Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
450
 

İkinci hayat

İkinci hayat
 

Kerim Korkut’un emeklilik sistemi tartışılıyor 

Panele katılanlar: Rıza Durmuş ( Emekli SSK müdürü), Cavidan Şenlik (SGK çalışanı), Mehmet Keleşoğlu (sosyal güvenlik uzmanı), Ejder Karatepe (halktan kişi), Fatoş Tomurcuk (Yazar), Zeynep Dinler (emekli Bağ kur müdürü), Aydın Afyonlu ( gazeteci-yazar), Sezgin Kırmızı (sanatçı) 

Sezgin Kırmızı (sanatçı): Sizler onu nasıl görüyorsunuz bilmiyorum ama ben Sayın Korkut’un zekâsına hayranım. O nedenle ilk sözü almak istiyorum. Bizde nedense sistem deyince zor anlaşılan, uygulaması zor olan, karmaşık kurallar bütünü anlaşılıyor. Okuyan anlamayacak, anlayan uygulayamayacak, ölçülemez, istatistiği yapılamaz, kayıp dağın sürüleri gibi ardı peşi bir yanda… Böyle olursa bilimsel oluyor. Halkımız anlamadığı şeyleri önemli buluyor. Üstatlar, proflar, yazarlar, siyasiler bu anlaşılmaz sistem yazılarını yorumlayarak ne kadar zeki olduklarını gösterip hava atıyorlar. 

Bütün Türkiye’nin kabul ettiği, ağzı açık baktığı bugünkü bu sözde olağanüstü sistemde hatırlayacaksınız ölmüş binlerce kişiye SSK’nın maaş ödediği ortaya çıkmıştı. Yani hani o kadar külfete, eziyete karşılık bir işe bari yarasa. Oysa sistemler kolaylık için vardır. Sistemin amacı budur. Kolay okunur, kolay anlaşılır, uygulaması kolay ve sonuçları kolay tespit edilir. 

Lütfen bugünkü sosyal güvenlik sistemimize bir bakın. Sosyal güvenlik uzmanları dışında sistemi çözebilen yok. Hangi yılda başladın? Hangi yıl emekli olacaksın? Kaçıncı dereceden? Maaşın ne olacak? Ne kadar tazminat alacaksın? Sağlıktan yararlanma, katkı miktarı, çocuklar yararlanıyor mu, ilaçlar, hizmet dökümü… 

Düşünebiliyor musunuz halkın SGK konusundaki sorularını cevaplandırma konusu bir meslek dalı oldu. Bu konuda, tanıdığınız birisi malum cumhurbaşkanından daha meşhur. Bu SGK yasasını hazırlayanlar belki de şu anda Bakırköy’dedir. Şuna bak Allah aşkına! Ya ben ne zaman emekli olacağımı bilmiyorum. Ben üniversite mezunuyum; kanunu okuyorum anlamıyorum. Sorup öğrenecekmişiz. 25 milyon çalışan, her birinde ortalama 5 soru, 125 milyon soru. Kim cevaplayacak? Allah belasını versin sizin sisteminizin! Kimi 40 yaşında emekli oluyor; kimi 41, 50, 60…Kimi hiç emekli olamıyor. SGK müdürlükleri cehennem. İçeri giremezsin, dışarı çıkamazsın. Ama bu millet layık! Sürüm sürüm sürünüyor da itiraz etmiyor ya! Korkut 2 yıldır bas bas bağırıyor: Devlet yaptığı işlerde halka külfet yükleyemez. Ama kim dinler! Bu millet rezilliği seviyor kardeşim! Birazdan Sayın Kerim Korkut’un sistemini tartışacağız. Bakın görün şu anlattığımız, halka yaşatılan rezilliklerden bir tanesi bile var mı? 

Rıza Durmuş ( Emekli SSK müdürü): Kâğıt üzerinde bütün sistemler doğru ve güzeldir. Uygulamaya geçince düşünülen ile yapılan arasında farklılık olduğu görülür. Neyse, hele bir anlayalım, dinleyelim; belki de haklısındır. 

Okuduğum kadarıyla “Second Life” emeklilik sisteminde çalışanlar ya kendi istek ve başvurularıyla emekli oluyor, ya da onları çalıştıran kişi ve kurumlar resen emekliye ayırıyor. Aslında olması gereken bu. Ama soru işaretleri var. Kişi 10 yıl çalıştıktan sonra başka bir niyetle, ben artık kendimi yetersiz hissediyorum; bu nedenle emekliliğimi istiyorum diyebilir. 

Cavidan Şenlik (SGK çalışanı): Sayın müdürüm, sanırım orada sağlık açısından ya da artık iyice yaşlanmış, güçten, kuvvetten düşmüş olma anlamında bir yetersizlik durumu koşulu var. Bunun dışında iş bırakmalar istifa veya ayrılma sayılıyor. 

Rıza Durmuş ( Emekli SSK müdürü):Ya ne bileyim işte, öyle deniliyor ama milletimizi biliyorsunuz… Second Life ikinci hayat demek galiba. İngilizce. Niye yabancı sözcük? Neyse, diğer emekli olma şekli de işverenin çalışanı yetersiz görmesi ve resen emekli etmesi. Kurum yetkilisi elbette çalışanlarını izliyor, kimin ne durumda olduğunu biliyordur. Ciddi şekilde hasta, yetersiz, işini aksatan, yapamayan, yaşlanmış, güçten düşmüş çalışanlara kurumun kendilerini resen emekli etmek istediği bildirilir. Bu bildirme çalışanın temsilcisi İş Birimi’ne yapılır. Ancak bu tasarruf kötü amaçla kullanılabileceği için kişinin işini yapamadığının raporla tespiti gerekir. Sağlık kuruluşu da aynı yönde rapor verirse kişi resen emekli edilir. Ben şahsen bunda bir sorun görmüyorum. 

Ya şimdi soru işaretleri var ama her yanı soru olsa ne fark eder. Olması gereken bunlar. Benim ne kadar süre çalışmak istediğime, çalışabileceğime elbette kendim karar vermeliyim. Şimdi tutmuşlar 60 yaşında emekli olacaksın, yok 64 yaşında, 58 yaşında… Bir rakam belirleyip herkese uyguluyorlar. Çalışacak gücü olanı engelleyemezsin. Bu, onun şahsına hakarettir. Bu, sen artık işe yaramıyorsun, evine git demektir. Adam 60’ındadır ama kendine iyi bakmıştır, gençtir, dinçtir, daha uzun yıllar çalışabilir. Öte yanda adam hastadır, hastalıklıdır, kendine bakmaz, gözü kör, kulağı sağır, psikolojik… Yaşın dolmadı, sen daha çalışacaksın. Adam 50 yaşında, 64 yaşına kadar sürünecek; çalıştığı yere de faydası olmayacak. 

Bu şahsın bazı yazılarını okuyorum. Desteksiz atıp tutuyor. Yok çağların en büyük düşünce adamıymış da, yok her şeyi o bilirmiş de… Adama uyuz oluyorum ama demek ki kendine değil fikirlerine bakmak lazım. Kişiler tarzlarında özgürdürler. 

Fatoş Tomurcuk (Yazar): Çalışanın sağlık veya yaşlanma nedeniyle artık yetersiz olduğunu düşünerek kendi isteğiyle emeklilik talebinde bulunması durumunda bence bu mazeretlerin belgelenmesi gerekir. Yani adam böyle dedi, patron, tamam sen yaşlandın, gözlerin görmüyor, elin tutmuyor, isteğinde haklısın, bu şekilde çalışamazsın, artık emekli ol demeyebilir. Hele de işine yarıyorsa, konusunda uzmanlaşmışsa. Yani işveren, işine gelmiyorsa çalışanın talebini kabul etmeyebilir. 

Aydın Afyonlu (gazeteci-yazar):Evet bu tarz emeklilikte sanki maddi imkânsızlık var gibi. Devlet işte bunun için yaş sınırı koyuyor. Yaşa göre emeklilik çok saçma, üstelik adaletsiz ama uygulama kolaylığı getiriyor. Koymuş yaş sınırını, dolduran kapı dışarı. Korkut’un sisteminde emeklilik kararının verilmesi çalışanın ya da patronun keyfine bırakılıyor sanki. Kanunlar kişilerin inisiyatifinde olamaz. 

Mehmet Keleşoğlu (sosyal güvenlik uzmanı):Ya siz ne diyorsunuz Allah aşkına! Ağaç Hareketi düzenini okumamışsınız ki. Bu düzende çalışanların sorumlu olduğu işveren kim? İş Birimi, yani devlet. Devlet mi çalışanları kolundan tutup atacak? Kanunlara uymak mecburiyetinde. Devlet Ahe Kanunları dışına çıkabilir mi? Kişinin müracaatında da, resen emekli ettiğinde de sevk edecek tam teşekküllü bir hastaneye. Kişinin mevcut çalışmayı artık yürütüp yürütemeyeceğini tıp belirleyecek. Çadır devleti mi burası? 

Aydın Afyonlu ( gazeteci-yazar): Kendi isteğiyle ya da resen emekliliğin belli bir yaşı var mı? İnsanlar her yaşta bu koşullara düşebilirler. Adam işe girdi, 5 yıl sonra hastalandı. Kendi isteğiyle emekli mi edeceğiz? 

Cavidan Şenlik (SGK çalışanı): Sayın Kerim Korkut’un işe alma kriterleri “1-Meslek belgesi sahibi olma (Üniversite mezunu uzmanlarda diploma), 2- 21 yaşına girme ve 3- Sağlıklı olma” dır. Korkut’a göre çalışanın mutlaka işini yapabiliyor olması gerekir. Hasta demek ayrı kategoride insan demektir. Kısa süreli tedaviler yapılır ve çalışan yerine döner ama uzun dönemli rahatsızlıklarda kişi rahatsızlığı sona erinceye kadar Koruma Birimi’ne alınır. Kimse kusura bakmasın. İşyeri darülaceze değildir. Koruma biriminde kişinin tüm sorunları çözülürse (sağlıklı bir şekilde çalışabilecek duruma gelirse) işine döner. Değilse artık hep orada kalacaktır. 

Ejder Karatepe (halktan kişi): Kendi isteği ile veya resen emekliye ayrılacak olan çalışanın sosyal hakları ne olacak? 

Zeynep Dinler (emekli Bağ kur müdürü): Güzel bir soru. Malum Second Life emeklilikte prim ödeme sistemi değişiyor. Öteden beri çalışanlar ilk defa işe giriyor şeklinde kayıt yenileyecekler. Çünkü bir kısmı öyle bir kısmı böyle olmaz. Yeni düzen Ahe Kanunlarının yürürlüğe girdiği tarihten öncesini bütün hesapları kapatarak kesip atıyor ve yerine direk yeni sistemi koyuyor. SGK’nın bundan önceki tüm hesapları incelenip eksiği tamamlanıp, fazlası alınıp kapatılacak. 

Yeni sistem çok basit. Eski çalışanların ve yeni işe girenlerin Ağaç Hareketi ücret sistemine göre belirlenecek (bilimsel ücret) ücretlerinden sadece çalışan adına belirlenecek SGK pirim tutarı ilk işe girmiş gibi kafadan belirlenen ücretten düşülecek. Artık çalışanın maaşı budur. Yok safi, yok çocuk parası, fazla mesai, aile yardımı, sarı dananın kulak parası yok. Ayrıntısız tek rakam. 

Ayrıca elbette çalışanların ödedikleri pirim ve çalıştıkları süreye göre belirlenecek toplu para emekli olduklarında kendilerine verilecek. Maaşta ise malum herkes için standart bir ölçü var: Çalışanlar emekli olduklarında fiili çalışma anında kendilerine ödenen ücretin yarısını( en son maaşın yarısı) alırlar. Ücretler kesinlikle nettir ve her şekilde net olarak ödenir. Çalışana çalışmasının karşılığında ücretin dışında bir ödeme yoktur. Malum yeni düzende mesai yok. 

Sezgin Kırmızı (sanatçı): Sigorta priminin sadece çalışandan kesilmesi haksızlık değil mi? Emekçinin maaşı kuşa çevrilecek. 

Zeynep Dinler (emekli Bağ kur müdürü): Bugüne bakarsak patron kafasına göre üç kuruş maaş vermiş. Sigorta pirimin hepsini ondan kessek nolur. Yeni ücret sisteminde herkes mutlaka hak ettiği parayı alacak. Sen çalışana doğru dürüst maaş ver pirim ondan kesilsin. Yeni sistemde bütün işler için bugünün parasıyla 600 lira artı o iş ve meslek için bilim kurullarınca belirlenecek çalışma/ performans ücreti uygulanacak. Toplam ücret 1200’ün altına düşmüyor. 

Sigorta primlerinin miktarı da gözden geçirilecek. Sigortalılıkla sağlık bağlantısı kaldırılacak. Sağlık herkes için varlıkazanca uygulanacak “standart yıllık sağlık oranı” katkısıyla yürütülecek. Yani kişinin çalışıyor olmasına, sigortalı olmasına vs bakılmayacak. 

Cavidan Şenlik (SGK çalışanı): Akılalmaz sistemler ama her bir ayrıntıyı tek tek konuşup tartışmaya ihtiyaç var. Bütün bunlar bu kadar kolay olamaz gibi geliyor bana. Örneğin Sayın Kerim Korkut yeni düzende çalışanların eline bugüne göre ayda en az 1200 lira geçeceğini söylüyor. Kim verecek bu parayı onlara? 

Zeynep Dinler (emekli Bağ kur müdürü): Ama Cavidan hanım dikkatli okuduysanız eğer özel durumlar, iş ve meslekler dışında uçuk maaşlar da aşağı çekilecek. Uzman maaşı 1560 lira. Şimdi 1.500 lira alan yönetici mi var? Bu, alt sınır. Tabii ki mesleklere göre bu miktar değişiyor. En yüksek maaşı alacak olan ana yönetim birimi mensuplarının(bugünün milletvekili) aylık ücretleri 6.000 lira. Amaç herkese hakkını vermek. Bugün ülkemizde 20 000 dolar aylık alan insan olduğu söyleniyor. Böyle olunca doğal olarak 600 lira alan, hatta aç kalan insan da oluyor. 

Cavidan Şenlik (SGK çalışanı): 5–6 bin lira maaşla çalıştırmak için mesela pilot bulabilecek misiniz? Adamlar Papua Yeni Gine hava yollarına giderler. 

Zeynep Dinler (emekli Bağ kur müdürü): Paranız pul olduktan sonra 20 000 dolar verseniz nolur. Şimdi bir kilo armut 5 lira. O gün 1 lira olacak. Para altın değerinde olacak. Ayda 5–6 bin lira servet sayılacak. 

Ejder Karatepe (halktan kişi): Vavvvvvooo! Ne kadar çağdaş sistemler. Ya bizler köle gibi yaşıyormuşuz. SSK’ mıdır nedir yıllarca kanser etti beni. Hala emeklilik durumum belli değil. Sürem dolmuş ama 2, 5 yıl pirim eksiğim varmış. İsteğe bağlı sigortayla ödeyeceğimizi sandık. O da bir ay önce vardı, şimdi kalkmış. Zaten de olmuyormuş. Ancak Bağ kur yoluyla emekli oluyormuşsun. Onda da süre uzuyormuş. 2.5 yıl oluyormuş 5 yıl. Yaş elli küsur. Nerede iş bulayım? Kim işe alır beni? Birinin yanında çalışıyor gösterecekmişiz. Yani hırsızlık, yalancılık. Çalışmayan adam çalışıyor görünecek. 

Rıza Durmuş ( Emekli SSK müdürü): Asıl işin can damarı emekli olduktan sonrası. Şimdi genç, yaşlı, sağlıklı, işini mesleğini seven, daha uzun yıllar verimli bir şekilde ülkesinin ekonomisine katkıda bulunabilecek insanlar yaşları dolduğu için emekli olup evlerine gidiyorlar. Sayıları ne kadar? Milyonlarca. Ya da çalışamaz durumda hasta, kulağı sağır, gözü kör, eli ayağı tutmuyor, işini yapamıyor, psikolojisi bozuk insanlar daha emekliliğine zaman var diye süründürülüyor. Hem onlara yazık hem de çalıştıkları kurumlara. 

Second Life emeklilikte devlet emekli olanları işe yaramaz olarak bir kenara atmıyor. Hayat çekirdek çitleyerek geçmez. Emekli olanlar Second Life(ikinci hayat) denilen bir sisteme geçiyorlar. Kesintisiz Yaşam Devrimi gereği devletin emeklilik birimi emekli olan herkese (istemeyenler için zorunlu değil) “hobi tarzı çalışma alanları” kuruyor. Emekli tamamen kendi ihtiyarında, sevdiği hobilerle ilgili çalışma yerlerinde, hiçbir disipline tabi olmadan huzur içinde rahat bir şekilde günün belli bir süresini(9–15 arasında) bu hobi merkezlerinde geçiriyor. 

Her ne kadar zamanı mutlu geçirmeye yönelik olsa da bu kimseler artık sevdikleri işlerin(yeni düzende herkes mutlaka sevdiği işi yapacaktır) uzmanı olarak ciddi miktarda kaliteli üretim de gerçekleştirebilecekler. Emeklilerin, yaşlıların yorulmadan ürettikleri bu ürünler değerlendirilerek parası üretene verilecek. Böylece emekliler zaten aldıkları emekli maaşlarının yanında bir gelir de elde edecekler ve ayrıca da ülke ekonomisine katkı yapmış olacaklar. Second Life süresi kişinin çalışma gücü ve isteği olduğu sürece son nefesine kadar devam edecek. Tabii ki bu konunun çok geniş detayları, sosyal yanları var ama yüzeysel olarak Second Life, geleceğin emekliliği bu. Herkese teşekkür ederim. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4779
Toplam yorum
: 12840
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 669
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster