Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
509
 

İkinci şans ya da...

İkinci Şans…..Ya da...


Bazılarının yaptıkları, ya da yapmayı düşündükleri, ama ellerinde olmayan sebeplerle yapamadıkları (ki biz bunun adına iyi niyet de diyebiliriz.) güzel şeylerin hatırına ikinci şansları vardır.

Ya da olmalı……

Ama hep vardır.

Yada bir çoğuna olmuştur…


Onlara bu şans yalnızca sevenleri tarafından verilir.

Yoksa sevmeyenlerinin elinde olsa bir kaşık suda koca gemilerini boğarlar.

Daha önceleri nice koca gemiler küçücük kaşıklardaki birkaç yudum su ile alabora olmadılar mı?

........

Onlara bu şans kendilerine inanlar güvenenler tarafından verilir.

Yoksa birbirlerine inanabilmekten yoksun kişilerin birbirlerinin hayatlarına bile kastettiklerine dair nice örnekler var hafızımızdan silinmeyen.

Onlara bu şans umut olarak görüldükleri için, umudunu yitirmeyenler tarafından verilir.

Yoksa umutlarını yitirmişlerin, umutlarını zayi edenlere koca memleketi dar ettiklerini dün gibi hatırlarız.

Sevildiğini anlamak “Yine Yeniden” onlarla birlikte yola devam etmek ne kadar güzel değil mi?

………………

İşte ikinci şans faktörünün altını çizmenin gerekliliği tamda burada karşımıza çıkıyor.

Şimdi bir hayal kuralım. Aslında birazı da çalıntı bir hayal kuralım.

Yada biz buna esinlenme diyelim. Şimdilerde herkes rahat rahat bir şeylerden esinleniyor ya.

Çok mükemmel bir gemi yapıldığını düşünelim örneğin.

Her ayrıntısı mükemmel hesaplanmış bir gemi.

Yolcularının özlenen aydınlık huzurlu ufuklara en hızlı bir şekilde varmasını sağlayacak her faktör üzerinde hassasiyetle durulmuş.

Daha önce harika denildiği, hatasız denildiği halde batan bütün gemilerin noksanları ve hataları tek tek tespit edilerek bu hata ve eksiklerden beri inşa edilmiş bir gemi.

Uzun lafın kısası harika bir gemi yapmışlar.

Ve bizi davet ediyorlar.

Bakıyoruz gemi harika görünüyor gerçekten ışıl ışıl parlıyor.

Kaptanı deneyimli, işinin ehli, adil bir kaptan izlenimi veriyor.

Bir ara kaptanın daha önce bu denli büyük bir gemiye kaptanlık etmediğini ancak daha küçük gemileri ustalıkla yönettiğini işitiyoruz. Ama pek de aldırmıyoruz. Kaptan müthiş güven veriyor bize.

Geminin sponsorlarına bakıyoruz onlarda çok büyük. Daha önce sponsor oldukları hiçbir gemi batmamış neredeyse.

Ya da sponsorlar kendi yaptıkları gemileri, kendileri batırmadıkları sürece.

………………………………………

Çok sıkı bir tanıtım kampanyası ve müthiş bir davetle gemi “Durmak Yok” parolasıyla yola çıkıyor. Bizde gemide yerimizi alıyor.

Ya da almak zorunda hissediyoruz kendimizi. Zira neredeyse her iki kişiden biri o gemide. Biz dışarıda kalan birkaç kişiyle ne yapabiliriz ki diyoruz kendimize. Zaten gemiye binemeyenler kendilerine sormayı başlamışlardır bile “biz kaç kişiyiz” diye.

Gemideki herkes mutludur ama daha önemlisi UMUTLUDUR.

Deniz sakindir hava açıktır ve gemimiz içindekilerin şen şakrak şarkıları eşliğinde yol almaktadır.

“Beraber yürüdük biz bu yollarda…………….”

Bir gün hava bozulur, şimşekler çakmaya başlar, fırtına, kar tipi…..

Bir telaş alır ortalığı.

Hatta o telaşta geminin en sevilen yolcularından birkaç düşer aşağıya da aranır aranır günlerce bulunamaz cesetleri.

…………………………………………………………..

Herkesi bir korku kaplar.

Ya bizde düşersek kim bizi kurtaracak diye. Ağızdan ağza dolaşan bu korku nerdeyse güvensizliğe yol açmak üzeredir ki bir liman görünür ufuklardan. Ve başka gemiler irikli ufaklı limanda yeni yolcularla yeni ufuklara yol almak için bekleşen.

Harika gemimiz limana yanaşır.

Yolcular bir o yana bir bu yana kaçışır.

…………

Demir almak zamanı gelir limandan.

Harika geminin yolcuları bir bir iskeleye yanaşır.

Kaptan derin bir oh çeker. Yolcular tamadır. Yola devam der. Tam yola çıkılacakken birkaç yolcu el sallar kaptana diğer gemilerden. Hatta bazılarının arasında en sevdiği bizi alsa bırakmaz dediği yolcular vardır. Üzülür kaptan. Kalbi kırılır. Mahzundur.

Güverteye çıkar kısa bir konuşma yapar gemide kalan yolculara. Çok fazla kaybımız yok der. Ama dersimizi aldık. Bundan sonra daha temkinli olacağız bize güvenmeye devam edin der. Peki der yolcular ikinci bir şan verirler kaptana. Belki bir dahaki limana kadar.

İkinci limana varmaya çok uzun zaman yoktur. Bunu kaptan da bilir. Yocular da.

Çok çalışmak gerek der kaptan.

“Az zamanda çok işler başarmak gerek.”


Sevilmek güzeldir sevgili dostlar. Bize ikinci şans verilmesi de.

Ama bu her zaman, her koşulda sevileceğiz demek değil.

Üçüncü dördüncü şansa kapı aralamak değil.


30.03.2009

Yusuf AÇIKGÖZ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 332
Kayıt tarihi
: 31.03.09
 
 

Hakkımda bir sürü şey söyleyebilirim. Bir gün bir sürü insan hakkımda birşeyler söylesin diye yazıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster