Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
318
 

İktidarın aklı giderken gelir, yersen !...

İktidarın aklı giderken gelir, yersen !...
 

Zafer Üskül ve Ertuğrul Günay'ın yer aldığı yirmi kişilik komisyon AKP'ye hazırladıkları 9 maddelik bir beyanname ile çıkış arıyor!...

Asıl hedef 367'nin rövanşını almak olarak bilinse de, süslü sözcüklerle üstü örtülmeye çalışılıyor. Anayasa mahkemesi üyelerinin seçimini meclisin ( siyasetin egemenliğine) ele almasını sağlamak için yapılan çalışma yakında açıklanacak. Şimdi kısaca bu beyannamede yer alan başlıklar üzerinde duralım:

* Hiç bir siyasal çoğunluk, temel insan hak ve özgürlüklerini kısıtlama yetkisine sahip değildir. Bireylerin yaşam tarzları ve inançları, siyaset üstü değerler olarak, hukuk devletinin güvencesi altında, laiklik ilkesine tam bağlılıkla ve hukukun üstünlüğü anlayışı içinde korunur.

Anlamı: Bizim adayımız Abdullah Gül'ü kısıtladınız, seçtirmediniz. Eşinin başörtüsü ve yaşam biçimini gerekçe gösterdiniz. Oysa bu değerler siyaset üstüdür. Esas laik biziz...

* Türkiyeyi 21. yüzyıla taşıyacak bir anayasaya şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye'nin kurucu değerlerini özümsemiş, çağdaş değerlerle barışık ve özgürlükçü modern bir anayasa, devletin kurumlarıyla milletin umut ve taleplerini hiç bir tereddüte mahal bırakmadan buluşturmalıdır. AKP, dinamik ve güçlü bir Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayan bir anayasanın hazırlanması için gerekli adımları atacaktır.

Anlamı: Milletin çoğunlukla iktidara getirdiği partimize ve taleplerimize sırt çevirdiniz. O zaman biz yeni bir anayasa yaparız...

* Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti nitelikleri, siyaset anlayışımızın vazgeçilmez unsurlarıdır. Dün olduğu gibi bugün bu değerler Türkiye toplumunun tamamını kucaklar. Akp çoğunlukçu değil, çoğulcu bir demokrasiden yanadır.

Anlamı: Kısaca demokrasi araçtır. Sözkonusu değerler Türk toplumunu kucaklar ancak; biz bizimkileri kucaklarız. Tayin, atama, yükselmelerde kriterlerimiz bellidir. (Bakınız 4, 5 yıllık icraatlarımız...)

* Koalisyon dönemlerinde yaşanan ekonomik kırizler, siyasi çekişmeler, sosyal gerginlikler ve bunların yol açtığı güvensizlik ve istikrarsızlık ortamı, artık Türkiye'nin kaldırabileceği bir yük değildir.

Anlamı: Koalisyon dönemlerindeki basiretsiz siyasilere duacıyız. Basınımıza, sivil toplum kuruyuşlarına, dönek solculara, sözde Atatürkçülere, soros beslemelerine duacıyız ancak; cumhurbaşkanlığı seçimi sürecindeki basiretsizliğimizi hoş görün ve desteklemeye devam edin...

* Ülkemiz hukuk devletinden çok kanun devleti görünümünü veren mevzuatın ve uygulamaların sona erdirilmesi yönündeki çalışmalarımız tamamlanarak, gerçek anlamda hukuk devleti tesis edilecektir. Partimiz hukukun üstünlüğüne dayalı yönetim anlayışının teminatıdır.

Anlamı: Bu güne kadar işi bir seçim daha götürürüz diye düşünürken hukuk devletinin duvarlarına tosladık. Parti yandaşlarına yer açmak için tayin ettiğimiz, sürdüğümüz "Devlet memurları" hukuksal olarak açtıkları davaları kazandılar ve biz inatla yine sürmeye devam ettik. Partimiz dediğini dediği yerden geçirecek yasaları şiddetle hayata geçirecektir...

* Yaşama ve mülkiyet hakkını, düşünce , ifade, inanç, teşebbüs ve örgütlenme özgürlüğünü sınırlayan hükümler, evrensel hukuk ve özgürlük anlayışı dikkate alınarak yeniden düzenlenecektir.

Anlamı: Benden olmayana yaşam hakkı tanımam. Bakın EĞİTİM SEN'i aidatları devlet kesesinden ödeyerek nasıl yetkiyi elinden aldırdım. Kusura bakmayın 4, 5 yıl aklıma gelmedi, gelseydi yapardım...

* Anayasa mahkemesi üyelerinin seçimi yeniden düzenlenecektir. Hakim ve savcıların terfi sistemi, hakimlik teminatını zedelemeyecek şekilde değiştirilecek, sicillerinin objektif kriterlere göre düzenlenmesi sağlanacaktır.

Anlamı: Siyaset Anayasa Mahkemesine gölge edecektir. 367 kararını nasıl verirler hesaplaşacağız. Aslında bu Anayasa Mahkemesi 4, 5 yıllık iktidarımız süresince bazı yasalar hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermiş, bazımları hakkında da iptal kararı vermişti. Geç uyandık. Üyelerin tamamını bile TBMM seçse daha iyi olur.

* AKP yüksek öğretim sisteminin esnek, açık ve güçlü olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine inanmaktadır.

Anlamı: Aslında yukarıda söz ettiğimiz değişiklikler Anayasa Mahkemesi ve Yök ile ilgili yapmayı düşündüğümüz değişikliklerin perdelenmesine yarayacak düzenlemelerdir. Önümüzde seçim var. Ben iktidarı teslim etmek istemiyorum. Yanıma aldığım dönek solcular ve yarı aydın kesimi ile gözünüzü bir daha boyamayı istiyorum. Size şimdi arkamda ABD, AB , Talabani, Barzani, Condolize Rice, Bush, Güney Kıbrıs rumları, Ermeni patriği var desem oy vermezsiniz. Sıfır terör ile aldığım ülkeyi her gün şehit cenazelerinin görüldüğü bir ülkeye dönüştürdüm. Beni mazur görün. İstikrar iyidir. İstikrara oy verin... Daha satacak o kadar kuruluş var ki Anayasa Mahkemesi ve Yök yüzünden bir çok projeyi gerçekleştiremedim.

Zaman az kaldığı için lise müdürünü bile bir saatliğine daire başkanı yaptım ama Abdullah'ı cumhurbaşkanı seçtiremedim..Oy verin ha! ( Pardon, afedersiniz sayın seçmenlerim) İstikrar iyidir!...

*Kaynak Cumhuriyet gazetesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster