Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
5121
 

İkiz Kuleler’in yıkılışı kimlerin maharetiydi…

İkiz Kuleler’in yıkılışı kimlerin maharetiydi…
 

Net'ten...


Şu soruyla başlayalım: 11 Eylül 2001 günü ABD’ye yapılan saldırılardan sonra gelişen olaylar en çok kimin ekmeğine yağ sürdü? Yanıtı apaçık: Bu işten en kârlı çıkan ülke ABD oldu; zira hem Afganistan’ı işgal etti, hem de Irak’ı. Suriye’yi, İran’ı ve Kuzey Kore’yi ise tehdit altında tutmayı bir uluslararası hakmış gibi kabul ettirdi. Ayrıca tüm dünyaya, “Dünyanın tek süper gücü benim, bunu aklınızdan hiç çıkarmayın!” mesajını verdi!
.
Peki, ABD’nin müesses nizamı -veya diğer güncel ifadeyle derin devleti- kendi vatandaşlarını, hem de üç bin kişiyi bir günde öldürecek kadar çıldırmış mıydı? Bu sinsi plânın ortaya çıkması karşısında uğrayacağı zarar ve ziyanı düşünemedi mi? Düşündü tabii, hepsini düşündü, hatta yıllarca düşünüp taşındıktan ve olası tüm olumsuzlukların tedbirlerini aldıktan sonra uygulamaya karar verdi.
.
Böylesine inanılmaz derecede acımasız bir senaryoyu yeni binyılda sahneye koymayı olaydan yıllar önce düşünmeye başlamıştı o plânın sahipleri. Bunlar çok etkili bir düşünce kuruluşunun kurucu üyeleriydi.PNAC (Project for the New American Century = Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi) Üçüncü Binyıl'ın (Milenyum’un) ilk yüzyılını plânlamış ve önerilerini dönemin başkanı Bill Clinton’a sunmuşlardı. (Bu yüzyılın nasıl plânlandığını ve Türkiye'de olup bitenlerin bu plâna neden çok uyduğunu bir sonraki blogda okuyabilirsiniz.)
.
Aralarında, sonradan G.W. Bush’un kabinesine girecek 4-5 kişinin de yer aldığı bu “kâr amacı gütmeyen” düşünce kuruluşu, 67 şıklı bir öneriler listesi hazırlamıştı. (Bunları İnternet’e ilk düştüğünde okumuştum; ama şimdi ne yazık ki bulamadım, silinmiş olabilirler, fakat bulanlar olursa lütfen bana da yollasınlar.) Az önce bulduğum şu sayfadaki raporlardan bazılarını okuduğuma hâlâ inanamıyorum! Sanki suçlarını itiraf etmek için hâlâ bu siteden silmemişler! Richard Perle, Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz, John Bolton, Steve Forbes ve R. James Woolsey ile birlikte 12 üyenin daha imzaladığı bir mektubu, 26 Ocak 1998’de Bill Clinton’a yolluyor ve Irak’ın mutlaka işgal edilmesi gerektiğini öneriyorlar.
.
Fakat o 67 şıklı öneriler listesine dönersek, 5 öneride şunların yazıldığını görürüz:
1- Dünyadaki hiçbir ordunun ABD ordusundan daha güçlü olmasına izin verilmemelidir,
2- Dünyadaki tüm enerji kaynakları ABD enerji şirketlerinin kontrolü altında tutulmalıdır,
3- Dünyadaki tüm ABD karşıtı güçlerle gerekirse savaş açarak mücadele edilmelidir,
4- Dünyadaki siyasal ve ekonomik özgürlükleri savunan liderlerin yönetime gelmelerine yardımcı olunmalıdir,
5- Amerika’nın dünya üzerindeki tartışmasız hegemonyası bu yüzyılda mutlaka gerçekleştirilmelidir.
Diğer öneriler sürüp gidiyor ve geliyoruz son öneriye:
67- Fakat bütün bunları gerçekleştirmek için ülkemizde yeterli toplumsal ruh mevcut değil. Bu ruh mutlaka uyandırılmalı, örneğin Pearl Harbor gibi bir olay gerçekleşmelidir.
.
İkiz Kuleler'in yıkılışından sonra o ruhun nasıl canlandığını hep brikte yaşadık, gördük!..
20 Ocak 2001 ile 20 Ocak 2009 tarihleri arasındaki girişimlerin açıklandığı şu BMENA (The Broader Middle East and North Africa Initiative = Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi) sitesini İngilizce bilenler incelediğinde, çok şeyin daha İkiz Kuleler yıkılmadan önce plânlı biçimde yürütüldüğünü göreceklerdir.
.
Gelelim 'Dünya Ticaret Merkezi Kuleleri’nin yıkılışına…
Ünlü muhalif gazeteci Michael Moore’un araştırmalarına göre her iki kulenin de bakımı, temizliği ve güvenliği George Bush’un küçük kardeşi Marvin P. Bush’a ait olan Securacom’a teslim edilmiş durumdaydı.(!) Ayrıca, uçağı İkiz Kuleler’e çarptırılan United Airlines’ın güvenliğinden de aynı firma sorumluymuş. Şirket’in Genel Müdürü de Başkan Bush’un kuzeni Wirt Walker III imiş.
.
Öncelikle, her iki gökdelenin de kontrollü biçimde yıkıldığını gözlerinizle görmek için şu videoyu dikkatlice izleyin lütfen: http://www.911weknow.com/wtc-building-7 Aynı sitedeki ikinci video’da da görceksiniz ki, bina uçakların çarpması ile değil, her katta patlayan dinamitlerin ana kolonları yıkması ile çökmüş: http://www.911weknow.com/index.php?option=com_content&task=view&id=34&Itemid=31&q=9%2F11+mysteries
.
Peki bütün bunları kim/ler, nasıl gerçekleştirmiş?..
Saldırıdan haftalar önce -acil tamirat olacağı gerekçesiyle- bazı katlar boşaltılmış. 8 Eylül gününden sonra da yangın merdivenlerinin kapıları kilitlenmiş! Ölümden kurtulan bazı görgü tanıklarının ifadelerine göre; tüm kapıları kilitlenen merdiven boşluklarından üç gün boyunca matkap ve balyoz sesleri gelmiş. Meğerse Marvin Bey’in adamları binayı ayakta tutan kolonları delip içlerine dinamit yerleştirmişler! Hatırlayın; bir yıl boyunca tüm dünyaya sadece 5-6 fotoğraf ve beş saniye süren o yıkılışın kısa videoları gösterildi; ama tamamı yakın plândan gösterilseydi, uçakların girdiği katlardan itibaren temele kadar her katta merdiven boşluğuna ait camların patlayıp dışarı fırladığını görecektik! (O görüntüler bende var, daha sonra bir galeri hazırlayıp yayına vereceğim!)
.
Ya o hayatını hiçe sayan pilotlar... onlar nasıl yapabildiler bu işi? Onlar yapmadı ki!.. Pilot ve uçak korsanı 19 kişi uçakları kaçırmak ve rehinelere karşın bazı taleplerde bulunmak üzere programlanmışlardı. Ama uçaklar havalandıktan sonra pilotların manüel kumandası iptal edildi ve uçaklar yerden (veya başka kulelerden) kumandayla İkiz Kuleler'e çarptırıldı; çünkü pilotların birdenbire kaybettikleri kumandayı ele alma çabaları asla mümkün olamadı, olamayacaktı! Üzerinde çok konuşulan o Pentagon'un girişine çarpan uçağa dair de kimsenin elinde bir kanıt yok! Sözde çarpma anı görüntüleri işte burada; orada bir bomba mı patlatılmış, yoksa oraya bir uçak mı çarpmış, kendiniz karar verin!
.
.
.
.
.
.
Günün sözü: "Bir devletin derin politikaları coğrafyasında saklıdır."

Yeni Yıl Kutlaması: 2011'de MB ailesinin ve okurlarının tüm dileklerinin gerçekleşmesini ve dünyadaki açıklara, fukaralıklara, eşitsizliklere, hakça düzenlerin kurulamamasına sebep olan "Doyumsuz Kapitalist İştah"ın kapanmasını diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve mutlu yıllar diliyorum bi kez daha...ve ilgiyle dikkatle saygıyla okuyorum...[arayı kapattım sayılır]...eyvallah...

nedim üstün 
 25.01.2011 13:01
Cevap :
Dip notlarınız güç ve esin veriyor Nedim Beyciğim, çok teşekkür ederim. Selamla, derin saygıyla...  25.01.2011 21:54
 

resim ve notu icin bir itirazim var; Bilidiginiz gibi ucaklar yuksek oktan benzin kullanir. Tutusma ve isi cok yuksek olur.Binanin yukarisindan asagiya cokme isi ise basit bir mukavemet ve statik hesap isi ki son derece mumkun.Yukarida olusan onca kuvvet cokmeyi hazirlar. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 05.01.2011 22:19
Cevap :
Teşekkür ederim bu dip not için de YeniŞehirli Dost; ama benim de yüksek oktan benzin teorisine itirazım var! :-)) Çünkü varsa elinizdeki videoları dikkatlice izleyin lütfen; çökme uçakların girdikleri katlardan veya onların altlarındaki katlardan değil, temelden başlıyor ve tüm bina kontrollü bir biçimde temelin üstüne doğru zemin katlardan çökmeye başlıyor. Yani Kuzey Kulesi'nin 92 ile 98'inci katları yanmaya başladı; 18 dakika sonra gelen uçak da Güney Kulesi'nin 78 ile 94'üncü katlarını yakmaya başladı ve diyelim ki bu katların demir aksamları erimeye başladı. Sonuçta, 92'inci kat daha üst katları taşıyamadığı için 91'inci katın üzerine yıkıldı ve o da onca ağırlığı kaldıramadığı için 90'ıncıyı çökertti ve sırasıyla aşağı doğru katlar birer birer çöktü. Fakat öyle olmadığını tüm dünya gördü. Bina temelden çökmeye başladı ve yer altındaki en alt katın üstüne yığıldı tüm bina sağa-sola dahi yatmadan, kontrollü bir biçimde. Çeliklerin erimesi "resmi açıklama"dır, itibar edilmemelidr  07.01.2011 18:50
 

Bush, karanlıklar prensi ve şürekâsının tarihî kin ve hırslarına alet oldu. Senaryo ustalıkla düzenlendi ve Hasan Sabbah'ı aratmayacak düzenlerle insanları kontrol altına alıp; bekçileri için bir tehdit oluşturan Irak'ı parçaladılar. Afganistan'ı Ruslardan temizleme bahanesiyle Asya'nın göbeğine karakol kurdular. Şimdi İran var sırada ve plânlarını engellemeye çalışan Türkiye'yi sarsma, hırpalama ve bölme... Son dil, özerklik çıkış ve isteklerin ardında da onlar var... Geçmişteki Roma kafasına sahipler... Ya boyun eğdirir, ya kırar parçalar... Paylaşım için teşekkür eder, mutlu yıllar dilerim...

Ayten Dirier 
 04.01.2011 14:36
Cevap :
Ayten Hanımcığım, dip notunuzun ilk bölümüne katılıyorum; ama Türkiye'nin ve hele hele AKP Hükümeti'nin Amerika'nın planlarını engellemeye kalktığı görüşünüze ise asla katılmıyorum. Hatta böyle bir şeyi yazmanıza şaşırdım! RTE tam 16 yerde, "Ben BOP'un eşbaşkanıyım!" demedi mi? Füze Kalkanı Projesi'ne imza atmadı mı? Afganistan'a asker yollamadı mı? Afrika'ya asker yollamadı mı? ABD'nin, İngiltere'nin ekmeğine yağ süren politikaları uygulayan bu hükümet değil mi? ABD'nin ve özellikle İngiltere'nin yüz küsur yıllık projesi olan kendi güdümlerindeki bir Büyük Kürdistan projesine onay veren ve onu toplum önünde tartışmaya özellikle açan bu hükümet değil mi? Kuzey Irak Tezkere'si daha TBMM'de oylanmadan ABD askerlerinin ta Mardin'e kadar gelip depo, sığınak kiralamalarına izin veren bizzat RTE değil mi? Bir ABD projesi olan Genişletilmiş Kuzey Afrika ve Ortadoğu siyasetinin dışişleri tarafından adım adım uygulandığı gözler önünde değil mi? Bütün bunları onlar inkâr etmiyor ki. Slm, syg  05.01.2011 13:15
 

Bütün bunlar yaşanırken, dünyadaki tüm Müslümanların imajı yerle bir oldu. Nerede bir Müslüman görseler doğrudan terörist kabul ettiler. 2006'da British Council İstanbul'da dil kurslarını bıçak gibi kesti ve bir daha da açmadı. Neyi düşündüler ve neye göre böyle bir karar aldılar, bilmiyorum. Söylediklerin akla ve mantığa çok yakın. Senaryonun böyle gelişmiş olması kuvvetle muhtemel. İzlemeye devam ediyorum. Emeğineve zihnine sağlık... Selamlar...

vakayinüvis 
 03.01.2011 22:11
Cevap :
Aynen öyle Gülname Hanım, suçlamaları inandırıcı kılmak için ellerinde o kadar koz var ki!.. Güç verdiniz, çok teşekkür ederim. Selamla, sevgiyle, derin saygıyla...  03.01.2011 22:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2805
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster