Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
308
 

İkilemlerim ve çözümsüzlükleri için...

İkilemlerim ve çözümsüzlükleri için...
 

Gökyüzünün gecesi ve sabahı; bu da bir ikilem... Ama sevindiren bir ikilem..!


Hallerim huzursuz, işlerim ve gözlerim de huzursuz; yaşamın belki de dokunamadığım hallerinden, ya da geçmişin aklım da bıraktığı izlerden; gerekçesini bir bulabilsem ! Bir de aklımın düşünüp-yazıp bir kenara koyduklarına ne demeli ? Ben den başka hiç kimsenin haberdar olmadığı "aforizmalar".! Garip ama nedenini tam olarak bildiğim de söylenemez. Fakat bir şeyler var; aklımın kıyısından-köşesinden çıkıp, benim kontrolümden kurtulup kendi hallerini yaşamak isteyen düşüncelerim, galiba o yazıp-yazıp bir kenara bıraktıklarım. Bir işe yarayacaklarına, ben pek fazla olasılık tanımasam da o düşüncelerimi-duygularımı-inançlarımı ve inançsızlıklarımı ifade eden yazılarım kendilerine yeteri kadar güvenmekteler... 20-30 yıl önce yazdıklarım dahi rengini-ruhsarını kaybetmemiş ve kendi gerçekliklerini tekrar-tekrar yaşayabilmekteler; başkaları onlar dan habersiz olsa da, o düşüncelerim ben den daha gerçekçiler..!

O eski yazılarımın anlaşılır kıldığı duygu ve düşüncelerimin gücünü kendim için kullanmayı pek isteyemedim (belki de beceremediğim den), güçlerini kendilerine bıraktım ..! Eski yazılarımın gerçekliği, aklım da ve günlerim de bir şeylerin ters gitmesinin yeni bir hal olmadığını gösteriyor gibi. Ya ben hep bir şeyleri atlıyorum, ya da çok uzun vakittir (yıllar olabilir) ikilemlerimle uğraşıyorum ve de farkında değilim. Daha ben doğmadan önce başlamış gibiler, çok eskiden, tarih öncesin den kalma ikilemlerin çocukları gibiler..! Sonrası nerelere, kimlere, ne tür vakitlere ve nasıl insanlara varır diye düşünüllmeden, zoraki kabullenilmiş belki de kabul ettirilmiş ikilemlerim, benim akıl miraslarım... Varlığın ve yokluğun, iyiliğin ve kötülüğün, geçmişçiliğin ve gelecekçiliğin, ama asıl olarak sevgi ile nefretin, her daim ikilemi anlatan-yaşatan var oluş mecburiyetleri...

İkilemleriyle uğraşır olmak yaşamın için de var olabilmenin en önemli yolların dan biri gibi görünüyor olsa da; benim için eksik kalan şey ne..? Tanrının onayımı eksik..? Sevginin kendini nitelemeye korkan çaresiz uzaklığı mı sorun olan..! Bütün bunları düşündüren, yazdıran neyin ya da nelerin ikilemi dir, bilmiyorum..!

Yaşayarak öğrendiğim bir gerçeklik var; insanın bütün benliğiyle, anlamlarıyla, inançları ve inandığı tüm düşünceleriyle yalnız olduğunu-kaldığını zannetmesi ; işte asıl kötü olan bu...

Galiba cevap ta bu...

(Sesini gördüğüme ve iyi olduğuna sevindim)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster