisini aşıyor mu? Hayır işi yaptıkça zenginleşiyor mu, yoksa hep kendinden mi veriyor? Bunlara bakacağız!

Örnek mi?

Var elbet…

Bu güzel ülkenin, Türkiye’mizin bir güzide Sanatçısı, duyarlı kocaman yürek sahibi bir evladı var.

Haluk Levent…

Türkiye’de hiçbir sanatçının, varlıklının, ünlünün, makam mevki sahibinin aklının havsalasının alamayacağı kadar, iyilik yapmayı kendine dert edinmiş bir başka kişi, ben tanımıyorum. Örneklerle kanıtlama çabasına girmeyeceğim. Buna ihtiyacı yok zaten…

Şöyle yapalım.

Haluk Levent’in, dinleyenin ciğerine ok gibi saplanan “Elfida” şarkısından bahsedeyim kısaca…

Elfida

Bir belalı başımsın

Beni fark etme sakın

Omzumda iz bırakma

Yüküm dünyaya yakın

Elfida

Hep aklımda kalacaksın

Bir yerinde bu sözlerin geçtiği şarkı, Haluk Levent’in, bir emekçinin 4 yaşındayken kanser olan Beyzanur adındaki kızıyla  9 yaşındayken vefatına kadar süren bir dayanışma öyküsünün ağıtıdır. Bulun, dinleyin, ne dediğimi anlarsınız…

 

Kenan IŞIK

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Kenan Bey, güzel bir yazı ve okunmaya değer. Bir de " hayırseverim " diyenlerin mal varlıklarına bakmalıyız. Bu bize daha iyi fikir verir. Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 24.09.2018 9:13
Cevap :
Teşekkür ediyorum nazik iltifatınız için sn. Güler. Belirttiğiniz gibi o "hayırsever"lerin mal varlıklarına da bakılmalı, bu hayır işlerinden elde ettikleri... Sağlıkla kalın sayın Güler. Sevgiler  24.09.2018 20:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 639
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2460
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster