Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
896
 

İki kalas bir heves...

Tiyatrocuların sahne tutkusunu anlatmak için bir özdeyişleri vardır hani; "iki kalas bir heves" derler. Bununla anlatılmak istenen, gösteri hevesini yenemeyen tiyatrocunun bulduğu iki kalasla bir sahne yapıp hevesini gidermesidir.

Tiyatrocuların bu özdeyişini, blogçulara uygularsak ne demek lazım?...Herhalde "iki heves bir klavye" uygun olur günümüz şartları için...Eskiden olsa, "iki heves bir kalem" derdik.

Ama hevesin bittiği yerde geriye kalanlar bakımından ben tiyatrocu özdeyişini tercih edeceğim.

Son günlerde MB'den ayrılmalar oluyor malum. Hevesini alanlar veda edip gidiyor.

Elbette, her hevesin bir sonu vardır. Defalarca yazdığım gibi, bizim burada yaptığımız bir "iş" olmadığı için, her an kaçıp gitme lüksümüz var. Tabii geri dönme şansımız da.

Ama işin bir de gerçek boyutu var. Gerçek dedimse, biraz "acı gerçek" söylemeye çalıştığım. Bu acı gerçek, insanın söyleyecek sözü kalmaması ile ilgili.

Zamanın hızına ayak uyduramazsanız, zaman sizi ezer geçer. Yüz yıllık teraneleri sürekli tekrarlayarak varlığınızı sürdüremezsiniz... Sürekli hörgüçten yerseniz sonuçta hörgüç de biter siz de bitersiniz...

Eğer bunu bir "iş" olarak yapan köşe yazarı iseniz sizi kovarlar. Heves uğruna yazan blogçu iseniz, bir gün kendinizi tekrardan bıkar gidersiniz.

Gitmek de bir marifettir. Ben, sürekli kendini tekrar yerine bırakıp gitmeyi seçeni de takdir ederim. Söz konusu bensem bile, sırf adımı ekranda görmek için aynı şeyleri yazıyor olmakdan hicap ederim.

Kendini tekrar etmek yerine, kendiyle çelişmek daha bir takdire şayandır benim için. İnsan, zamanın şartlarına göre, eski görüşlerini değiştirebilir ve değiştirmelidir. Kargadan başka kuş, plavdan başka aş bilmemciliğin eskiden de kabul edilir bir yönü yoktu; şimdilerde de yok.

Yani demem o ki, söyleyecek sözünüz kalmadıysa hevesiniz de biter. Heves biterse geriye kala kala "kalas" kalır.

Kalas olarak devam etmek mi iyi, yoksa bırakıp gitmek mi? İşte bütün mesele burada!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence de tespitleriniz doğru ama biraz sitede yazan kişilerin amatör yanlarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Yani burası gazete köşesi değil,maaşla yazmıyoruz.Kimimiz ciddi yazar,kimimiz o an duygulanıp bir iki satır döktürür. Bıkar vazgeçer gider.Yalnız kendini ve bir şeyleri sürekli tekrar edenler konusunda yazınızın altına imzamı atarım. 600 yazı yazmışım birinci yazım ile 600 üncü yazım birbirine benzer,aynı şeyi anlatır diye korkuyorum düşünebiliyor musunuz?

Kerim Korkut 
 31.03.2013 21:27
Cevap :
Bazı konuları tekrar yazmakla tekrara düşmek aynı şey değil...Ben de binin üzerinde yazı yazmışım...Muhtemelen aynı konulara değinmiş, aynı örnekleri vermişimdir. Önemli olan zamanı yakalayan düşünceler üretmektir...Selamlarımla  31.03.2013 23:04
 

Kendini geliştirmeyi, değiştirmeyi bilmeyenin olup bitenleri hala wilson ilkeleriyle açıklamaya çalışması bazen dayanılmaz, çekilmez hale geliyor. Yıllardır bıkmadan usanmadan aynı işe yaramaz fikirleri papağan gibi tekrarlamaları sıktı artık. Birde başlarına gelen her şeyden ABD yi sorumlu tutmaları yok mu...İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Teşhisleriniz çok yerinde Ali Bey. Aynen katılıyorum. Söyleyecek sözü kalmayanın giderken arkasında bıraktığı son yazılar ise adeta bir utanç belgesi gibi. Kendilerini nasılda önemsemişler. Selamlar.

DurmuşGüler 
 30.03.2013 13:04
Cevap :
Dünyanın en arkaik, en sabit fikirli "aydın"larına sahip bir ülkeyiz...Ne şans değil mi!!...Selamlar, teşekkürler.  30.03.2013 19:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1619
Toplam yorum
: 4208
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 798
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster