Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
486
 

İki paket makarna, bir şişe öksürek şurubu...

İki paket makarna, bir şişe öksürek şurubu...
 

Bugün kapalıyız, yarını bilmiyoruz...


Sanırım marketlere giderken alışveriş listelerimizde böyle şeyler de olacak. Evet, eczacıların yapmış olduğu bir günlük kepenk kapatma eyleminden sonra hükümetimiz asıl aklındakini, yani başından bu yana yapmayı planladığı uygulamayı ağzından çıkardı. İlaçlar artık eczaneler yerine zincir mağazalarda satılacak.

***

Son zamanlarda devamlı ve sistemli bir şekilde eczanelerin üzerine gidiliyordu. İlaç fiyatları üzerindeki anlaşılmaz oynamalar bir yana, sağlık ocakları ya da hastanelerin muayene katılım paylarının tahsilatı bile eczacılara görev olarak çıkarılmıştı. Düşününüz, hasta bir sağlık kurumuna gidiyor, muayenesini olup reçetesini yazdırıyor, burada kendisinden bir ücret talep edilmiyor. Ama o reçeteyi yaptırmak için eczaneye gittiğinde eczacı o sağlık kurumunun muayene ücretini de tahsil etmek zorunda olduğundan bitmez tükenmez tartışmalar, tatsızlıklar…

***

Yedi yıllık AKP iktidarının özellikle ilk yıllarında sağlık konusunda gerçekten de vatandaşı rahatlatacak güzel uygulamalar yapılmıştı. Gelinen noktada bu uygulamaların hepsinden geri dönüldüğü gibi bazı konularda yedi yıl öncesinin de çok gerilerine gidildi.

***

Deniyor ki; mağazalarda da bir eczacının sorumluluğunda ecza reyonu açılacak. Yani bir anlamda eczane mağazaya taşınacak.

Aynı şey değil elbette. Ben eczacımın mekanına gidip bir bardak çayını içmek, ilaçlarımı nasıl kullanacağımı uzun uzun tarif ettirmek, hatta olası yan etkilerini tartışmak, yani konuşup danışabileceğim bir sırdaş istiyorum. Mağazalar bunu yapamaz.

***

Sahi bu eczanelerin en önemli hizmetlerinden biri de geceleri görev yapan nöbetçi eczaneler. Yeni uygulamada onlar nasıl olacak? Nöbetçi mağazalar mı olacak?

Böyle büyük mağazaların olmadığı yerleşim birimleri ne yapacaklar, genellikle şehir merkezlerinin dışında olan bu mağazalara nasıl ulaşılacak?

Söke’de kırk dört eczanenin verdiği hizmeti hangi mağazalar nasıl verebilecek?

Bu iş giderek kuyuya atılan taş örneğine benziyor. Umarım çıkarmak için kırk tane akıllı aramaya kalkmayız.

***

Başbakanımız marketlerde ilaç satma uygulamasının ABD ve Meksika gibi ülkelerde uygulandığını bu bakımdan bizim ülkemizde de uygulanabileceğini ifade etti. İşte ben de buna hasta oluyorum. Yani bir uygulama Amerika’da varsa bu uygulama illa ki doğru uygulama mı oluyor?

Koca dünyada bu işi böyle yapan sadece bu iki ülke varken aralarına girmek için kapılarında kuyruk oluşturduğumuz AB ülkeleri başta olmak üzere, bütün dünya bizdeki mevcut uygulamayı sürdürmüyorlar mı? Hal böyleyken ne diye illa ki ABD örnek olarak alınmak isteniyor?

***

Bazı utanç verici iddialar da var.

Mesela Türkiye’nin en büyük ecza depolarından birinin sahibinin akrabalık ilişkileri…

Yine büyük bir zincir mağazanın büyük hissedarının bir ecza deposunun da sahibi olması ve bu kişinin aynı zamanda AKP ve hükümetle danışmanlık ilişkileri bulunması gibi…

***

Son söz; sağlık başka konulara benzemez. Siyasete de, ticarete de malzeme yapılmamalıdır. Bırakınız hastalar eczacılarıyla dertleşmeye ve paylaşmaya devam etsinler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 545
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster