Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
72
 

İki Kadın

Ne kadar kolay, bir insanın hayatını karatmak…

Ne kadar kolay, bir insanı canından etmek…

Ne kadar acı, özgür olduğunu düşündüğün bir ülke de; özgür olmadığını görmek…

Ve ne kadar zor, kadın olmak…

Zordur bu dünya da kadın olmak.

En büyük suçundur kadın olarak doğmak…

Her nerede ve hangi ülke de olursa olsun, yüz yıllardan beri hayatı en çok karatılan, canından olan, çeşit çeşit baskı ve zulümlere maruz kalan ne yazık ki kadınlar…

En çok değer verilmesi gereken varlıklara en aşağılık şeyler yapılmakta. Dünyanın her bir yerinde…

Ve yine dünyanın her yerinde tüm bu yaşanılanlara; eylemler yapılıyor, yazılar yazılıyor, tartışılıyor, konuşuluyor, çözüm yolları aranıyor. Lakin yine de engel olunamıyor.

Kadına en çok değer veren din olan İslamiyet’i yaşadığını söyleyen ülkelerde bile en aşağılık durumlara yine kadınlar düşürülüyor.

İki tip kadın var dünya da…

1) İşi, mesleği, yaşı vs. gibi bakılmaksızın şiddet gören, tecavüze uğrayan ve öldürülen kadınlar…

2) Çeşitli televizyon programlarında seviyesizce hareket ettirilip, kadınlığı aşağılatmak amacı ile kullanılan kadınlar…

Oysa öncelik 2. Sıradaki kadınlarda olmalı. İlk onların önüne geçilmeli. Televizyon kanallarında bin bir türlü yarışma programları yapılıyor. Ve başı hep kadınlar çekiyor. En seviyesiz, en kalitesiz hareketler sergileyenler programı en çok izletenler oluyor. Ve kanalara kazanç sağlıyorlar. Sonra haberler de kadınlara yönelik olan ve 1. Sıra da yer alan kadınları konu edip tartışıyor, bir nevi yaşanılanların önüne geçmeye çalışıyorlar.

Ne kadar acı bir ikilem ve ne kadar acı bir gerçek…

Hani suçu hep erkeklere atıyorlar ya. Ben artık böyle düşünmüyorum. Çünkü erkeği doğuran, yetiştiren ve eğiten bir kadın… 

Kadın erkeği öyle bir eğitecek, ona öyle güzel sevgi verecek ki; erkek de o değeri kadına verebilsin. Bu bir zincirdir.

Şuan her hangi bir televizyon kanalını ve bir yarışma programını açın. Kavgayı, çirkefliği en çok sergileyenlerin kadınlar olduğunu göreceksiniz.  Ve bunları izleyen, onları gören bir nesli düşünün.

Sevgisiz, saygısız, kin, nefret dolu bireyler yetişiyoruz farkında bile değiliz. Ve bu bireylerden oluşan; sevgi ve saygı dolu bir toplum bekliyoruz.

Biz kadınlar aslında erkeklerden çok daha güçlü, ne istediğini bilen, tuttuğunu koparan, yalnız başına bile birçok şeyin üstesinden gelebilen. Sevgimizle dünyayı değiştirebilen varlıklarız. Bu yüzden de erkeklerden baskı ve zulüm görüyoruz.

Tüm bu yaşanılanları yine bizler değiştirebilir; ortaya tek tip bir kadın çıkartabiliriz. Hak ettiği değeri görebilen kadınlar olabiliriz.

Erkekler suçsuzdur demiyorum. Bir insanın içi pisse, şerefsizlik damarlarında kan gibi geziyorsa, zihniyeti fakirse; hiçbir eğitim hiçbir sevgi onların önüne geçmez. Ama en azından sayılarını azaltır.

Sanırım bunun için de çok geç. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 127
Kayıt tarihi
: 16.05.14
 
 

Yazmak heves, yazmak tutku... Sadece amatör yazar, İçinden geldiği gibi yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster