Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '13

 
Kategori
Futbol
 

İki tarafın da sevindiği derbi!

İki tarafın da sevindiği derbi!
 

Derbiden önce şampiyonun belli olması, maçın tansiyonunu düşürür sanmıştık, yanılmışız. Maçtan önce her iki taraftan yöneticilerin gerdiği ortam, sahada kendisine zemin buldu. Yöneticilerine ve taraftarlarına yaranmak isteyen bazı futbolcular sahada ortamı germek için ellerinden geleni yaptılar. Hakem Cüneyt Çakır kararlarında biraz cesur olsa, her iki takımdan 3' er, 4 ' er futbolcu atılırdı. Cüneyt Çakır gibi üst düzey bir hakem, daha maçın ilk dakikasından itibaren gerginleşen oyunun kontrolünü eline almalı ve kartları ile oyunu sakinleştirmeliydi. 

 

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında özellikle son 2 sezonda yaşananlar, futbol adına üzücü. Bu tansiyon artışı, saha dışı gibi saha içini de olumsuz etkiliyor. Yöneticilerin demeçleri ve tutumları ile Türk Sporuna verdikleri zarar çok büyük. Bu maçları izleyen çocuklar, gençler saha içi ve dışı tansiyondan olumsuz etkileniyor. Bu tablodan her iki camianın yöneticileri sorumlu. Yaşanan bu olaylardan dolayı saha içindeki futbolu yorumlamak da anlamsız oluyor.

 

Bir tarafta, derbiyi kaybetmesine rağmen Fenerbahçe tribünlerini kızdırmak için orta sahada çılgınca eğlenen Galatasaray' lı futbolcular, diğer tarafta şampiyonluğu 7 puan farkla kaybetmesine rağmen derbiyi kazandığı için çılgınca eğlenen Fenerbahçe takımı. Ülkemizde futbol adına yaşanan akıl tutulmasının en güzel örneklerinden bir tanesi oldu.

 

Maçın teknik analizine gelince, Fenerbahçe maça özel olarak bilenmiş. Aykut Kocaman bu maçın önemini çok iyi bildiğinden takımını bu maça mental olarak iyi hazırlamış. 1. dakikadan 80. dakikaya kadar rakibine baskı yapan bir Fenerbahçe izledik. Galatasaray ise, şampiyonluk rehaveti ile maçı fazla ciddiye almadı. Terim' in tribünde olması, maçın Galatasaray adına bir anlam ifade etmemesi ve Galatasaray' ın sezonu geçen hafta kapatmış olması, Galatasaray' ın maçı idare etmeye çalışmasına neden oldu. Maçtan 1 puan almayı hedefledikleri gözüküyordu. Aslında bu maçta her iki takıma farklı renklerde formalar giydirilse, maçı izleyenler Fenerbahçe' nin hocasını Terim, Galatasaray' ın hocasını Kocaman sanırdı. Fenerbahçe' nin saha içi baskısının arkasında psikolojik olarak maçı kazanma zorunluluğu (sezonu affettirmek) ve müthiş taraftar desteği vardı. 

 

Fenerbahçe, saha içinde yaptığı müthiş prese rağmen, hücumda organize olamadı. Çabuk çoğalamadı. Son paslarda etkin değildi. Fenerbahçe' de oyunu yönlendirecek, ceza yayı etrafında son pasları etkili kullanacak Alex tipi bir oyuncunun eksikliği hissediliyor. 80 dakikalık baskı ve defansif dikkat maçın kazanılmasını sağladı ama hücumda bilinçli tercihler yapılamadı. Galatasaray' da ise 4-3-1-2 taktiği ve forvet arkasında Elmander tercihi, orta sahada Melo- Selçuk ikilisinin yalnız kalmasına ve Emre- Mehmet Topal- Meireles üçlüsünün bu ikiliye baskın olmasına neden oldu. Sow ve Kuyt' ın etkisiz futbolu Galatasaray' a nefes aldırdı. Aykut Hoca, yorgun olan Sow ve Kuyt yerine Caner ve Stoch ile başlamış olsa, daha etkili hücumlar ile farklı bir galibiyet alması mümkün olabilirdi. 

 

Galatasaray lehine verilen penaltı kararı doğruydu. Fenerbahçe' nin ikinci golünde ise bence faul vardı. Webo' nun Eboue' yi ittiğini düşünüyorum. Ancak, derbi maçlarında bu tür hakem hataları normal. Daha önce de Fenerbahçe aleyhine büyük hakem hataları yapılmıştı. Bu anlamda, maça etki eden bir hata olduğunu düşünmüyorum. 80 dakika baskı kuran Fenerbahçe, bu gol olmasa, başka bir golü mutlaka bulurdu.

 

Fenerbahçe için sorulacak soru şu; madem bu düzeyde, bu tempoda futbol oynayabiliyorsun, neden sezon genelinde ve özellikle de UEFA yarı final ikinci maçı gibi kırılma maçlarında bu tempoya çıkmıyorsun? Ligde çeşitli sebeplerle kazanmak zorunda olduğun bir Galatasaray maçında bu futbolu sergileyebiliyorsan, diğer önemli maçlarda neden sergilemiyorsun? Sivas, Karabük, İBB, Benfica 2. maçını neden ölü gibi oynuyorsun? Demek ki maç seçiyorsun. Demek ki, sen samimi değilsin.

 

Evet, bugün saha içinde sergilenen mücadeleye saygı duymakla birlikte, bu mücadelenin sezon başından beri yapılmamış olmasını samimi bulmuyorum. Daha önce de yazdım, saha içinde orta sahanın ortasında oynayıp, maç boyu 10 km ancak koşan ve sonra taraftara yaranmak için armasını, formasını öperek şov yapan adamlara saygı duymam! Senin işin şov yapmak değil, mücadele etmek. Sivas, Karabük, İBB maçlarında neredeydi bu forma sevginiz diye sorarlar adama? 

 

Bugün 2-1 kazanılan bu derbi, ne şampiyonu değiştirdi, ne de Fenerbahçe' yi olduğundan başarılı gösterdi. Sadece Kadıköy' de kaybetmemiş olmak bir teselli olabilir. Ancak bu galibiyetin bir önemi var ki atlamamak gerekiyor. Derbide atmosferin gerginleşmesi, maçta olaylar çıkması ve maçın 2-1 kazanılmış olması gündemi değiştirdi. Bu galibiyet, koca sezonu unutturmaya yetecek gibi gözüküyor! Galatasaray' ı yenmiş olmak, sayın Başkan ile Hocayı rahatlattı. Bu galibiyet, tıpkı 90' lı yıllardaki gibi, "Galatasaray' ı yendik bize yeter, şampiyon olmasak da olur" diyen kitlenin aktive olmasına ve sezon boyu yapılan büyük hataların üstüne toprak atılmasına neden olacaktır.

 

Bir parantez de Volkan Demirel' e. Ben Aykut Kocaman olsam Volkan 'ın cezası ertelense bile Volkan' ı kupa finalinde oynatmam. Bu tür hareketlerin cezasız kalmaması lazım.

 

Fenerbahçe taraftarı, bugün alınan galibiyete rağmen ligde 2.liği başarı olarak görmek, sezon boyu yapılan büyük hataları unutmak ve bu futbola kanıp, gelecek sezon için son derece yetersiz olduğunu düşündüğüm bu kadroyu yeterli görmek hatasına düşerse, gelecek sene de sadece Galatasaray galibiyetleri ile idare etmek zorunda kalır. Bu maç Fenerbahçe' nin gerçek durumunu yansıtmıyor. Bu kadro ve futbol anlayışı ile gelecek sene Avrupa' da başarı mümkün değil. Bu maçın kazanılmış olmasının taraftar üzerinde oluşturduğu olumlu hava, umarım Fenerbahçe için ileride bir dezavantaja dönüşmez. 

 

Bu gergin atmosfer, yüksek tansiyon ve futbol adına yaşanan bu olumsuzlukların saha içi ve dışında kimlerin işine geldiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Ancak bir futbolsever olarak, bu tablodan ve gidişattan memnun değilim. Fenerbahçe' yi galibiyeti, Galatasaray' ı ise şampiyonluğu için kutluyorum. 

 

http://twitter.com/bertankaya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin yorumlara cevap vermeme gibi bir rahatsızlığınız var bunu biliyorum ama yine de tepkimi koymak isterim. Koca yazı boyunca Volkan'ın yaptıklarına değindiniz de Sabri'nin S si acaba bu adil klavyenizde yok muydu...Sizin ki şark kurnazlığı futbol cambazlığı...Editörün önermesine de şaşmıyorum...Kişi kendi hislerini önerir dimi !!!

Cumhur Milletoğlu 
 13.05.2013 14:45
Cevap :
Necati Bey merhaba, öncelikle yorumlar konusunda haklısınız, ancak iş yoğunluğum sebebi ile çoğunlukla dönüş yapamıyorum. Lütfen kusura bakmayın. Volkan-Sabri olayında, elbette Sabri' de hatalı ancak Volkan kendisini tutmalıydı zira provakasyona gelmememesi gerekirdi. Teşekkürler.  22.05.2013 23:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 204
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 573
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster