Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
447
 

İkinci sınıftaki çocuk, Türkçe okuma -yazma öğrenmeden; Arapçayı nasıl öğrenecek?

İkinci sınıftaki çocuk, Türkçe okuma -yazma öğrenmeden; Arapçayı nasıl öğrenecek?
 

İnternet'ten alıntı


2.Sınıftaki çocuk, Türkçe okuma-yazmayı öğrenmeden, Arapçayı nasıl öğrenecek

Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.”  Albert Einstein

Eğitim sorunlarını çözen, eğitimde bilimi, sanatı temel alan ülkelerin gelecekleri aydınlıktır. Ne var ki ülkemizde eğitim bir çıkmazdadır. Her gün değişen yasalar, yönetmelikler, eğitim programlarıyla eğitim-öğretim içinden çıkılamaz bir duruma gelmiştir.2.sınıftaki öğrencilere Arapça öğreterek, eğitim sistemini düzeltemeyeceğimiz açıktır; ama bundan yarar uman, çıkar sağlayanlar vardır. Şimdiden Arapça kurslarının reklamları, internet sitelerinde.

İlkokul 2.sınıftaki öğrenci, henüz Türkçe okuma-yazmayı yeterince öğrenememiştir. Birileri, 2.sınıftaki öğrenci,Türkçe okuma-yazma bilmeden nasıl 2.sınıfa gelmiş, diyenler olacaktır. Elimizde, bu konuda yeterli veri yok; ama YGS Türkçe ortalamaları var2011’de Türkçe sorularının sınav ortalaması 21,9 iken, bu rakam 2015 YGS’ sinde 15,8’e geriledi. Eğitim sisteminin yapboza dönmesi, Türkçe sınavlarında bile düşüşe yol açtı. Türkçedeki bu düşüsün önlemek için hiçbir araştırma, inceleme yapmayan, önlem almayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın 21 Ekim 2015’te yayımladığı kararla, 2016-2017 öğretim yılında ilkokul 2. sınıf öğretim programına seçmeli Arapça dersi koydu .(23 Ekim 2015 Cuma)

Arapça dersinin öğrenme alanları 2 ve 3’üncü sınıflarda dinleme-anlama ve konuşma üzerine şekillendi. 4’üncü sınıfta ise bunlara ek olarak Arapça yazıma yer verilecek. 2 ve 3’üncü sınıflarda ailem, okul ve arkadaşlarım, sayılar, sebzeler gibi temaları bulunurken, 4’üncü sınıfa ‘Peygamberim’ konusu da eklendi. Bu tema altında Hz. Peygamber’in ailesi, soy ağacı konularının işlenmesi düşünülüyor.

İlkokul 2.sınıfta Almanca ve Fransızca seçmeli derslerine,Arapça da eklendi.

Denilebilir ki Almanca ve Fransızca seçmeli ders oluyor da Arapça neden olmasın, diyenler olabilir. Öğrenci,Almanca ve Fransızcayı, Latin harfleriyle öğrenebilir. Seçmeli derslerle ne kadar öğrenebilirse! Okullarımızdaki seçmeli derslerle öğrenci yabancı dil öğrenemiyor. Üstelik ArapçaArap harfleriyle. Öğrencinin,Arapçayı öğrenebilmesi için Arap alfabesini öğrenmesi gerekli. 7-8 yaşındaki öğrenci,hem Latin hem de Arap alfabesini nasıl öğrenecek? Okurken yazarken bu iki alfabeyi birbirine karıştırmayacak mı? Bu yaştaki çocuğun bilişsel, duyusal, fiziksel gelişimi, bu iki alfabeyi kaldırır mı? Bu konular araştırılmadan aceleyle Arapçayı ilkokul 2.sınıfa indirmenin politik çıkardan başka yararı yoktur.

MEB ’lığı yetkilileri, Almanca, Fransızca ve İngilizcederslerinin öğretim programlarının daha önce hazırlandığını, bu dillere Çince, İspanyolca, Rusça, İtalyanca ve Arapça seçeneklerinin eklendiğini belirtiyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu, şimdiyse gelecek yıldan itibaren okutulmak üzere Arapça ’nen müfredatını yayımladı. Her okul, hangi yabancı dilin eğitimini vereceğine eğitim öğretim döneminin başında öğretmen kapasitesine göre karar veriyor. O zaman, Arapçanın dışındaki dillerde, özellikle küçük yerlerde, öğretmen olmayacağından okullar, ister istemez yabancı dil olarak Arapçayı seçecek; bu dili, öğrenciye dayatacaktır.

MEB’ lığınca 15 Eylül’de yapılan öğretmen atamalarında, 327 Arapça öğretmen atadı. Almanca ve Fransızca öğretmeni yok. Seçmeli ders olarak eklenen Çince, İspanyolca, Rusça, İtalyanca’ nen öğretmen ataması da yok.

MEB’liği ,“22 ülkede yaklaşık 350 milyon nüfusun anadil olarak konuştuğu Arapça, Birleşmiş Milletler ’in kabul ettiği 6 resmi dilden biri. İslam ülkelerinde dini açıdan da önemli olan Arapça ’nen öğrenilmesi için tarihi ve kültürel sebepler var. Arapça konuşan coğrafyanın jeopolitik ve stratejik önemi nedeniyle gün geçtikçe önem kazanması, Arapça ’nen dinî sebeplerin yanı sıra ekonomik, turistik, siyasi ve ticari sebeplerle de öğrenilmesini zorunlu kılmaktadır.”diyor.

Almanca Fransızca, Çince, İspanyolca, Rusça, İtalyanca, Arapçadan daha mı az önemli? Söz konusu ülkelerle ekonomik, turistik, siyasi, ticari ilişkilerimiz, Arap ülkelerinden daha az mı? Yoksa Türkiye’de, Arap kültürüyle donanmış gençler mi yetiştirmek istiyoruz? Arapça ’nen İslam dinini öğretmesinin ötesinde yararı olmayacaktır. Arapça ’nen ön plana çıkartmak, Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın “dindar toplum yetiştirme “amacının gerçekleştirilmesi için atılmış bir adımdır.

Canım ne var bunda, diyenler olacaktır. Hatta Arapçanın anaokullarında verilmesinin daha yararlı olacağını savunanlar olabilir de bu durum, eğitimin genel ve özel amaçlarıyla nasıl bağdaşır? İlkokul 2.sınıftaki öğrenci,Latin alfabesiyle okuyup yazamazken bir de Arapçayı nasıl öğrenecektir?

Türkçeyi bile zor öğreten bir eğitim sisteminde, haftada 2 saat eğitimle yabancı dil öğretmek, havanda su dövmektir. Bir de ikinci yabancı dil ha! Çocuğa, öncelikle anadili Türkçeyi öğretmeliyiz ki sözlü ve yazılı iletişimde zorluk çekmesin. Çocuk, Arapçayı öğrenip de ne yapacak?

Arapça, bilim, teknoloji dili değil. Bu dil, gelecekte öğrencinin ne derece işine yarayacak? Aslında amaç, ümmetçi, şeriatçı bir toplum oluşturmaktır. Eğitimin çivisi çıtı. Kiminle konuşsam okullarda eğitim –öğretimin gün geçtikçe kötüye gittiğinden yakınıyor. YGS 2015 ortalamaları da bu durumu doğrular nitelikte. 40 soruda fende doğru yanıt,3,9 yüzde % 10,matematik 5,2 yüzde % 13,sosyal 10,7 % 27,Türkçe 15,8 % 40

2010 YGS’ de 11,4 olan matematik sınav soru ortalaması 2015’te 5,2’ye geriledi. 2010’da 4,6 olan doğru ortalaması 2015 YGS’ de 3,9’e düştü. Eğitimciler, YGS’ Nil ortaya koyduğu bu düşündürücü tabloyu, sınav sisteminin 10 yılda 5 kez değiştirilmesine ve milli eğitim sisteminin adeta yapboz tahtasına çevrilmesine bağlıyor. Uzmanlar, eğitimde kalitenin öğrencilere sadece tablet dağıtmakla sağlanamayacağı uyarısında bulunuyor. 1997-1998 doğumlu öğrencilerin bulunduğu kuşak adeta sınav sistemi ve müfredat değişikliklerinin kurbanı oldu.

Bu veriler, eğitim-öğretimdeki başarısızlığı, gözler önüne seriyor. Öğrenci, anadili Türkçede başarısı % 40 kan,Arapçayla bu oran yükselecek mi, düşecek mi? Bana göre düşecek; çünkü Türkçe öğretiminin geliştirilmesi konusunda MEB ’nen bir çabası olduğunu sanmıyorum.

Türkiye, gün geçtikçe kendi kültürel değerlerinden; Batı teknoloji ve biliminden uzaklaşıp İslamiyet’e sarılıyor. Oysa bilimsel eğitimle dünya devletleri arasında yerimizi alabiliriz. Müslüman ülkelerin bilimdeki yeri şu verilerle çok iyi anlaşılıyor. 57 Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerdeki toplam bilim adamı sayısı ise sadece 230. ABD'de toplam bilim insanı sayısı 4.000, Japonya'da 5.000'dir.

Amaç, okulları ilahiyat mezunlarıyla doldurarak genç dimağların beyinlerini dogmatik, soyut bilgilerle donatarak araştırma, inceleme, irdeleme, analiz etme yetilerini yok edip, ümmetçi bir toplum oluşturmak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Verdiğiniz ayrıntılar her şeyi ortaya koyuyor... Olan bir nesle oluyor! Bunun meyvelerini(!) bir kuşak sonra toplayacğız! ne diyeyim, Hocam? Meşhur sözde olduğu gibi, eller aya biz yaya! Emeklerinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 02.12.2015 18:01
Cevap :
İsmail Bey,evet,olan gelecek kuşaklara oluyor.Gelişmiş ve gelişmekte olan uluslar,bilim,sanat,kültür alanlarında yol alıyor; biz de Arapça'da yol alıyoruz! Arapça,dünya dilleri arasında yer alıyor;ama bilim dili değil.İlginize teşekkür eder;selam ve saygılarımı iletirim.Sağ olun.  03.12.2015 12:26
 

Sayın hocam, Eğitim sistemimiz yaz-boz tahtası gibi. Yıllardır bir sisteme oturtulamadı. Değişen iktidarlar kendi görüşlerine uygun yönetmeliklerle değişikliklere gidiyorlar. İlk okul ikinci sınıf öğrencisine yazık olmaz mı farklı bir alfabe ile Arapça öğretmek. Gerçi seçmeli ders, şükür ki zorunlu değil, selam ve saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 02.12.2015 16:28
Cevap :
Yurdagül Hanım,her iktidar eğitimi amaçlarını gerçekleştirmek için araç olarak kullanıyor.Türkiye,gün geçtikçe felsefeden uzaklaşıyor.Batı felsefesini benimsemeyen bir ülkede ,eğitim felsefesi de bilimsel bir temele; araştırma,inceleme bulgularına göre düzenlenemez.Onun için de yaz boz bir eğitim yapısı ortaya çıkar.ilginize teşekkür eder;sağlık ve mutluluklar dilerim.  03.12.2015 12:36
 

Merhabalar. %99'u müslüman olan bir ülke olmamız hasebiyle elbette dinimizi de doğru öğrenmek zorundayız. Ancak, önce ilimi öğreneceğiz. Dünya devletleri ile yarışabilmek ve bu devletler arasında saygınlığımızı sağlayabilmek için, önce ilim ve bilim diyorum. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 02.12.2015 9:02
Cevap :
Sayın Köseoğlu,ikinci sınıftaki öğrenci,hem Latin hem de Arap alfabesini öğrenmesi zor.Bu nedenle,bu yaşlarda Arapça'nın öğretilmesi,eğitimin genel amaçlarıyla da örtüşmüyor.O çağdaki öğrencinin fiziksel,belleksel gelişimine de uygun değil.İlgine teşekkür eder;selamlarımı iletirim.  02.12.2015 23:03
 

Sevgili Hocam, Bir eğitimci ve işin uzmanı olarak olayı çok detaylı açıklamışsınız. Onların amacı akıllarınca büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün eseri ne varsa dolaylı yollarla ortadan kaldırmaktır. Bunu başaramayacaklarının hala farkına varamadılar. Saygılarımla

Gündüz Akgül 
 20.11.2015 9:43
Cevap :
Gündüz Bey,AKP iktidarı,Atatürk Devrim ve İlkelerini silmeye çalışıyorlar.Öncelikle de eğitimi,içinden çıkılmaz bir duruma getirdiler.Ama,Atatürkçülüğü,bu ülkenin ufuklarından silmeye güçleri yetmeyecek.Saygılarımla.  20.11.2015 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 320
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1770
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster