Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '13

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
304
 

İklimde çarpıcı ekstrem durumlar yaşanmaya başladı...

İklimde çarpıcı ekstrem durumlar yaşanmaya başladı...
 

Bugün dünyada en önemli kavramlardan biri sürdürebilirlik. Sürdürebilirliği garanti altına almak için bilim adamları ve kurumlar sürekli akılcı arayışlara yöneliyorlar. Örneğin iklim değişikliği, enerji ve yakıt, malzeme kaynağı/hammadde, temiz su, hızlı nüfus artışı, zenginlik ve refahın adil dağılımı, şehirleşme/kentleşme, gıda güvenliği, ekosistemin korunması, ormansızlaşma/çölleşme gibi ana konular üzerinde duruluyor.

 
Geçenlerde yine iklimle ilgili ilginç bir haber vardı gazetelerde. Avustralya'da sıcaklıklar 54 derecelere kadar çıkmış ve bu sıcaklıkları gösterir renkler sıcaklık haritalarındaki skalalarda bulunmuyormuş. Skalalara yeni renk kodları eklenecekmiş. Avustralya'da bu sene görülen ekstrem sıcaklıklar yadırganmış. Bu haberi okuyunca aklıma hemen Türkiye geldi. Çok değil bundan 6-7 ay önce yazın  Türkiye'de de benzer sıcaklıkları görmüştük. Örneğin Ankara'da öğlen vakitleri  50-54 dereceler görüldü. İnsanlar nefes almakta zorlanıyor, yüzler kıpkırmızı  oluyordu. Yine bu sene soğuklar da çok şiddetli oluyor. Bu hafta Kars'da örneğin -33 derece görülmüş. Tıpkı ünlü Sibirya soğukları gibi.
 
Yine ABD ve Rusya'da da geçen sene ekstrem durumlar yaşandı.
 
Örneğin Sandy Kasırgası New York'u yerle bir etmişti. Washington da bir uçak iniş sırasında sıcaktan asfalta gömülmüştü. Rusya'da kuraklıklar buğday ve gıda fiyatlarını çok artırmıştı. Yine Rusya'nın güneyinde yaz aylarında şiddetli yağış nedeniyle selden 90'dan fazla insan yaşamını yitirmişti.
 
Şimdi kış pek fazla hatırlamıyoruz ama çok yakın zamanda bunların hepsi yaşandı.
 
Ekolojistler küresel ısınmada "geri dönüşsüz yola" çoktan girildiğini artık çok geç olduğunu söylüyorlar. Kyoto da yanlış anımsamıyorsam uzatıldı.
 
Artık eskisi gibi çok kar da yağmıyor ama şehirleşme artık çok yoğun olduğu için kar yağışları ve seller ülkemizi de derinden etkilemeye başladı. Eskiden kar yağınca kar 1 hafta 10 gün sürer ve kalkmazdı ama bu kadar panik de olmazdı, şimdi kar yağınca buzlanma herkesin korkulu rüyası.
 
İklimde görülen bu ekstrem durumların çok daha sık yaşanacağı belirtiliyor. Kutuplardaki buzulların erimesi sonucunda okyanus akıntıları etkileniyor, bu akıntılarda ekosistemde hava akımlarının etkilenmesine neden oluyor. Artık dünya global bir köy haline geldi ve anlayışlar, konulara bakışlar  da değişiyor. Suların kirlenmesi denizleri kirletiyor, denizlerin kirlenmesi kutuplardaki canlılara kadar ulaşabiliyor. Bilim adamları kutuplarda yaşayan canlıların kan örneklerinde sanayide  kullanılan kimyasallara rastlayabiliyorlar. Oysaki o bölgelerde bu kimyasallar yok ama su ve hava ile bu kimyasallar canlılara taşınıyor ve onları da etkiliyor. Zaten çevre konusu öyle bir konu ki ülke sınırları kavramı çevre için geçerli değil. Bir ülkede yaşanan çevresel felaket anında başka bir ülkeye geçebiliyor. İşte en yakın örnekleri Çernobil ve Fukişima.
 
Sürdürebilirlik kavramına devletlerin, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve özellikle ticari şirketlerin çok büyük önem vermesi gerekiyor. Aksi halde olumsuz durumlar en sevdiğimiz insanların hayatına kadar ulaşabilir ve bizi büyük üzüntülere sevk edebilir.
 
  
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2331
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster