Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '10

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
3697
 

İklim ve evrim

İKLİM VE EVRİM

Her tür kendi ekolojik ortamında sınırları belli coğrafi alanlarda yaşar. Bulunduğu ortam onun yuvasıdır. İnsan türünün dünya üzerinde dağılımı diğer türlere kıyasla daha yaygındır. İnsan oğlu uyum yeteneği sayesinde yer yüzünün en ücra köşelerin de bile yaşamayı becerebilmiştir. Çetin doğa koşulları yaşamı zorladığında beslenme barınma giyim sosyal davranışlardaki değişimlerle her zaman galip gelmeyi bilmiştir. Zorlandığı zamanlar olmuştur şüphesiz , benzersiz yetenekleri yeterli olmadığında , imdadına diğer türlerde olduğu gibi genetik mutasyonlar koşmuştur. Uyum sağlama adına mutasyonlar devreye girerek yeni genetik düzenlemelerle ekolojinin sınırlarını esnetmiştir. Genetik değişim .Uyumu sağlamıştır. Adaptasyon, vücut şekli üzerinde nakış gibi işleyerek toplumun belirli bir coğrafyada uzun zaman diliminde oluşan karekteristik vasıflarını ortaya çıkarmıştır. Populasyon ne kadar uzun süre aynı ortamda yaşamışsa gen havuzunda oluşan değişiklik odenli belirgin olmuştur.

Yer değişmelerin kolay olmadığı dönemlerde dış dinamikler kalıcı nüfus üzerinde kolayca oynayabiliyordu soğuk, sıcak yukseklik, alçak ve yüksek rakım, güneş ışıklarının azlığı veya çokluğu insan fenotipini şekillendiren en önemli dış ortam şartlarıydı.Örnek verilirse;

Orta asya da yaşayan halklarda, göz yapısındaki değişiklik , şiddetli kum fırtınalarından korunmanın genetik yansımasıdır. Yüksek rakımda O2 eksikliğini kompanse etmek için hemoglobin aşırı sentezlenir. Yüksek dağlardaki ova insanları kırmızı yüzlüdür. Aynı zamanda burun da ortamın yan etkilerini (soğuk ve kuru hava) en aza indirmek için, içteki hava sirkülasyonunu dolaştıracak bir biçime, (büyük, iri ve eğri ) değişir. Akciğerler böylece korunmuş olur. (Örnek , güney kafkas halkları)

Cilt üzerinde güneş ışınlarının etkisini herkes bilir. Plajda uzun süre kalındığında kızarıp yanacağımızı biliriz. Ekvatora yakın tropikal iklim kuşağında yaşayan insanlarda güneşin yakıcı etkisinden ve mor ötesi ışınlarından korunma melanin pigmenti artışıyla sağlanmıştır. Terlemenın ısı düzenleyici etkisi nedeniyle afrika yerlileri (zenci ) kılsızdır. Başı korumak için, kıllar, içerdeki havayı tutacak şekilde ince ve kıvrıktır Burun delikleri aşağı bakar ve yayvandır. Bu biçim , aynı şekilde aşırı sıcağın zararını asgaride tutmak için yapılmış bir adaptasyondur. Ayrıca vücut yüzeyi en aza inmiş, ince atletik yapı oluşmuştur Daha lıman iklime doğru cilt renginde açılma, burun şeklinde düzleşme ve küçülme gözlenir atletik yapı aynı kalırken .(Örnek Hintliler.).

Soğuk ıklim, cilt altı yağdokusunun artmasına gövdenin genişlemesine kol ve bacakların kısalmasına, daha iri bir vücut yapısına doğru değişim gösterir.Bu tarz vücut yapısı soğuk, ancak deniz seviyesinde, rakımın olmadığı yerlerde yaşamış insan guruplarına özel dir. Eğer iklim soğuk ancak rakım yüksekse, değişim farklı olacaktır. Yukarı çıkıldıkca vücut uzunluğu artacak, ten rengi ve göz rengi açılacaktır.

Göz rengini sağlayan irisdeki pigment oranıdır. Işığın az olduğu kuzey yarı kürede yaşayan populasyonların, göz rengi açıktır yani iriste yeterli pigment yoktur. Işıktan tasarruf etme amaçlı bir uyarlanmadır. Pigment azlığı ışığın yansımasını engellemektedir. Ten renklerinin beyaza yakın oluşunun nedeni de aynıdır, ışık azlığı.

Adaptasyonun genetik değişimle kalıcı hale gelmesi dış dinamiklere karşı bir seçilimin işlediğinin göstergesidir. Var kalımın tehdit altında olması halinde, türün üzerinde işlemesi kaçınılmazdır. Evrim tarihi bunun örnekleriyle dopdolu dur

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1096
Kayıt tarihi
: 24.03.10
 
 

Gaziantep 1948 doğumluyum. Çocuk Doktoruyum Evrimsel Biyoloji ile ilgileniyorum. Populer bilim ve tı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster